Korkusuz
Memduh Bayraktaroğlu

Gereken yardımın gelmesi için

Son 14 yıldır...

Türkiye’nin en güzel yerleşim yerlerinden birinde...

Neredeyse tamamına yakınının:

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere diğer büyük şehirlerden gelip yerleştiği:

“Emekliler beldesi” Akyaka’da yaşıyoruz...

★

Burada bile insanların:

Yüzleri gülmüyor...

İnsanlar gergin...

Bir kibrit atsanız:

Alev alacak:

Ocak gibi...

★

Dün sabah...

Uzunluğu 200 metreyi geçmeyen çarşı boyunca:

Yürüdüm...

★

Yurttaşlar arasında...

Selamlaştığım birkaç kişi hariç:

Yüzü gülen yoktu...

★

“İnsanı güldüren de ağlatan da söyleten de akıldır (Zihin)” demişti lise müdürümüz (Aynı zamanda (sosyoloji/psikoloji öğretmenimizdi) Selâhattin Ünsal...

★

Yüzleri gülmeyen, gergin insanları çaktırmadan gözlemlerken...

Önce öğretmenimizin söylediği o söz geldi aklıma...

Sonra da:

M.S. 121 – 180 yılları arasında yaşayan imparator filozof Marcus Aurelius’u...

Ve:

“Ruh ölümsüzdür, beden ise ancak akıl ile değerlidir. Kişi aklı ile bedenini yönetemez noktaya gelmişse, bedenini ruhuna yük yapmasının hiçbir anlamı yoktur” deyişini hatırladım...



★

Kendi kendime:

Ve acıyla:

Gülümsedim...

★

Filozof imparator diyordu ki:

“Tabiata uygun...

Ve fakat:

Ölüm gerçeğinden korkmadan...

Tasalanmadan

Olgunlaşmış bir yemiş gibi yaşa...

Unutma ki...

Mutluluğun en büyük engeli:

Ölüm korkusudur...”.



★

Bu kadar çok mutsuz insanın hepsinin...

“Ölümden korktukları için mutsuz” olup olamayacaklarını düşündüm...

Bana çok mümkünmüş gibi gelmedi...

★

Ama be canlarım...

(Geneli) Her sabah:

“Battık, bittik, biz adam olmayız, huzur yüzü görmeden öleceğiz” diye ağlaşarak uyanan...

★

Her gece ağlaşarak başını yastığa koyan bir toplum:

Huzur yüzü görmez...

Fakat...

★

“Mücadelemi yapabilmek için güçlü olmalıyım...

Güçlü olmak için sağlıklı olmalıyım...

Sağlıklı olmak için:

Kuruntu, endişe, kuşku ve kaygı yaşamamalıyım...

Yani:

Umutlu olmalıyım” diye başlanırsa güne...

★

Gece yatarken de:

“Allah’ım yarın çok işim var... Sağlıklı ve güçlü olarak uyanmama yardım et” diye konursa başlar yastığa...

O sesin mutlaka duyulacağına...

Ve...

Gereken yardımın geleceğine:

İnanıyorum...

Yine onlar kazandı


Gözleri göremeyen vatandaşlarım beni affetsinler lütfen...

Onlardan bir deyimi hatırlatarak başlayacağım yazıma...

“Körün istediği bir göz Allah vermiş iki göz...”.



★

2015 Haziran-2015 Kasım arasındaki seçim yenileme sürecinde...

Terörde kaybettiğimiz yurttaşlarımız...

AKP’yi yeniden tek başına iktidar yapmıştı...

★

Tabii ki:

“Terörü AKP yarattı” demiyorum...

Ama...

Teröristlerin katlettiği o şehitlerimiz:

AKP’nin bile beklemediği kadar büyük bir seçim başarısı getirmişti...

★

İsveç’te önce:

Erdoğan’ın maketini...

Sonra da...

Rusya yanlısı bir Danimarkalının:

Kuran’ı Kerim’i yakması...

Erdoğan’ın ve cumhur ittifakının yelkenlerini:

Doldurmuş olabilir...

★

Bu iki menfur olayı AKP planlamış olmasa da:

Yapılacak kamuoyu araştırmalarında(!).

Erdoğan...

Ve...

Cumhur İttifakı’nın kârlı çıktığını duyarsam:

Şaşırmam...

Bazen oluyor


[caption id="attachment_398351" align="alignnone" width="600"] Agatha Cristie[/caption]

Agatha Cristie’nin roman kahramanı Hercule Poirot’ya söylettiği...

Ama...

Türkiye kamuoyunun ilk kez...

Prof. Mahir Kaynak’tan duyduğu ünlü teori:

“Cinayeti işleyen/işleten, cinayetten çıkarı olandır...”.

★

Bazen ise:

Hiç alâkası bile olmayanlar...

Başkasının işlediği...

Ya da işlettiği cinayetten:

Kazanabiliyor...

Sanıyor...


Devlet Bahçeli:

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar aday olamayacağını iddia edenler hukuk cahilidir”.

[caption id="attachment_398352" align="alignnone" width="600"] Devlet Bahçeli[/caption]

★

Saygıdeğer hukukçular...

Lütfen gülmeyin:

Kimseye de söylemeyin...

O kendini halen:

“İktidar ortağı” sanıyor...

Kıskandı mı


Erdoğan için yaptığı dalkavukluklarıyla tanınan AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir:

“Tayyip ağabey Türkiye’nin başında, dünyanın lideri. Biz Tayyip ağabeye ihaneti bırak ayakkabısını yalamamız lazım...” diyen AKP Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız’ı:

“Haddini aşan bir konuşma” diyerek:

Eleştirdi...

[caption id="attachment_398353" align="alignnone" width="600"] İbrahim Aydemir[/caption]

★

Yağcılıkta...

Kendisinden daha mahir...

Daha “sınır tanımaz” birisi çıktığı için:

Kıskanmış olabilir mi?..

Kime benzer


Çin’de bir adam tarlasını sürüyordu...

O sırada bir tavşan hızla yanından geçti...

Ve...

Tarlanın ortasındaki ağaca çarptı, öldü...



★

Çiftçi...

Pulluğunu bir kenara bıraktı...

Başka bir tavşanın gelip ağaca çarpmasını bekledi...

Günlerce aynı ağaca baktı...

Ama...

Bir başka tavşan asla gelip o ağaca çarpmadı...

★

Çiftçi...

Diğer köylülerin de:

Alay konusu oldu...

★

M.Ö. üçüncü yüzyılda yaşayan Çinli filozof Han-Fei-tzu bu kıssayı anlattıktan sonra şöyle dedi:

“Halkını eski krallıkların politikalarıyla yönetmek isteyen bir hükümdar, tavşanın çarpıp öldüğü ağaca bakan çiftçiye benzer...”.

Dünün tweeti


Bahadır Kaleağası

@Kaleagasi

Addis Ababa, 2015

Afrika Birliği toplantısı

Başkan Obama bazıları otoriter liderlerin gözlerinin içine bakarak konuşuyor:

“2. dönemim bitiyor, 8 yıl yeterli, aday olsam yine kazanırım ama Anayasa var, ülkeme başka türlü hizmet mümkün, uzayan iktidar demokrasiyi istismar eder...”.

Günün doğrusu


Sanırım Van Gogh söylemişti:

“Dünya kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden acı çekiyor...”.

★

Yaşadığımız bu süreçte...

Ve...

İlle de bizim için:

Ne kadar doğru...