Enerji dünyasında uzun süredir “asla olmaz” denilen bir eşik 2025 yılı itibarıyla aşıldı. Küresel ölçekte yenilenebilir enerji kaynakları, elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bıraktı. Özellikle güneş enerjisindeki hızlı yükseliş, fosil yakıtların büyümesini durdururken, temiz enerji artan elektrik talebinin büyük bölümünü karşılamayı başardı.

GÜNEŞ ENERJİSİNDE SON 8 YILIN REKORU

Güneş enerjisi üretimi 2025 yılında kelimenin tam anlamıyla “patlama” yaptı. Üretim, bir önceki yıla göre yüzde 30 artarak 2.778 TWh seviyesine ulaştı. Sadece bir yıldaki artış, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ihracatına eşdeğer bir enerjiye karşılık geldi. Bu gelişme, güneş enerjisinin tek başına dev bir doğalgaz hattının sağladığı enerjiyi üretebildiğini ortaya koydu.

HER 3 YILDA YENİ BİR REKOR

Güneş enerjisinin büyüme hızı dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2015 yılında 256 TWh olan üretim, 10 yıl içinde 10 kattan fazla artış gösterdi. Güneş enerjisi, 2025 yılında rüzgar enerjisini de geride bıraktı. Uzmanlar, 2026’da hem güneş hem de rüzgar enerjisinin nükleer enerjiyi aşacağını öngörüyor.

TEMİZ ENERJİ TALEBE YETİŞTİ

Küresel elektrik talebindeki artışın büyük bölümü artık fosil yakıtlar yerine yenilenebilir kaynaklarla karşılanıyor. 2025 yılında elektrik talebindeki artışın yüzde 75’i yalnızca güneş enerjisinden sağlandı. Rüzgar enerjisiyle birlikte bu oran yüzde 99’a ulaştı. Yenilenebilir enerjinin toplam payı yüzde 33,8’e çıkarak tarihte ilk kez üçte biri aştı. Fosil yakıt kullanımı ise yüzde 0,2 oranında geriledi.

ENERJİ ARTIK DEPOLANIYOR

Güneş enerjisinin en önemli sorunlarından biri olan “gece üretim yapamama” problemi, batarya teknolojilerindeki gelişmelerle aşılmaya başlandı. 2024 yılında yüzde 20 düşen batarya maliyetleri, 2025’te yüzde 45 daha geriledi. Bu gelişmeyle birlikte batarya kurulumları yüzde 46 arttı. Dünya genelinde artık gün içinde üretilen güneş enerjisinin yüzde 14’ü depolanarak akşam saatlerinde kullanılabiliyor.