Hüsnü Mahalli
8 Mayıs 2022

Çirkef


Çarşamba günü İdlib’te inşa edilen briket evlerin dağıtım törenine video mesajı gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Güvenli bölgelere şimdiye kadar 500 bin Suriyeli dönüş yaptı. 1 milyon Suriyeli kardeşimizin dönüşünü sağlayacak bir projeyi hayata geçireceğiz” dedi.

Peki İdlib neresi?

Suriye toprağı ve 2015’de Kaide’nin Suriye kolu Nusra ve benzeri gruplar tarafından işgal edildi.

Rusya destekli Suriye ordusu İdlib’i geri almak için her harekete geçtiğinde Türkiye müdahale etme tehdidinde bulunuyor zaman zaman da çatışma çıkıyor.

34 Türk askerinin şehit olduğu Şubat 2020’de olduğu gibi.

İdlib ve çevresi terör örgütü Nusra’nın işgali altında ama kontrol büyük ölçüde Türk ordusunda.

Nusra; kendisi ve bölgede yaşayan bir milyon nüfus için gereksinim duyduğu her şeyi Türkiye’den karşılıyor.

Bölgede çağ dışı, ilkel, bağnaz ve yozlaşmış bir yaşam biçimi egemen.

Şimdi Ankara Türkiye’deki Suriyelileri o bölgede yerleştirmeye çalışıyor. Başka ifadelerle Nusra’ya “Alın bunları ne yaparsanız yapın” der gibi.

Bu da normal çünkü Savunma Bakanı Akar kısa bir süre önce “Biz Suriye’nin kuzeyinde ve Türkiye içinde toplamda dokuz milyon Suriyelinin insani ihtiyaçlarını karşılıyoruz” demişti.

Karışık ve karanlık bir hesap.

Anlamı:

Suriye sorununu çözmeyiz, mültecileri de göndermeyiz.

Kim ne der ne yapar umurunuzda değil çünkü medya kontrolümüzde ve olmayanları da biz kontrol altına alırız”.

Neydi kural:

Kimin sesi daha yüksek çıkıyorsa o haklıdır!

Ukrayna savaşında olduğu gibi.

Savaşın ilk günlerinde Ruble dolar karşısında yaklaşık yüzde seksen değer kaybetmişti. Bildik azman ve uzmanlar “Rusya batmak üzere” diyerek zil takıp göbek atmışlardı.

Yalakalık ruhlarına işlemiş.

Peki ne oldu sonrasında?

Ruble bırakın savaş öncesini iki yıl öncesindeki değerinden bile daha fazla değer kazandı.

Pakistan’ın darbeci Cumhurbaşkanı Ziya Ül-Hak bakın ne güzel anlatmış Amerikancı olmayı:

ABD ile iş tutanlar biraz da kömür ticareti yapanlara benzer. Mutlaka elleri yüzleri kararır”.

Bu tiplerin tedavisi de kolay değil.

Gökyüzünden onur ve özgürlük yağsa köle ruhlu bu tipler değmesin diye şemsiye açarlar.

Herkes bulunduğu konumda büyük patrona hizmet eder.

Dolaylı ya da dolaysız.

Hiç beklemediğimiz anda bu tipler talimat gereği gerçek kişiliklerini ortaya koyarlar.

Parayı veren düdüğü çalar ya da çaldırır.

Paranın da kimde olduğu ortada.

Ukrayna’ya silah yetiştirmeye çalışan Lockheed Martin, Raytheon, Boeing, Northrop Grumman ve General Dynamics gibi Amerika silah şirketlerinin hisseleri son iki ayda ortalama % 20 değer kazanmış.

Bu yüz milyarlarca dolar demektir.

Silah şirketleri demek Pentagon demek. Pentagon demek CIA, Yahudi lobileri ve karanlık sermaye grupları demek.

Türkiye başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde adamları var.

Her düzeyde, her alanda ve her kafada.

İki yüzlü, oportünist yani fırsatçı, lümpen, vefasız ve küstahlar.

Tek kelimeyle tiksindirici.

Yazıp konuşmanın da bir anlamı kalmadı.

Onun için de herkesin gündemindeki iki konuya değinmek istemedim.

Anlatılacak çok şey var ama zamanı gelince!

Yazarlar

Çirkef
Hüsnü Mahalli