Ahmet TAKAN
27 Haziran 2020

CHP kurultayından sonra ne olacak?


Ahh… Ah!..

Nerede o eski sosyal demokratlar?..

CHP’nin 37’nci Olağan Kurultayı’na neredeyse 1 aydan az bir zaman kaldı. Tansiyon sıfıra yakın. Tamam, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu mahalli seçimlerde elde ettiği büyük başarının rüzgarı ile kongreye gidiyor. Eyvallah, bu ortamda Kılıçdaroğlu’nun karşısına bir aday çıkması, haydi çıktı diyelim kazanması da neredeyse imkansız görünüyor. Yahu,”Ne olacak bu memleketin hali” geleneği de mi bitti?.. Ses yok… Seda yok… Heyecan desen, o da yok… Az bir şey derinden giden Parti Meclisi’ne girme kavgaları ve de kulisleri var. İnanın bana kulağımıza gelen havadisler gazetecileri bile kesmiyor!..

CHP’de, koronovirüs önlemleri kapsamında ertelenen 37’nci Olağan Kurultay 25-26 Temmuz’da, Ankara’da açık alanda yapılacak. Bu, açık alanda yapılacak ilk parti kongresi olacak. Seyircisiz gerçekleşecek CHP kurultayında ilk gün Genel Başkan seçilecek. Gidişat bugünkü gibi olursa Genel Başkanlık seçimi herhalde erkenden biter. 2’nci gün 60 kişilik Parti Meclisi seçimi var. CHP’nin geleneksel çarşaf listesiyle… Orada biraz patırtı kütürtü olabilir. Heyecanı öncekilerine nazaran düşük olacak kurultayda gözler tabii ki CHP’nin 3 Büyükşehir Belediye Başkanı üzerinde olacak. Siyasi geleceklerine ilişkin iddialı siyasi tahminler yapılan… Biraz onlardan bahsetmek isterim;

Ekrem İmamoğlu,Tunç Soyer ve Mansur Yavaş…

Seçildikleri günlerden beri gündemdeler. Siyasi demeçleri ile icraatları ile kampanyalarıyla…

Ekrem İmamoğlu, mazbatayı aldığı günden beri Tayyip Erdoğan karşısına en kuvvetli çıkacak Cumhurbaşkanı adayı imajı yarattı. Haksızlık etmeyelim. Bu gömlek kamuoyu tarafından,31 Mart 2019’da sandıkta hakkının yenmesi ve ardından 23 Haziran’da AKP’ye attığı tarihi fark sayesinde İmamoğlu’na giydirildi. Ekrem İmamoğlu’da hiç kapıyı kapatmadı. Çok sık kamuoyu önüne siyasi demeçlerle çıkması, Tayyip Erdoğan ile sürekli polemik içinde olması herhalde kendisi için avantaj yerine dez avantaj oldu. Anketlerde birinciliği Mansur Yavaş’a kaptırdı. Bugün yine gündemde. Bu sefer, Fatih Sultan Mehmet’in 1480 yılında İtalyan ressam Gentile Bellini’ye yaptırdığı orijinal tablonun, Londra’daki müzayede de İBB tarafından 770 bin sterlinlik bedelle satın alınmasıyla. İstanbul Belediye Başkanlığı Türkiye siyaset sahnesinde çok önemli bir kariyer alanı. Başarı en tepeye de çıkarabilir en dibe de itebilir. Örnek mi?.. Tayyip Erdoğan ve Bedrettin Dalan…

Tunç Soyer, seçildiği günden itibaren özellikle kadrolaşmada Millet İttifakı dengelerini kollamasını iyi bildi. Ancak, İzmir, AKP nezdinde ayrı bir hedef olduğu için karşı saldırıların hep odağında oldu. Bugün, İzmir bayrağıyla ilgili bir akademisyenin yaptığı bir çalışmayla ilgili ve kent genelinde takas enstrümanı olarak kullanılacak bir parayı hayata geçirmeyi planladıkları yönündeki sözleri, yüzünden iktidar partisi ve hükümete yakın basın kuruluşlarının oklarına hedef oldu. Akıl almaz suçlamalara cevap yetiştirmekle, konunun nasıl çarpıtıldığını anlatmak için çırpınıp duruyor. Soyer’in CHP’de havası gayet yerinde. CHP kulislerinde “Bu kurultay olamaz ama bir sonraki kurultayda Tunç Soyer Genel Başkanlığa aday olabilir” diyenlere rastlıyorum.

Mansur Yavaş… O diğerlerinden farklı tabii ki!.. Kökten CHP’li değil. Ülkücü gelenekten gelme… Yavaş, seçildiği günden beri sessiz ve derinden gitmeyi tercih etti. Çok az konuşuyor. Bol icraat yapıyor. Tayyip Erdoğan ile asla polemiğe girmiyor. AKP ile kapışmıyor. Tayyip Erdoğan tarafından görevden alınan Melih Gökçek ile kapışmayı tercih ediyor. O da çok  sayıda AKP’liyi ziyadesiyle memnun ediyor. Yavaş, belediye kadrolaşmasında kendi doğal tabanını ön planda tutuyor. Ülkücüler, BBP’liler, merkez sağ isimler, eski- yeni AKP’li isimlerle denge kuruyor. Bu arada CHP’lileri de küstürmemeye çalışıyor. Mansur Yavaş’ın adı, anketlerde Cumhurbaşkanlığı adaylığında Ekrem İmamoğlu’nun önüne geçti. Yavaş yine de renk vermiyor.

Siyasette çok konuşmak, rakiplerle çok kapışmak her zaman geçer akçe mi?.. Zaman gösterecek. Ancak, tansiyonu düşük gidilen CHP 37’nci CHP Olağan Kurultayı Türkiye siyaseti için önemli bir viraj niteliğinde. En azından yıldız isimlerin siyasi gelecekleri için!..

★★★

Sözde Büyük Kürdistan provalarını izlemeye devam;

Şer ittifakı cephesi ile ilgili dün iki önemli haber okudum. Birincisi; Rudaw.net’de. Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Irak Parlamentosu Grubu, Türkiye’ye Irak kuzeyine düzenlediği operasyonlar yüzünden sert karşılık verilmesini istiyordu. BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılması talebinde bulunuyorlardı. İkincisi; basnews.com’dan. haber de, “Şengal İl Meclisi Başkanı Weys Naif, PKK ile Irak hükümeti arasında Şengal’deki PKK güçlerinin Haşdi Şabi’ye dahil edilmesi konusunda görüşmelerin olduğunu söyledi” deniyordu. Naif’in, ”Şimdiye kadar Haşdi Şabi gibi maaş alan güçlerin bir tabur şeklinde Şii milislerinden bünyesinde yer almaları gündemde” şeklinde konuştuğu aktarılıyordu.

Türkiye’ye karşı hain emellerini gerçekleştirmek için uğraşan şer cephesi hiç durmuyor. Sorum, Savunma Bakanı Hulusi Akar’a;

Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan operasyonlarımız ne aşamada?

Kuzey Irak’a komandolarımızla başlatılan kara operasyonları hala devam ediyor mu?..

En son Barış Pınarı Harekatında olduğu gibi bazı ülkelerin telkini (!) ile bu operasyonların durması söz konusu mu?..

Yazarlar

CHP kurultayından sonra ne olacak?
Ahmet TAKAN