Hüsnü Mahalli
19 Aralık 2021

Fecaat


Dün İstanbul’da Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi vardı.

Zirve’ye 45 Afrika ülkesinden 13’ü Cumhurbaşkanı, 2’si Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 3’ü Başbakan ve geri kalanları farklı düzeylerde temsilciler katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Zirve’ye katılanları kapıda karşılarken sağında ve solunda sarayın geleneksel görüntüsü olan kılıç kalkanlı Türk-Osmanlı savaşçılar duruyordu.

Misafirler Erdoğan’ın “Bu adamlarla ne mesaj verdiğini” çok merak etmiştir.

Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kıtayla 5.4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz 2020 yılında 25.3 milyar doları aştı. Bu sene şimdiden 30 milyar doları yakaladı. Kıta çapındaki yatırımlarımız 6 milyar doları geçti. İkili ticaretin müşterek çabalarla 50 milyar dolara, sonra 75 milyar dolara taşıyacağız” dedi.

Erdoğan’ı dinleyen misafirler o anda kesin TL’nin dolar karşısındaki durumunu merak ediyorlardı.

Ülkelerinden yola çıktıklarında dolar 15 Lira civarındaydı önceki gece İstanbul’a vardıklarında 17’yi geçmişti dün sabah Erdoğan’ı dinlerken 16.60’a gerilemişti.

Büyük olasılıkla ülkelerine döndüklerinde Pazartesi ilk iş olarak Ankara’daki elçilerini arayarak TL’nin durumunu soracaklardır.

Sonuçta ithalat, ihracat, ticaret, yatırım ve Ankara’dan gelen yardımlar hep dolarla yapılıyor.

500 yıldır Kara Kıta’nın yeraltı ve yerüstü zenginliklerini talan eden emperyalist ve sömürgeci ülke ve güçlerin hepsi dolar zengini olurken Türkiye’nin Lirası ayakta durabilmek için dolara karşı büyük mücadele veriyor.

Böyle bir Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ideolojik hesaplarla kargaşa, darbe, iç savaş, yoksulluk ve hastalıklarla cebelleşen Afrika’nın zavallı insanlarına yardım edeceğini söylüyor.

Bir çok Afrika ülkesinden binlerce öğrenci Türkiye üniversitelerinde burslu okutuluyor.

Önceki gün bu öğrencilerle bir araya gelen Erdoğan müsamere havasında onlardan Türkçe şiirler ve methiyeler dinledi.

Feto’cular ise bu ülkelere giderek oralarda okullar açmış ve çocuklarına Türkçe öğretiyor sonra da o çocukları İstanbul’a getirerek Türkçe Olimpiyatlar düzenliyorlardı. Erdoğan dahil herkes o Olimpiyatlara katılıyor ve Gülen’e “Bu hasret bitsin dön artık” diye yalvarıyordu.

O zamanlar TL çok güçlüydü!

O zamanlar Ankara’nın komşuları başta olmak üzere herkesle arası çok iyi, kimseyle kavga etmiyor ve henüz BOP’ki görevine başlamamıştı.

Ne olduysa ondan sonra oldu.

Hani şu “Arap Baharı” dedikleri kanlı hikaye.

AKP yönetiminde Ankara’nın maceradan maceraya koşmaya heveslendiği yıllar.

Sonuç:

Bir dolar 17 TL.

Bir Avro 19 TL.

Bir Sterlin 21 TL.

Kesin dış güçlerin işidir!

NATO ve AB’deki müttefiklerimiz.

Afrika’yı talan ettiler şimdi de kafayı Türkiye’ye takmışlar!

Dostumuz Katar’ı unutmadan.

Sırada “15 Temmuz finansörü şerefsiz” Bin Zayid’i unutmayalım!

Adam AKP’nin satmaya hazırlandığı her şeyi kelepir fiyatına almaya hazırlanıyor.

Satılacak hiçbir şey kalmayıncaya kadar.

Tıpkı emperyalist ve sömürgeci ülkelerin paralı akbabaları gibi.

Onlar da bu süreçte iflas edecek Türk şirketlerinin peşinde.

Çoğunun dayanacak gücü kalmadı.

Herkes perişan ve böyle giderse çok daha perişan olacak.

Gidişat o yönde.

Ne olduğunu, iktidarın ne yapmak istediğini ve bu sürecin ne zamana kadar böyle devam edeceğini bilen yok.

Var olan durumu ve olası endişeleri tanımlamak için “fecaat” sözcüğü yetersiz kalır.

Vardır bir bildikleri “Büyüklerimizin”!

Baksanıza memleketin darmadağın olduğu bir günde zavallı ve bizden daha perişan Afrikalı liderleri İstanbul’da misafir ediyoruz.

Hilafet ve Saltanat’ın şatafatına uygun olarak!

Yazarlar

Fecaat
Hüsnü Mahalli