Ahmet Takan
31 Aralık 2021

Ekrem İmamoğlu’ndan sonra sırada kim var!..


Vee,tam da beklediğim, tahmin ettiğim gibi oldu…

Saray iktidarının güvenlikçi kanadı gövdesini ortaya koydu!.. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başlatılan “teftiş” de topa çok sert girdi:

“Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Hiç kimse hukuktan bağımsız değildir. Bir defa bu temel ilke üzerinde herkesin görüş birliği sağlaması şarttır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili iddialar vahimdir. İçişleri Bakanımız kararlı konuşmaktadır. Dağdaki terörün kökünü kazıma iradesinde olanların kamu kurumlarına ve belediyelere sızan terörle bağlantısı olanlara seyirci kalması düşünülemez. Terör örgütleriyle iltisaklı olanların İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ne işi vardır? Bunlara göz yuman, bunların işe alınmasına onay veren suç işlemiş sayılmayacak mıdır? Bu kanunsuzluk, bu hıyanet hiçbir kalıba sığmayacak kadar ciddidir.”

Türkgün gazetesinin haberine göre, Bahçeli, ‘Ekrem İmamoğlu’nun görevinden alınmasını mı istiyorsunuz?’ sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

“Suçluysa elbette görevinden alınmalı, büyükşehir belediye meclisi de yeni başkanı seçmelidir. Bu işin şakası yoktur. İçişleri Bakanlığı’nın özel teftişinden suçu olmayanın rahatsız olmasına gerek de yoktur. Eğer suç varsa cezası da olmalıdır. İstanbul terör örgütlerine teslim edilemeyecektir. İstanbul’a hizmet bahtiyarlıktır. Dua bereketidir. Ama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı siyasi hırslarına yenilmiştir. Farklı zamanlarda gerçekleştirdiği il ve ilçe ziyaretleri gizli bir gündem peşinden koştuğunu göstermektedir.”

Devlet Bahçeli’nin  açıklamalarındaki mesajlar çok net:

Ekrem İmamoğlu’nu derhal görevden alın. Koltuk da saniye boş bırakılmasın. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi içinden biri hemen seçilsin.

Bu arada, Devlet Bahçeli, AKP içinde Süleyman Soylu’yu açıktan eleştiren “Gürcüler Konseyi” ne de esaslı bir cevap vermiş oldu.  Bahçeli, Süleyman Soylu’nun arkasında bir kez daha güçlü bir şekilde durdu…

★★★

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu çıkışının ardından sürecin hızla ilerleyeceğini düşünüyorum. Nitekim, dün sabah düşen bir ‘son dakika’ haberi de göstergeydi:

-İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, PKK/KCK’nın hedefleri faaliyet yürüttüğü
öne sürülen DİAYDER yöneticileri ile üyelerinin de aralarında olduğu 23 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. 10’u tutuklu 23 şüpheli, 18 Şubat’ta hakim karşısına çıkacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, DİAYDER’in referansı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne işe alınan örgüt üyesi ve sempatizan şahısların aldıkları maaşın bir kısmını derneğe verdiklerinin tanık beyanları ve görüşmeler doğrultusunda tespit edildiği aktarılmıştı.

Öyle görünüyor ki; Türkiye’ye geçim derdini bile unutturan bu gündem epey hararetlenecek!.. Saraydaki hazırlıklara göre, operasyonların sadece İBB ile sınırlı kalmayabileceğini İzmir ve Çankaya belediyeleri hakkında da dosyalar hazırlandığını dün yazmıştım. Yine saray kaynaklı yeni bir iddia daha kulağıma geldi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında da “ciddi hazırlıklar” varmış. Yavaş için ta Beypazarı belediye başkanlığına aday olma sürecinden başlayarak “kallavi bir dosya” hazırlanmış… “Çok ses getirir” diyorlar!.. Ancak, mahalli seçimde yapılan aslı astarı olmayan manipülasyonlar sonucunda seçmenin şamarını çok çabuk unutmuş görünüyorlar…

★★★

Saray iktidarından üst üste gelen hamleler, erken seçim beklentisini arttırdı. Daha önceki sohbetlerimizde, AKP eski İstanbul Milletvekili Emin Şirin, erken seçim olmayacağını savunanlar arasındaydı. Merak ettim, Şirin’in  görüşünün değişip değişmediğini sordum. Emin Şirin, şunları söyledi:

“Erken seçim çok konuşuluyor. Ben, seçimin 2023’den evvel yapılamayacağını düşünenlerdendim. Ancak son aylardaki siyasi ve ekonomik gelişmeler 2022’de bir seçim ihtimalini kuvvetlendirdi. Bu tabi ki bir ihtimal.”

Emin Şirin, yeni bir iddia ortaya koydu;  “İktidar genel seçimlerle mahalli seçimleri bir arada yapmak isteyebilir”. Şirin, bu iddiasını şöyle açıklık getiriyor:

“İktidar ocak-şubat ayında yeni seçim kanununu Meclis’e getirecektir. Zira bugünkü seçim kanunu iktidarın lehine değil muhalefetin lehine görünüyor. Seçim kanununda iktidar istedikleri değişiklikleri kısmen olsa yaptıktan sona topyekun bir seçim çağrısında bulunabilir. Seçim kanununda değişikliklerin 1 seneden önce uygulanması için anayasa değişikliği lazım. İktidar, muhalefete ‘madem seçim istiyordunuz, gelin, anayasanın ilgili maddesini değiştirerek yeni seçim kanunu ile hemen seçime gidelim. Bu arada anayasa değişikliğine belediye başkanları seçimlerini de ekleyelim ve Cumhurbaşkanlığı,  TBMM ve belediye seçimlerinin hepsini yenileyelim’ teklifi ile gelir. Muhalefetin böyle bir seçimden kaçma şansı olmayacaktır. Tabi bunların hepsi ihtimal. Ancak hem siyasi hem de ekonomik göstergeler 2022’de bir seçimi gösteriyor.”

★★★

Bugünkü yazı, 2021’de kaleme aldığım son yazı olsun. Cumartesi günü yazı günüm ama –izninizle-  bugün biraz kafa dinleyip, yılın bir muhasebesini yapıp kendi içimde kendime özel bir yazı kaleme almak istiyorum. 2022 herkese, mutluluk, sağlık ve demokrasi getirsin..

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Ekrem İmamoğlu’ndan sonra sırada kim var!..
Ahmet Takan