Ahmet Takan
28 Ocak 2022

Devlet bey, yine kızdı mı?..


Yeri geldiği zaman hep değinirim;

Bir Ankara klasiğidir… Akşam otururuz, kabine değişikliği konuşulur. Sabah kalkarız bürokraside büyük operasyonlar gündemdedir. Sabah akşam konuştuğumuz çook önemli bir mevzumuz daha vardır; “Devlet Bahçeli her an koalisyonu yıkabilir. Erken seçim isteyebilir”…

“Leyleğin ömrü lak lak ile geçermiş” demeyin!.. Bilirsiniz, ben temkinli gazeteciyim. Dün, sabah kahvesi içmek için, Ankara’da, iki önemli bürokrat arkadaşımla buluştum. İstanbul’a yağan kardan başladık, Ekrem İmamoğlu’nun İngiliz büyükelçi ile yediğin yemeğin mönüsünden çıktık. Tam ittifakların geleceğini değerlendiriyorduk ki; dostum, “Devlet beyin tepesi atmak üzeriymiş. Her an Cumhur İttifakı’na veda edebilirmiş” deyiverdi. İlk tepkim, “Bana zarf mı atıyorsunuz” oldu. Epey bir gülüştük… Dostlarımla uzun yıllardan gelen samimiyetim var. Bir de çok iyi bilirim, Ankara bürokrasisinin kulağı deliktir.  Hele o bürokratlar çok stratejik mevkilerde görev yapıyorlarsa!. En taze haberler, siyasilerden önce onların kulaklarına gelir. En isabetli erken seçim tahmini de onlar yaparlar.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kolay kolay Cumhur İttifakı’nı bırakamayacağına dair analizlerimi sıraladıktan sonra üst düzey bürokrat dostlarımdan, “AKP içinde MHP hakkında hazırlanan bazı dosyalar ve Devlet beyin kulağına gidenler…” iddialarını dinledim. İsim isim söylenenler ve bağlantıları hakkındaki iddialar çok ciddiydi. Sohbet bitip, birbirimize veda ederken onlara da söyledim, “Şu an itibarıyla Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakı’nı bozacağına ihtimal vermiyorum”…

Kafamda, yine de soru işaretleri oluştu. Yazımı kaleme almak için bilgisayarın başına oturmadan önce MHP kulislerini çok iyi bilen bir isme duyduklarımı ana hatları ile aktardım. Onun ilk yorumu, “Ekonomik krizin AKP ile beraber altında kalacağının farkında Devlet bey. Tahribattan az zarar görmek isteyebilir” şeklinde oldu. Ancak, o da Bahçeli’nin koalisyonu yıkacağına pek ihtimal vermedi. Millet İttifakı’nda rol dağılımın henüz belli olmadığına dikkat çekerek, CHP’nin rotayı HDP ve DEVA Partisi’ne kırıp kırmayacağını beklemek gerektiğini savundu, “AKP İmralı’yla, CHP Edirne ile flört ediyor” dedi. Yapılan aritmetik oy hesapları üzerinden  “flörtlerin” nasıl sonuçlanacağını beklemek lazımmış. “Devlet bey, son tabloyu görmeden kararını vermez”miş…

★★★

Yoğun kar yağışı, kapanan yollar, felç olan İstanbul, doğal gaz sıkıntısı, sanatçı ve aydınlara yapılan saldırılar üzerinden Türkiye’nin tartışılan gündemini değerlendirmek niyetindeyim.  Kendi düşüncelerimi yazmaktan vaz geçtim. Neden?.. Sebep; değerli, Türk aydını rahmetli Nurullah Aydın’ın 27 Ocak 2014’te Facebook sayfasında yayınladığı makale… Tarihler de denk düştüğü için çok manidar!. Aradan 8 yıl geçtiği için o tarihte Türkiye’ye bu kadar kar yağıyor muydu?. Hatırlayamadım!.. İşte o makale:

-SİYASAL İSLAMCILARIN ÖZELLİKLERİ

İslam dininde; kutsal kitap Kur’an ve elçi peygamber buyrukları dürüst olmayı, namuslu olmayı, hak yememeyi, adaletli olmayı, paylaşmayı, Allah’tan başka hiçbir varlığa iman etmemeyi, itaat etmemeyi emretmesine rağmen, İslamcılar tam tersini yaparlar.

