Araştırmacılar, Rönesans’ın simge ismi Leonardo da Vinci’ye ait olabileceği düşünülen bir genetik izlere ulaşıldığını açıkladı.
DNA İZLERİ ÇİZİM ÜZERİNDE ARANDI
Çalışma, Leonardo da Vinci’nin elinden çıktığı kabul edilen ve kırmızı tebeşirle çizilmiş “Holy Child” adlı eskiz üzerinde duruldu. Uzmanlar, Mona Lisa gibi tabloların yüzyıllar boyunca birçok kez restore edilmesi nedeniyle DNA barındırma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti. Buna karşılık, sanatçının defterleri ve çizimlerinin doğrudan temas nedeniyle genetik materyal açısından daha uygun olduğu ifade edildi.
Y KROMOZOMU ÜZERİNDEN AİLE BAĞI İNCELENDİ
Science dergisinde yayımlanan araştırmada, babadan oğula büyük ölçüde değişmeden aktarılan Y kromozomu dizilimi incelendi. Eskizden elde edilen örnekler, Leonardo’nun Toskana’da yaşamış akrabalarından birine ait olduğu bilinen tarihi bir belgedeki DNA ile karşılaştırıldı. Analizler, her iki örneğin de aynı coğrafyada ortak ataya işaret eden genetik bir gruba ait olabileceğini belirtti.
DA VINCI’NİN ALGILAMA GÜCÜ DNA İLE AÇIKLANABİLİR Mİ?
Bilim insanları, DNA’nın kesin olarak Leonardo’ya ait olduğunun kanıtlanması hâlinde, onun sıra dışı gözlem yeteneğine dair biyolojik ipuçlarına ulaşılabileceğini belirtti. Da Vinci’nin çizimlerinde, insan gözünün normal şartlarda algılayamadığı hareketleri büyük bir doğrulukla resmettiği biliniyor. Yusufçuğun kanat çırpışları ve su girdapları bu örnekler arasında gösterildi.
“DÜNYAYI YAVAŞ ÇEKİMDE GÖRÜYOR OLABİLİR”
Yakın dönemde yapılan başka bir akademik çalışmada, Leonardo’nun su akışını betimleyen çizimleri bilgisayar ortamında modellenmişti. Elde edilen sonuçlar, da Vinci’nin çevresini saniyede yaklaşık 100 kare hızında algılayabildiğini, bunun da ortalama insan algısının üzerinde olduğunu ortaya koydu.
ARAŞTIRMA SÜRECİ DEVAM EDİYOR
Araştırmacılar, mevcut verilerin henüz kesinlik taşımadığını açıkladı. Ancak çalışma, Leonardo da Vinci’nin DNA’sını çözmeye yönelik şimdiye kadar atılmış en kapsamlı adımlardan biri olarak gösteriyor.