Sürpriz bir kararla Cumhurbaşkanı tarafından Adalet Bakanı yapılan Akın Gürlek ve yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Meclis’te yemin ederken büyük olaylar çıktı.

Melih Gökçek’in oğlu Osman GökçekCHP’li Mahmut Tanal’ın burnunu kanattı.

Çantalar, ayakkabılar, anayasa kitapçıkları havada uçuştu!

Sonra CHP’liler kürsüden uzaklaştırıldı ve iki bakan AKP’li milletvekillerinin kalkan olması sayesinde hızlı bir şekilde yeminlerini edip genel kurul salonundan çıktı.

Yine AKP’nin kılıç-kalkan ekibinin koruması altında makam arabalarına binip gittiler.

★★★

Bu görüntüleri televizyondan onlarca kez izledim...

Özgür Özel’in her konuşmasında “AKP’nin yargı kolları başkanı” dediği Akın Gürlek makam arabasının yanına geldiğinde, aracın kapısının önünde durdu. AKP’li vekillerle fotoğraf çektirdi ve tebrikleri kabul etti.

Tam bu sırada AKP Manisa Milletvekili Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu’nun sesi duyuldu:

“Gazan mübarek olsun!”

İşte; o sözü ilk duyduğum anda elektrik çarpmış gibi dondum kaldım...

Neden mi? Çünkü...

★★★

Dilimizde “gaza” sıradan bir söz değil...

Türk Dil Kurumu’nun sözlüklerine göre, “İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş” anlamına geliyor...

Yani her savaşa değil, sadece din için yapılan savaşa “gaza” deniliyor.

Peki... Düne kadar laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük kentinde başsavcılık yapan...

Şimdi de Adalet Bakanlığı’na atanan bir kişinin yapacağı görev, o sözü söyleyen AKP’li vekil tarafından neden “din savaşı” olarak görülüyor?

Bu ifadeyle, bu şahsın bakan yapılmasına itirazı olan CHP’liler ve diğer partililer “kafir” yerine konmuyor mu?

Kaldı ki; laik bir devletin bakanları; dil, din, ırk, cinsiyet ve sınıf farkı gözetmeksizin herkese karşı “adil” olmak zorunda değil mi?

★★★

Eğer o AKP’li vekil, “Yolsuzluklarla, haksızlıklarla, suç örgütleriyle savaşınızda başarılar diliyorum” deseydi anlardım...

Ama her işin içine ille de dini karıştıracaklar ya; kolay yoldan yapıştırıveriyorlar, “Gazan mübarek olsun”u...

★★★

Çarpılacaksınız ulan, çarpılacaksınız!

Oturduğu alçak koltuğu bile yükseltmeye gücü yetmeyen bir adamdan Allah’ın kılıcı Halid bin Velid yaratmaya çalışırken, Allah’ın “gaza”bına uğrayacaksınız!

Beni de götürsenize...

İmralı’daki katille görüşmeye siyasetçiler gitti ya; sıra şimdi gazetecilere gelmiş!

Çoğu “yetmez ama evet”çi olan Ruşen Çakır, Hasan Cemal, Ezidi gazeteci Eyüp Burç, Cengiz Çandar ve Arzu Yılmaz’ın isimleri geçiyormuş...

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan“Sayın Öcalan ile görüşecek gazetecilerin isimlerinin belirlendiğine dair haberler gerçeği yansıtmamaktadır” diyerek bu isimleri yalanlamış...

★★★

O katille görüşmeye ben de talibim.

Katil diyorum; çünkü suçu mahkeme kararıyla kesinleşmiş katile, “katil” denir; “kurucu önder” değil!

Yüreğiniz yetiyorsa götürün beni...

Haber bekliyorum Ayşegül Hanım!

Boşuna umutlanmayın!

Emekli maaşlarının yükseltilmesi için Meclis’te eylem yapan CHP amacına ulaşamamış ve en düşük emekli maaşı AKP/MHP ittifakının oylarıyla 20 bin lira olarak yasalaşmıştı.

CHP, bu yasal düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne götürdü.

Yüce Mahkeme’den dün yapılan açıklamada düzenlemenin, yetersiz ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle esastan görüşülerek karara bağlanacağı duyuruldu...

Bence boş yere umutlanmayın!

İktidar, Anayasa Mahkemesi’nin sadece kendisi lehine verdiği kararlarını tanıyor; gerisini yok sayıyor.

O yüzden Yüce Mahkeme, “Bu yasa adil değil, yeniden yapın” dese bile, iktidarın umurunda olmaz...

İnanmıyorsanız, bekleyip görün!

GÜNÜN SORUSU

Daha yılın ikinci ayının ortasına bile gelmedik ama... Merkez Bankası Başkanı, yıllık enflasyon hedefini şimdiden iki puan birden yükselttiklerini açıkladı. Sorum kendisine:

Bu iki puanlık yanılgınızın emeklilere ve asgari ücretlilere faturasını hesapladınız mı?

‘Babacığım’ iş başında!

BirGün Gazetesi’nin yazarı Yaşar AydınBilal Erdoğan’ın bu yılın Kasım ayında AKP Genel Başkanı olacağını yazmış...

Parti içinde konuşulan buymuş!

Olur mu?

Olur babacığım...

Tamam mı?

Tamam babacığım...

Yapar mısın?

Yaparım babacığım...

Yönetir misin?

Yönetirim babacığım...

Sonra da cumhurbaşkanı olur musun?

Olurum babacığım...

★★★

Of ki of!