Memduh Bayraktaroğlu
10 Aralık 2020

Eğer bu bir kara mizah değilse kara mizah nedir anlatır mısınız?..


20 kişilik alt kültür bir aile…

Yani…

İnsani gelişimini sağlayamamış…

Eğitimsiz…

Ailenin yıllık geliri 140 bin…

Kişi başına düşen gelir ise 7.000 dolar…

Diğer yanda…

4 nüfuslu, üst kültür ve iyi eğitim almış bir aile…

Yıllık geliri toplam 100 bin…

Kişi başına düşen gelir ise 25.000 dolar…

Kişi başına yıllık geliri 3.500 dolar olan 20 nüfuslu aile toplamda 140 bin dolar yıllık gelire sahip olduğu için…

Aileler arası ekonomik büyüklük sıralamasında 19. sırada…

4 kişilik…

Ama…

Yıllık geliri 100 bin, kişi başına yıllık geliri ise 25 bin dolar olan aile ise ekonomik büyüklük olarak 20 kişilik ailenin daha altında olduğu için

Aileler arası ekonomik büyüklükte ilk yirmiye giremiyor…

Ülke bazında örneklersek…

G 20’lerde 83 milyon nüfusu, 640 milyar dolar milli geliriyle 19. sıradaki Türkiye 20 kişilik aileyi…

5.5 milyon nüfusu, 280 milyar dolar yıllık geliriyle ilk 20’ye giremeyen Norveç ise 4 kişilik aileyi temsil ediyor…

Kişi başına yıllık 53 bin dolar olan Norveç’i hiç kimse kıskanmıyor…

Ama…

Kişi başına yıllık milli geliri sadece 7.000 dolar olan Türkiye’yi…

Cümle alem kıskanıyor…

Eğer bu bir kara mizah değilse…

Kara mizah nedir anlatır mısınız?..

KAZI SONUCU 2003 YILI YAPIMI BUZDOLABI BULUNDU

Dün, sosyal medyada harika bir espri vardı…

Gülerken çatlayacaktım…

Espri şöyleydi:

“Son dakika: Nevşehir’de yapılan kazılarda 2003 yılına ait buzdolabı bulundu…”.

18 yıldır ülkeyi yöneten bir siyasi parti AKP…

18 yıl önce kişi başına milli gelir yaklaşık 4.000 dolardı…

Bugün ise taş çatlasa 7.000 dolar…

Çok büyüyen, pik yapan ekonominin durumu bu…

Sözün özü canlarım…

Sanırsınız endüstriyel ve beşerî tarihimiz AKP iktidarıyla başladı…

Amma da komik hani…

ERDOĞAN BAŞBAKAN OLMADAN ÖNCE TÜRKİYE BUGÜNKÜ AFGANİSTAN GİBİYDİ…

Şu AKP kafası çok hoş…

Hani biraz daha ileri gitseler; “Erdoğan başbakan olmadan önce Türkiye’de kadın yoktu” diyecekler…

Ama…

Şimdilik o kadar da ileri gitmiyor Özlem Hanım…

Ama mesela…

“20 yıl önce otomobil yoktu” dedi bir AKP milletvekili…

Genel başkanları:

“Biz iktidar olduğumuzda evlerde buzdolabı yoktu” dedi yine mesela…

Oysa…

Renault, Fiat, Ford lisansıyla üretilen otomobil fabrikaları 1. Demirel, Toyota ise 2. Demirel döneminde üretime geçti…

Hyundai, Özal döneminde üretimine başlanan bir marka…

Ve fakat…

Ülkeyi AKP’nin yönettiği dönemde…

Otomobil sektörüne yeni katılan tek bir marka bile yok…

Televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi ve benzeri beyaz eşya üreten fabrikalar da keza Demirel ve Özal’ın başbakanlık dönemlerinin eserleri…

AKP döneminde bu ürünlerin muadillerini üretmek için tek bir fabrika inşa edilmedi yine mesela…

Ama…

AKP kafası bu ürünleri üreten bütün fabrikaların ve üretimlerinin kendi iktidarları döneminde gerçekleştirildiğini iddia edecek kadar çılgınlaştı…

Ve tabii ki…

Alay konusu oldular…

BİLİN BAKALIM YALAN SÖYLEYEN KİM?..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
diyor ki:

“Devletin Tank Paleti Fabrikasını özelleştirdiler…”.

Kılıçdaroğlu

AKP Sözcüsü Ömer Çelik öfkeleniyor Kılıçdaroğlu’na…

Ve şöyle diyor:

“Fabrikanın (Tank Paleti Fabrikasıyla) sadece işletme hakkı devredilmiştir. CHP’nin bu konudaki iddiası (Fabrikanın özelleştirildiği) bir yalan siyasetidir…”.

İşletme devri sözleşmesinde bakın ne yazıyor:

“…… Özelleştirme uygulamasının, işletme hakkının verilmesi yöntemiyle gerçekleştirilmesi ve işletme hakkı süresinin 25 yıl olarak belirlenmesine…”.

Çelik

Canlarım…

Erdoğan’ın imzasını taşıyan devir sözleşmesine göre Kılıçdaroğlu doğru söylüyor…

Ve fakat ortada bir yalan var…

Bilin bakalım yalan söyleyen kim?..

DEMİRİ NEM, İNSANI GAM ÇÜRÜTÜR…

Bryan Kozlowski, Britanya kültürüyle ilgili araştırmalarıyla tanınıyor…

Son kitabının adı şöyle:

“Çok yaşa Kraliçe! Britanya’yı En Uzun Yöneten Hükümdardan 23 Yaşam Kuralı”.

Kozlowski bu son kitabında, 94 yaşındaki Kraliçe II. Elizabeth’in uzun yaşam sırlarını paylaşıyor
okurlarıyla…

En çok dikkatimi çeken şu cümle oldu:

“… Kraliçe’nin gündüz, öğle ve akşam vakitlerinde kendisini rahatlatacak içkiler içtiği bildiriliyor.”.

Bir doktor dostum söylemişti:

“Alkol öldürmez, stres ve keder öldürür…”.

Benzerini de atalarımız söylemiş:

“Demiri nem, insanı gam çürütür…”.

Yazarlar

Eğer bu bir kara mizah değilse kara mizah nedir anlatır mısınız?..
Memduh Bayraktaroğlu