DEM Parti heyeti yine İmralı’ya gitti ve terörist başıyla görüştü. Ondan getirdikleri mesaj şöyle:

“Meclis’e sunulan çerçeve yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.”

Açıklamanın gerisini yazmaya gerek yok...

Meraklısı, yandaş gazetelerde ya da internet sitelerinde uzun uzun okur.

★★★

Densizliğe, haddini bilmezliğe bakar mısınız?

“En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli...”

Sen kimsin ulan?

Bu ülkenin 40 yılını kana boğan...

On binlerce bebeğin, çocuğun, kadının, yaşlının, öğretmenin, doktorun, mühendisin, askerin ölümüne neden olan...

Bu ülkede yaşayan insanları ikiye bölen...

ABD’nin uşağı...

İsrail’in yancısı...

Sıradan bir uyuşturucu baronusun!

Bu ülkenin fakir kalmasına...

Milyarlarca doların silahlanmaya harcanmasına neden olan kan emici asalaksın sen!

Hangi hakla ve hadle, eli kanlı katiller sürüsü için çıkarılacak bir “af yasası”nı, emperyalistlere karşı verilen Kurtuluş Savaşı sonucunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile bir tutuyorsun?

★★★

Sana değil öfkem; çünkü senin ne olduğun belli!

Seni bu kadar şımartanlara...

Sana, bu hakareti etme gücünü verenlere yazıklar olsun!

Onlar sana ne “statü” verirse versin; bu ülkenin en büyük baş belası olarak geçtin tarihe...

Senden kahraman yaratmak isteyenler de görecek ki hevesiniz kursağınızda kalacak...

Küçümsediğin o “Cumhuriyet”in evlatları...

İşte; onlar, bugün birilerinin “gaflet, dalalet ve hıyanet” içinde hazırladıkları o “çerçeve yasa tasarısı”nı yedirecekler hepinize...

Ve hiç kuşkun olmasın:

Hazırlanan o “çerçeve”yi, bir de “en az” diyerek cumhuriyetle kıyasladığına pişman olacaksın!

Söylemesi kolay!

Beka meselesi sözünü dolaşıma MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sokmuştu.

Son genel seçimlerden önce yaptığı bütün konuşmalarda PKK ve PYD/YPG’nin Türkiye’nin güvenliği için en temel beka (devletin varlığını sürdürmesi) meselesi olduğunu söyleyip durmuştu.

CHP’yi de DEM’le, dolayısıyla PKK’yla işbirliği yapmakla suçlamıştı...

Şimdi kendisi DEM’i ve hatta Apo’yu baştacı etti ya...

“Beka meselesi”ni değiştirdi!

“Türk aile yapısı tehdit altında. Nüfus artış hızımız da büyük düşüşte. Bu Türkiye’nin geleceği için bir beka meselesidir. Acil tedbir alınmalı” demeye başladı!

Bunun suçunu da televizyon programlarına ve sosyal medyaya attı!

★★★

Bir siyasetçi gerçekleri ancak bu kadar çarpıtabilir!

Evet; nüfus artış hızımız düşüyor...

Ancak bunun sorumlusu ne televizyonlar, ne de internet...

Tek sorumlu, kendisinin yıllardır stepnelik yaptığı siyasal iktidar...

Çünkü AKP iktidarı ülkeyi o kadar yoksullaştırdı, işsizliği o kadar artırdı, reel ücretleri o denli geriletti ki gençler evlenmekten vazgeçti...

Evlenip kira ödemektense ailelerinin yanında yaşamaya devam eder oldular.

Evlenmeyince, çocuk da yapamaz hale geldiler.

Artırın halkın ortalama gelir düzeyini, çocuk sayısında patlama nasıl oluyormuş görün...

Hem iş yok, ev yok, geçim yok, hem de “Evlenin, çocuk yapın...”

Yok öyle dünya!

GÜNÜN SORUSU

Sosyal devlet olmanın gereklerinden biri de insanların barınma ihtiyacına çözüm bulmaktır. Bu amaçla kurulan TOKİ sosyal konut üretmeyi bıraktı, lüks konuta yöneldi. İktidar da yeni bir çözüm üretmeye soyundu. Kiralık Sosyal Konut... Ama sadece üç yıllığına! Ya sonra? “Sen çık, başka bir aile sosyalleşsin!”

Sorum basit:

Üç yıllık kira dönemi biten vatandaşlar ölsün mü?

Özkö(ş)k’e soruşturma!

Hürriyet’in eski Genel Yayın Yönetmeni ve yüzlerce gerçek gazetecinin işsiz kalmasının bir numaralı sorumlusu Ertuğrul Özkök hakkında da “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla soruşturma açılmış...

İyi de ne demiş?

“İspanya’da bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya’da rejim değişti. Bu tür rejimlerin devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye’de böyle taşıyacak başka bir insan yok.”

★★★

Sen yıllarca suya sabuna dokunmamaya, ortadaymış gibi görünmeye çalış...

Adın, “yanar-döner”e çıksın!

Hem öyle ol, hem de böyle...

Sırf bugün eleştirdiğin kişi istedi diye yüzlerce gerçek gazetecinin ipini çek ve açlığa mahkum et...

Ama bir gün sıra sana da gelsin!

Ertuğrul Bey’e yapılacak şey mi bu?

★★★

Ağzından kaçmıştır, ağzından!

Bu seferlik hoşgörün... Nasıl olsa bir daha yapmaz!