Görüntülerinde Müslümandırlar. Dillerinde dini kavramlar vardır. Ancak her türlü insanlık dışı davranışı, melaneti meşru kabul ederler.

İslamcılar için günah olmayan özellikler şunlardır;

Adaletsiz olmak

Biat etmek

Biat etmeyeni süründürmek

Cariye edinmek

Dedikodu yapmak

Dönek olmak

Fesatlık çıkarmak

Gammazlamak

Gösteriş yapmak

Hak yemek

Haram yemek

Hırsızlık yapmak

Hile yapmak

İhanet etmek

İkiyüzlü olmak

İnsanı katledip ciğerini yemek

Kafa kesmek

Katletmek

Kumpas kurmak

Küçük kız çocuğu ile evlenmek

Lidere tapınmak

Mal biriktirmek

Münafıklık yapmak

Nankörlük

Riya göstermek

Tuzak kurmak

Yalakalık yapmak

Yalan söylemek

Yolsuzluk yapmak

★★★

Bu özellikleriyle İslam adına İslam’ı istismar eden İslamcılar, Müminlerden ayrılırlar.

Müminler; İslamcıların tam tersi özelliklere sahiptir.

O müminler ki; Yaratılanı yaratandan dolayı severler, hoş görürler.

O müminler ki; Her canlıya şefkatle bakarlar, yardımseverdirler.

O müminler ki; Hak yemez, haksızlık yapmaz, kimseyi kırmazlar.

O müminler ki; Ayrımcılık yapmazlar, bölücülük yapmazlar.

O müminler ki; Adaletlidirler.

O müminler ki; Paylaşımcıdırlar.

O müminler ki; Dürüsttürler

O müminler ki; Yalan söylemezler, Hırsızlık yapmazlar

O müminler ki; Zarar vermedikçe kendinden olana da olmayana da sevgi ve saygılıdırlar.

O müminler ki; İnsanın bedenen sonlu, ölümlü olduğu inancına sahiptirler.

O müminler ki; Akıl, bilim ve sanatın, yaşamı anlamanın temeli olduğu düşüncesindedirler.

O müminler ki; Okumanın kendini ve varlıkları öğrenmede temel ilke olduğunu bilirler.

O müminler ki; Çalışmanın temel ibadet olduğu anlayışındadırlar.

O müminler ki; Kendine, ailesine topluma insanlığa ve doğaya karşı sorumluluk içindedirler.

O müminler ki; İnsanlığın, uçan kuşlarıyla, dört ayaklı hayvanlarıyla, bitkileriyle doğanın bütünlüğüne göre dünyayı algılar, evrende yalnız olunmadığı bilinciyle hareket ederler.

İslamcıların İslam’a verdiği zarar, kötülük; hiçbir kimse, hiçbir güç tarafından yapılmamıştır,  yapılmamaktadır.

Akıl, bilim ve sanattan mahrum bırakılan Müslümanların; İslamcı fasıklar, münafıklar güruhuna karşı uyanık olmaları gerekir. İçlerinde var olan iman ile bu tiplerden uzaklaşmaları gerekir. Zira ses çıkarmadıkları tepki göstermedikleri için bunların işlediği günahlar yüzünden saf ve temiz müminler de sorumlu olurlar.

Günün Sözü: İçten inanan ve yaşayan insanın hiç kimseye zararı olmaz.

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

 

Yazarlar

Devlet bey, yine kızdı mı?..
Ahmet Takan