Ümit Zileli
21 Temmuz 2020

Cezaevi ve hükümlü tutuklu cenneti güzel memleketim!..


CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçenlerde yapılacak başka iş yokmuş gibi tuttu ülkemizdeki cezaevleri ile tutuklu ve hükümlü istatistiklerinin açıklanması için yazılı soru önergesi verdi…

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de açıkladı:

Türkiye’de yaklaşık 300 bin tutuklu ve hükümlü bulunuyor… Son 5 yılda muhtelif tipte 94 adet cezaevi infaz kurumu inşa edilerek hizmete açıldı… 8 Ekim 2019 itibarıyla, ülkemizde 355 cezaevi bulunuyor!..

Yukarıda verdiğim tutuklu ve hükümlü sayısı, geçenlerde AKP ile küçük ortağının çıkardığı “örtülü af yasası” ile salıverilen 100 bin civarındaki hükümlü sonrası verilen rakam, dikkatinizi çekerim!..

Rakamları görünce sıkı bir ıslık çaldığımı söyleyeyim; merak ettim, açtım arşivlere baktım ve gördümki, iktidarın 2006 ile 2020 yılları arasında inşa ettirdiği cezaevi sayısı tam olarak 178! Yalnızca 2019’da 14 yeni cezaevi açılmış mesela! Cezaevi sayısı da 375 olarak açıklanmış; Bakan Bey’in verdiği 355 rakamından 20 adet fazla yani! Neyse canım bu kadarcık fark kadı kızında da bulunur!..

Yine, tutuklu ve hükümlü sayısı 2005 yılında 56 bin iken, 15 yıl içinde 300 bine tırmanmış! E, haklılar tabii; o kadar insan içeri sokuluyor, bunları sokakta yatıracak halleri yok, haliyle şöyle modern, iyi hizmet veren zindanlar şart… Sanıyorum 2 yıl önce Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü, TBMM Adalet Komisyonu’nda, 175 yeni cezaevi yapılacağını, gayet şık, AB standartlarında, adeta otel kıvamında olacağını açıklamıştı!

Adalet Bakanı da son açıklamasında şöyle dedi:

Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler Minimum Cezaevi Standartlarına uygun yeni ve modern infaz şartlarını karşılayacak, fiziki yapı ve hükümlü rehabilitasyonu
alanında çağdaş kurumların inşa edilerek hizmete açılması öngörülmüştür…

Ehh, bu durumda cezaevlerindeki 300 bin tutuklu ve hükümlü yaşadı yani! Yalnız bir sorunun yanıtını bulamadım:

Bu yeni durum çerçevesinde, daha kaç kişi rahatça içeri atılabilir?.. Yani kalabalık yaratmadan!

Man Adası Davası’nın hakimi!..

Man Adası olayını bilmeyeniniz var mıdır bilemiyorum…

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakınlarının, 1 sterlin sermaye ile Man Adası’nda kurulan bir şirketle 15 milyon dolarlık para transferi yapıldığını iddia etmiş, belgelerini göstermişti. Daha sonra Erdoğan ve yakınları tazminat davası açmış, ancak davalar düşmüştü!..

Bir süre sonra mahkeme hakimlerinin değiştirildiğini öğrenmiştik. Sonuçta, birkaç gün önce biri İstinaf Mahkemesi’nde olan 2 dava da art arda karara vardı.

Kılıçdaroğlu, birinden 197 bin, diğerinden ise 359 bin TL tazminata mahkum edildi!

Bu, tazminat tarihinin en yüksek rakamları olarak kayda geçti. Ancak, CHP liderinin avukatı Celal Çelik, tazminat kararları veren iki mahkemeden birisinin hakimi olan Ülkü Ergin’in 2016 yılında FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandığını açıkladı, iyi mi?

Peki, nasıl olmuştu da, tutuklanan, meslekten ihraç dahi edilen bir hakim mesleğe geri dönmüş ve böyle bir davaya atanarak fahiş tazminata hükmetmişti?. Avukat Çelik, normal şartlarda böyle bir şeyin mümkün olamayacağını söyleyerek, şu vahim iddiayı ortaya attı:

FETÖ’cüler bilerek temizlenmiyor. Ne isterlerse yapacak birileri var. Yargı içerisindeki bu kişiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatları ne isterse onu yapıyorlar!..

Karşı yanıt var mı? Benim görebildiğim kadarıyla yok! Hakimden bir ses seda var mı, onu da göremedik! Ne olacak peki şimdi? Onu da hiç bilmiyoruz!  Peki, Hakim ve Savcıları denetleyen bir kurul yok muydu? Tabii ki vardı:

Hakim ve Savcılar Kurulu!..

Güle güle Sevgili Huysuz!..

Uzun yıllar önce tanıdım Sevgili Seyfi Dursunoğlu’nu…

Sahnede “Huysuz Virjin” olarak insanları kahkahaya boğar, keskin zekası ve espri yeteneği ile ortalığı kırar geçirirdi… Birine taktı mı, o kişi artık iflah olmazdı…

Sahne dışında ise tam bir İstanbul beyefendisiydi… Saatlerce sohbet edebilir, sıkılmak bir yana, keyif alır, yani şeyler öğrenirdiniz…

Televizyonlara çıkması “iyi saatte olsunlar” tarafından engellenince evine kapanmış, ortadan çekilmişti… Cenazesinde, bir zamanlar peşinde koşanların, etrafında dört dönenlerin neredeyse hiçbiri yoktu; geriye dönebilse, kimleri fena halde taşlar, yerin dibine sokardı acaba?!.. Mirasını ise Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışladı…

Ruhu şad olsun…

Yazarlar

Cezaevi ve hükümlü tutuklu cenneti güzel memleketim!..
Ümit Zileli