Vah vah! Bunu da mı görecektik?
Böyle bir rezilliğe de mi tanık olacaktık? Türk siyaset tarihinde ilk defa bu tür bir çirkinlik yaşandı.
Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde yapılan polis baskını ve yaşanan hazin olaylar anlatılır gibi değil...
Türkiye’nin kurucu partisi olan CHP’nin Genel Merkezi’nin, sanki bir düşman kalesiymiş gibi saldırıya uğraması, Çevik Kuvvet polislerinin orantısız şiddetiyle perişan edilmesi olayları izleyenleri ve gazeteci arkadaşlarımızı dehşete düşürdü.
Kaba kuvvet, şiddet, biber gazı, tekme-tokat, her şey vardı saldırıda...
Tüm bunlar ihtirasını dizginleyemeyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, avukatı Celal Çelik vasıtasıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yaptığı başvurudan sonra gerçekleşti.
Avukat Celal Çelik, “Mahkeme kararına rağmen CHP Genel Merkezi binasının boşaltılmadığını belirtip, Özgür Özel ve arkadaşlarının polis zoruyla binadan atılmasını” isteyince olanlar oldu. Kılıçdaroğlu böylece, kendi partililerine biber gazı sıktıran ve onları dövdüren “İlk Genel Başkan” olarak tarihe geçti.
Bu nasıl bir koltuk aşkıdır ki, her şey diyalog ve uzlaşmayla halledilecek yerde, Türkiye’nin birinci partisinin genel merkezi, Kılıçdaroğlu’nun ihtirasına kurban edildi!