Memduh Bayraktaroğlu
30 Ekim 2020

Çok bağırdınız diye sizden özür dileyecek değiller…


Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için yaptığı konuşmanın bir bölümü şöyle:

“Ülkemiz kimin ne dediğine ve ne yaptığına bakmadan kendi vizyonuna, kendi ajandasına göre hareket etmeyi sürdürecektir…”

Ne güzel…

Ne kadar doğru…

İyi ama güzel olan sadece bu cümle…

Bu cümleyi konuşma metnine yazan danışman belli ki sabah evden kavgasız gürültüsüz mutlu huzurlu çıkmış…

Peki ya sonra?..

Ya grupta yaptığı konuşmada söyledikleri?..

Kılıçdaroğlu’na hakaret etti.

Avrupa Birliği ülkelerine “katilsiniz” diye bağırdı…

Fransız dergisiyle kavga etti…

Gülün geçin sayın Cumhurbaşkanı, gülün geçin…

Unutmayın ki…

Öfke ezikliğin…

Sükûnet asaletin göstergesidir…

Hem, zannetmeyin ki…

Çok bağırdınız diye dergi yönetimi geri adım atıp sizden özür dileyecek…

Aksine…

Yarın çok daha kötü bir kapakla çıkacaklardır…

ECEVİT’E YAPTIKLARI UYARININ BENZERİNİ YAPMAYA HAZIRLANIYORLARDI Kİ…

12 Eylül 1980 öncesinde CHP Genel Başkanı Ecevit, AP’den 11 milletvekili transfer etmiş ve…

Hepsini bakan yapmıştı ki…

Demokrasi tarihimizin “en ayıplı” hükümetlerinden biriydi o hükümet…

İşte o ayıplı hükümet döneminde ekonomi…

(Neredeyse) Bugünküne yakın bir felaket girdabının içine sürüklenmişti…

Bülent Ecevit

O süreçte, günümüz TÜSİAD üyelerinin babaları (Kimilerinin dedeleri) koalisyon hükümetini uyarmak için gazetelere tam sayfa ilanlar vermiş…

“Batıyoruz!..” uyarısı yapmışlardı…

O günlerde tek tehlike ekonomik iflas idi…

Bugün ise…

Ekonomik iflasın (Belki moratoryum) yanı sıra siyasi iflas tehlikesi ve bir de…

Laik sistemden vazgeçilme tehlikesi var…

Bu üç büyük tehlikeyi gören iş dünyası, Ecevit için babalarının/dedelerinin yaptıkları uyarının benzerlerini Erdoğan’a yapmak istiyorlardı…

Kendi aralarında ve…

Elbette kapalı kapılar ardında yaptıkları sohbetlerde…

İktidara karşı…

Ortak hareket etmek

Gerekirse ortak açıklama yapmak kararı aldılar…

Ve fakat canlarım…

Şimdilik bunu uygulamaktan vazgeçtiler…

Neden mi?..

Diğer bir yazıda…

AĞAM BİZİMLE EGLENİY…

Citibank yatırımcılarına Türkiye ekonomisini anlattı Berat Albayrak…

Bakan Bey ekonomiyi över, nasıl da yükselen değer olduğunu anlatırken…

Dolar almış başını, yukarı doğru gidiyordu.

Hatta bir ara 1 dolar 8.31 kuruş oldu…

Yani…

(Eski parayla) 8 milyon 310 bin lira…

Berat Albayrak

Cumhuriyet tarihimizde görülmüş bir rakam değildi bu…

Ve fakat…

Buna rağmen Bakan Albayrak konukları ile alay eder gibi şöyle diyordu:

“Türkiye ekonomisi bir dönüm noktasında, yeni bir sermaye yatırım dalgası ufukta belirmiş durumda”…

Sanki ve adeta…

“Ağam bizimle egleniy” repliği…

RİSKLİ ŞİRKETLERE EL KOYMA YETKİSİ OLAN KOMİTE NEDEN KURULDU…

İş dünyasının büyük patronları, kendilerinden önce babalarının ve dedelerinin de yaptıkları gibi…

Siyasal iktidarla ve…

Devlet bürokrasisi ile ilişki kurmaları için iktidara yakın çok üst düzey görevler verdikleri kökten dinci yöneticiler transfer etmişlerdi…

Bu transferlerde aradıkları liyakat değil; iktidara olan yakınlıklarından istifade etmekti…

Muktedire sadakatle bağlı o tepe yöneticiler “uyarı ilanları” bilgisini saraya ulaştırdılar…

Ve iktidar da tedbirini aldı…

Riskli şirketlere el koyacak komiteyi kurdu…

O komite artık…

Küresel ama milli patronların seslerini kısmak için ortaya çıkarılan bir Demokles’in Kılıcı’dır.

O HAYAL DE BİTTİ ARTIK…

İş insanları uyarıları bütün gazete ve televizyonlarda yayınlatabileceklerini zannediyorlardı ama…

Bence mümkün değildi…

SÖZCÜ, KORKUSUZ ve CUMHURİYET’ten başka o ilanları yayınlayacak yazılı basın Türkiye’de yok…

Televizyon kanalları içinde ise…

İktidar partilerine oy veren çok sayıda seçmenin de izlediği FOX TV ile…

Sadece muhalif seçmenlerin izledikleri TELE 1 ve HALK TV’den başka kanal yok…

Yani…

Ham bir hayalden başka bir şey değildi…

O hayal de bitti artık…

KASABANIN DELİSİ OLMAKTAN BIKTIM ARTIK…

Kimin söylediğini bilmiyorum…

Zaten önemli de değil çünkü söz çok güzel…

İnsani gelişmişliğin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlatabilmek için söylenmişti belli ki:

“Gelişmiş ülke, fakirlerin bile otomobile değil, zenginlerin bile otobüse bindiği ülkedir…”.

Bu açıdan bakıldığında…

Türkiye’nin gelişmiş ülke olup olmadığının cevabını siz verin lütfen…

“Kasabanın delisi” olmaktan bıktım artık…

Yazarlar

Çok bağırdınız diye sizden özür dileyecek değiller…
Memduh Bayraktaroğlu