Küresel yatırım bankası JP Morgan, yayımladığı son emtia raporunda altın piyasasına ilişkin dikkat çeken öngörülerde bulunuyor. Kurum, ons altının 2026 yılının son çeyreğinde ortalama 6 bin dolar seviyesine ulaşabileceğini, 2027 yılı sonunda ise 6 bin 300 dolara kadar yükselebileceğini tahmin ediyor.
Merkez bankalarının devam eden altın alımları ile küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin fiyatları desteklemeyi sürdürdüğünün altı çizildi. Analistler, mevcut piyasa fiyatlarının uzun vadeli yükseliş beklentilerini henüz tam olarak yansıtmadığını değerlendirdi.
![]()
MERKEZ BANKALARININ TALEBİ ÖNE ÇIKIYOR
JP Morgan’a göre altın fiyatlarındaki yükseliş beklentisinin en önemli nedenlerinden biri merkez bankalarının artan rezerv alımları oluyor. Son yıllarda birçok ülke, rezervlerini çeşitlendirmek ve ABD dolarına bağımlılığı azaltmak amacıyla altın alımlarını arttırdı.
Resmî verilere göre merkez bankaları 2026 yılının ilk çeyreğinde 16 ton net altın alımı gerçekleştirdi. Ancak JP Morgan, Dünya Altın Konseyi verileri, tezgâh üstü piyasa işlemleri ve İsviçre rafineri akışlarını dikkate alarak gerçek kurumsal talebin yaklaşık 244 tona ulaştığını hesapladı. Bu miktarın bir önceki çeyrekteki 208 ton seviyesinin de üzerinde olduğu belirtildi.
ÇİN’İN REZERV STRATEJİSİ ETKİLİ OLUYOR
Raporda, Çin Merkez Bankası’nın altın rezervlerini artırma stratejisinin piyasadaki en güçlü destek unsurlarından biri olduğu ifade edildi. Analistler, Çin’in öncülük ettiği rezerv alımlarının uzun vadede altın fiyatları üzerinde belirleyici etki yarattığını belirtti.
JP Morgan, yalnızca Çin’in değil, gelişmekte olan ülkelerin de rezervlerinde altının payını artırmayı sürdürdüğünü ve bunun küresel talebi desteklediğini öngörüyor.

GÜVENLİ LİMAN TALEBİ SÜRÜYOR
Küresel ekonomideki belirsizlikler, jeopolitik gerilimler, enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası’nın para politikası altın piyasasını şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor.
Analistler, yatırımcıların kısa vadede temkinli davrandığını ancak güvenli liman talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini ifade etti. Yüksek enflasyon riski, alım gücündeki zayıflama, ABD’deki mali baskılar ve küresel jeopolitik ayrışma da altın fiyatlarını destekleyen faktörler arasında gösteriliyor.
TEKNİK GÖRÜNÜMDE SIKIŞMA DİKKAT ÇEKİYOR
Yılın ilk aylarında güçlü bir yükseliş kaydeden spot altın, mart ayından itibaren daha dar bir bantta hareket ediyor. Son dönemde 4 bin 170 dolar seviyelerine kadar gerileyen ons altın, yıl içindeki en düşük bölgeleri test ediyor.
Buna karşın JP Morgan, bu geri çekilmenin uzun vadeli yükseliş trendini bozmadığını savunuyor. Kurumun Kıymetli Metaller Başkanı Greg Shearer, yatırımcı ilgisinin şu aşamada sınırlı kaldığını ve piyasanın teknik açıdan sıkışık bir seyir izlediğini belirtti.
Analistler, ons altının 4 bin 340 dolar seviyesindeki 200 günlük hareketli ortalamanın üzerinde kalmasının olumlu bir görünüm sunduğunu, ancak 4 bin 730 dolar seviyesindeki 50 günlük hareketli ortalamanın altında kalmasının momentumun henüz güçlenmediğine işaret ettiğini değerlendirdi.

FED KARARLARI YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR
Altın piyasasında en kritik başlıklardan biri ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası olmaya devam ediyor. Enerji fiyatlarından kaynaklanabilecek yeni enflasyon baskılarının faiz artırımı ihtimalini yeniden gündeme getirebileceği değerlendiriliyor.
Faiz getirisi olmayan altın için bu durum kısa vadede baskı unsuru oluştursa da JP Morgan, kurumsal yatırımcıların ağırlıklı olarak faiz görünümüne odaklandığının altını çizdi.
ONS ALTINDA YENİ REKOR BEKLENTİSİ
JP Morgan, merkez bankalarının alımlarını sürdürmesi, jeopolitik risklerin devam etmesi ve yatırımcı talebinin yeniden güçlenmesi halinde altın fiyatlarında yeni rekorların görülebileceğini öngörüyor.
Kurum, önümüzdeki dönemde altının yönünü jeopolitik gelişmeler ve Fed’in para politikası kararlarının belirleyeceğini ifade etti. Bu koşulların sürmesi halinde ons altının 2026’nın son çeyreğinde 6 bin dolar, 2027 sonunda ise 6 bin 300 dolar seviyesine ulaşabileceği tahmin ediliyor.