Hürriyet’in Yeni Şafak kökenli “yazan”ı Abdülkadir Selvi’nin bir kez olsun AKP ya da MHP eleştirisi yaptığını görmedik.
“Yazan” diyorum; çünkü onu “yazar” olarak değil, “Saray’dan aldığı talimatları yazan” kişi olarak görüyorum.
Yazar bağımsızdır, sadece kendi düşüncelerini yazar...
“Mış”lı, “miş”li yazılar kaleme almaz.
Bu arkadaş ise bugüne kadar ne yüksek enflasyonu eleştirdi, ne de emeklilerin ve asgari ücretlilerin sefalet ücretine mahkum edilmesini...
Yargının AKP’nin emrine girmesini, eğitim sisteminin yerlerde sürünmesini hiçmi hiç umursamadı...
Onun tek derdi var: CHP...
★★★
Dün yine bir CHP yazısı kaleme aldı ve Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’na gerçekleştirdiği son ziyarete dair çarpıcı iddialarda bulundu. Diyor ki:
“Son dönemlerde Silivri ziyaretleri Özgür Özel için kabusa dönmeye başlamış. Ekrem İmamoğlu’nun Özgür Özel’in performansından memnun olmadığı söyleniyor. Son günlerde eleştirilerini artırmış. Son görüşmede İmamoğlu, ‘Ne diyorsam tersini yapıyorsun’ diye çıkışmış.”
★★★
Bir gazeteci eğer “haber” veriyorsa, mış-muş diye yazmaz.
“Ne, ne zaman, nasıl, nerede, neden, kim” sorularının yanıtını verir.
Selvi’nin iddia ettiği konuşmalar ise iki kişi arasında geçiyor.
Haberin kaynağı, İmamoğlu ya da Özgür Özel olamayacağına göre...
Ya Selvi gaipten haberler alıyor...
Ya da...
Bakanlıktan birileri Özel-İmamoğlu görüşmesinin yapıldığı kabine dinleme cihazı yerleştirdi... İkilinin tüm konuşmalarını dinliyorlar ve bunların bir bölümünü de “saray yazanı” olarak gördükleri Selvi’ye dikte ettiriyorlar...
★★★
Bir de... Bu arkadaş kendinden o kadar emin ki, Özel’i tehdit ediyor:
“Beni yalanlamaya tevessül etmesini önermem. Zor durumda kalır.”
★★★
Size söyleyeyim; bu iş büyüyecek ve bakalım altından ne çapanoğulları çıkacak!
Hakime de ceza!
Meclis’teki stajyerlere taciz davasında 16.5 yıla kadar hapisleri istenen dört sanık geçtiğimiz günlerde çıkarıldıkları mahkemece tahliye edilmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz üzerine sanıklardan üçünü yeniden tutuklamış, birini ise arıyormuş...
Tahliye kararını veren hakime soruyorum:
Yanlış karar veren hakimlere maaş kesme cezası uygulansaydı; o zaman da bu dört şüpheliyi bu kadar rahat salıverir miydiniz?
★★★
Yargıçlar, insanların hayatları konusunda belirleyici kararlar veren insanlardır.
Adalet sisteminin ciddi işleyebilmesi için onların daha titiz olması gerekir.
Bu yüzden “her yanlış kararları için yargıçlara maaş kesme cezası” verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ekonomist ve iktisatçı!
Son zamanlarda çağrıldığı her yere gidip konuşan Bilal Erdoğan’a, AKP İstanbul İl Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen bir toplantıda, “Recep Tayyip Erdoğan’ın evladı olmak nasıl bir duygudur” diye sorulmuş... O da uzun uzun anlatmış:
“Çok güzel bir duygu... Sadece oğlu olarak değil, gerçekten Türkiye’yi izleyen birisi olarak da kendimi çok şanslı hissediyorum. Neden? ‘Recep Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar’ diye bir kavram olacak. Tayyip Erdoğan’dan sonra anlatacaklar, herkes böyle ağzını açıp dinleyecek. ‘Vay beee... Siz gördünüz mü, gerçekten onun teşkilatında mıydınız?’ diyecekler. ‘Hiç elini tuttun mu?’ diyecekler. Gerçekten Tayyip Erdoğan tarihimiz açısından öyle biri... Ben inanın bunları söylerken babamı anlattığımı düşünerek söylemiyorum. Gerçekten ben tarihi bir figürü anlatan bir siyaset bilimci, iktisatçı, ekonomist, akademisyen gibi hissediyorum kendimi...”
★★★
Oğul Erdoğan’a katılıyorum.
Eminim ki gelecek kuşaklar yıllar boyunca Recep Tayyip Erdoğan’ın “yaptıklarını ve yapmadıklarını” konuşacaklar. Bundan hiç kuşkum yok!
Ama nasıl konuşacaklar; işte orasını zaman gösterecek...
Benim derdim, oğul Erdoğan’ın, baba Erdoğan hakkındaki duygularını sorgulamak değil... Ama Bilal Erdoğan’a küçücük bir soru sormak istiyorum:
Babanız da ekonomist olduğunu söylüyor; siz de hem ekonomist, hem de iktisatçı...
İkisi farklı meslekler mi?
GÜNÜN SORUSU
İstanbul İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini ilk kez AKP’ye yakın olduğu ifade edilen grup kazandı. Yeni başkan Mustafa Keleş ve kendisine oy verenler, zaferlerini “tekbir getirerek” kutladı. Sorum; seçimlere katılmayarak, her yerde oy kaybeden AKP’ye bu sürpriz zaferi yaşatan sol/sosyal demokrat mühendislere:
Mutlu musunuz?