Yeni yıla nasıl girdiniz?

Sizi bilmem ama ülkemizdeki yüzlerce televizyon kanalı, “utanarak” girdi.

Dünyadaki bütün ülkeler 2026’ya karnavallarla, havai fişeklerle, büyük eğlencelerle girerken, biz neredeyse kutlamaya korktuk...

Elbette evlerde yine özel sofralar kuruldu, masaların etrafında toplanıldı, her yıl olduğu gibi eğlence programı yayınlayan bir kanal arandı ama...

Tam bir hayal kırıklığı!

Bir tek Acun’un kanalı, ünlü isimlere şarkı söyletti o kadar!

Bir de Star TV’de eğlence programı görünümünde bir melodrama tanıklık ettik.

Ayağa bile kalkamayan İbrahim Tatlıses, formlarını tamamen kaybetmiş “eski star”larla bizi eğlendirmeye çalıştı...

Ama ne yalan söyleyeyim; bizim masanın başındakiler o görüntülere üç dakika bile dayanamadı, “Ayyyy, kıyamam... Ne olmuş bunlara böyle” nidaları arasında kanal değiştirmek zorunda kaldık.

★★★

Peki; bundan 40 yıl önce bile yeni yıl için müthiş hazırlıklar yapan...

Ülkenin en beğenilen sanatçılarını tek tek ekrana çıkaran... Saatler 00.00’a yaklaşırken de milyonların merakla beklediği Nesrin Topkapı’nın kıvrak bel hareketleriyle ülkeyi şenlendiren TRT... “O ne yaptı?” derseniz...

Birinci kanalında, saçma sapan bir kelime bulmaca oyunuyla bütün geceyi geçirdi.

Sanki şarkı söylemek, eğlenmek, gülmek, hatta dans etmek harammış, yasakmış gibi, TRT’deki dizilerin oyuncularını izleyip durduk.

Diğer TRT kanallarında ise yılbaşının “y”si bile yoktu.

Oysa bu kurumda kadrolu yüzlerce Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği sanatçısı var...

Her birine o kadar maaş veriyorsun...

Hiçbir şey yapamıyorsan, çıkar bunları ekrana; şarkı, türkü söylesinler...

Yok... İktidar kızar!

Eeee; madem yılbaşında bile ekrana çıkarmayacaksın, o zaman neden besliyorsun onca insanı?

★★★

Gelelim diğer kanallara:

Halk TV her yıl olduğu gibi yine kanalı Serhan Asker’e teslim etti. Orada da eğlenceden daha çok “ortaya karışık bir şeyler” izlemek zorunda kaldık. Ve yine bol bol hamasi nutuk dinledik!

Ya diğerleri?

Hepsi yılbaşından uzaktı... 

Önceki yıllarda yılbaşı yaklaşırken bir ay öncesinden hazırlanmaya başlayan kanal yöneticileri, abuk subuk “sohbet” programları, diziler ya da filmler yayınlayarak evlerine kapandılar.

★★★

Kısacası yılbaşına girerken eğlenceli bir şeyler izlemek isteyenler hayal kırıklığına uğradı.

Çünkü egemen kültür eğlenceyi “ayıp”, kutlamayı “gevur adeti” sayıyor...

İktidarın kontrolündeki medya patronları da korkularından buna uyuyor!

Ve hepsi o kadar cahil ki, Noel’le yılbaşını aynı şey sanıyor.

Yeni yıl kutlamalarının, hatta çam ağacı süslemenin bile öz be öz Türk adeti olduğunu bile bilmiyorlar.

★★★

Kim ne derse desin, karanlık günler yaşıyoruz...

Her gün bir felaket... Her gün ölüm, tufan, afet!

“Gelin fırsat bulmuşken bir gece gülelim, eğlenelim” diyorsunuz...

“Ayıp, günah...”

★★★

Gülmeyi, sevmeyi, eğlenmeyi, zevk almayı suç olarak gören insanların gittikçe çoğaldığı ve yaşam tarzımıza müdahale ettiği bu ülkeyi artık tanıyamıyorum...

Bu yüzden bütün CHP’li belediyelere açık bir çağrıda bulunuyorum:

Biz de tüm dünyada olduğu gibi yeni yılı neşeyle, kucaklaşarak, dans ederek, hoplayarak, zıplayarak karşılamak istiyoruz.

Lütfen her 31 Aralık gecesi “inadına eğlence” programları düzenleyin...

Şu sevgisiz, heyecansız, moron adamlardan bizi kurtarın!

Transfer piyasası!

İktidar destekçisi Türkiye gazetesindeki bir habere göre son seçimlerden sonra diğer partilerden 66 belediye başkanı ve 11  milletvekili transfer eden AKP, yeni transferlere hazırlanıyormuş...

Parti yöneticileri, halen bağımsız olan çok sayıda milletvekiline göz dikmiş...

Bunların önemli bir bölümüyle temasa geçilmiş ve transferlerin gerçekleşmesi artık an meselesiymiş...

Bir kişinin milletvekili seçilebilmesi için ortalama 100 bin vatandaşın oyu gerekiyor.

AKP bugüne kadar 11 milletvekili transferi gerçekleştirmiş...

Bu, 1 milyondan fazla seçmenin oyunun “ele geçirilmesi” anlamına gelir...

★★★

Vatandaştan oy alamayanların; onların oyunu milletvekili transferiyle ele geçirmeye çalışması, demokrasinin ayaklar altına alınmasıdır!

Geçmişte bu transferleri şiddetle eleştiren bir partinin, bugün buna muhtaç hale gelmesi en hafif deyimle ibretliktir!

GÜNÜN SORUSU

Sözcü’den Deniz Ayhan kardeşimizin haberine göre milli kuruluşumuz PTT, son altı ayda 8.6 milyar lira zarar etmiş... Buna karşın yönetim kurulu üyelerinin 2023 yılında kişi başına aldıkları 1.5 milyon lira, 2024’te 5’er milyon liraya çıkmış... Sorum Ulaştırma Bakanı’na:

Benim bildiğim başarısızlık değil, başarı ödüllendirilir... Sahi sizce de bu işte bir yanlışlık yok mu?