Alaçatı’da uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren Can Polat’ın cinayetine ilişkin tutuklu şüpheli Serhat Altun’un ifadesi ortaya çıktı. Zanlının, baskı altında hareket ettiğini ve pişman olduğunu söylediği öğrenildi.

Altun ifadesinde, kendisine hedef olarak Engin Polat’ın gösterildiğini, ancak Polat’ın dışarıda olmaması nedeniyle ‘boş dönme, yakınlarından birini vur’ şeklinde talimat verildiğini” iddia ederek, bu talimat doğrultusunda Can Polat’ı vurduğunu öne sürdü.

Şüpheli, diğer zanlılara ilişkin de çeşitli iddialarda bulunarak, Calban’ın paket taşıdığını, Yılmaz’ın silah zoruyla fotoğraf çektirildiğini, Arıkboğa’nın ise tehdit edilerek silah saklamak zorunda bırakıldığını ifade etti.

ENGİN POLAT ÇIKMAYINCA 'BOŞ DÖNME, YAKINLARINDAN BİRİNİ VUR' TALİMATI VERİLMİŞ

Sosyal medya fenomeni Dilan Polat’ın yakın koruması ve Engin Polat’ın amcasının oğlu Can Polat, 3 Haziran’da İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı’da uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda dört kişi gözaltına alınarak tutuklandı.

Saldırıyı gerçekleştiren Serhat Altun, Sabah'ın haberine göre emniyetteki ifadesinde kendisini Daltonlar çetesinin azmettirdiğini şu sözlerle anlatmıştı: 

"Instagram uygulaması üzerinden Daltonlar Çetesine ulaştım. Paraya ihtiyacım vardı. Çete üyelerinden Orhan Keleş kod adlı şahıs bana Konya'da bir eylem yaptırdı ve 100 bin TL para aldım. Ardından İstanbul'a geçtim, yeni hedefimin Engin Polat olduğunu söylediler. Ancak Engin Polat'ın gidebileceği yerlerin güvenlikli, yakalanma ihtimalinin yüksek olmasından dolayı eylemi gerçekleştiremedim. Dilan Polat'ın Çeşme'de otelde video atmasından sonra İzmir'e geldim. Örgüt yöneticisine Engin Polat'ın dışarı çıkmadığını söyledim. Bana 'Boş dönme, yakınlarından birini vur' talimatı verildi. Ben de Can Polat'ı vurdum"

HAKİMLİK İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI

CNN Türk’ten Merve Tokaz’ın haberine göre, Alaçatı’da Can Polat’ın öldürülmesine ilişkin tutuklu sanık Serhat Altun, hakimlik ifadesinde önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, “Can Polat’ı öldürmek istememiştim. Bana baskı yapıyorlardı, para vereceklerini söylüyorlardı. Konuşmamı istemiyorlardı. Baskı altında kaldığım için böyle bir eylemi gerçekleştirdim. Pişmanım” dedi.

"BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞUM YAŞLI ANNEM VAR"

Tutuklanan şüphelilerden Halil İbrahim Calban ise suç örgütüyle bağlantısı olduğu iddialarını reddederek, “Daltonlar suç örgütüyle herhangi bir alakam yok. Can Polat’ın öldürülmesi olayına da karışmadım. Diğer şüphelileri tanımıyorum. Bana yolcu geleceği söylendi. Tanımadığım bir kişi 34 THR 55 plakalı aracımın bagajına bir paket koydu. Daha sonra Ataşehir’de verilen adrese bu paketi bırakmam istendi, ben de götürüp bıraktım. Bakmakla yükümlü olduğum yaşlı annem var. Suçsuzum ve serbest bırakılmamı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

"SİLAH ZORUYLA BÖLGEYE GÖNDERDİ, BEN DE ARACIN FOTOĞRAFINI ÇEKİP GÖNDERDİM"

Eray Can Yılmaz da Daltonlar suç örgütüyle bağlantısının bulunmadığını öne sürerek, olayla ilgisinin olmadığını savundu. Yılmaz, “Serhat Altun’u yaklaşık 5 yıldır aynı iş yerinde çalıştığımız için tanıyorum. Olay döneminde İzmir’in Çeşme ilçesinde çalışıyordum. Serhat yanıma geldi ve beni silah zoruyla VOM Otel’in bulunduğu bölgeye gönderdi. Ben de gidip bir aracın fotoğrafını çekerek kendisine gönderdim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

"BİR TAKSİCİ SİLAHI EVE GETİRDİ. 'GIRGIR' LAKAPLI BİRİ MESAJ ATARAK SİLAHIN BENDE KALACAĞINI SÖYLEDİ"

Tutuklu şüpheli Ali Arıkboğa ise silah temin ettiği iddialarını reddederek, “Daltonlar suç örgütüyle herhangi bir bağlantım yok. Can Polat’ın öldürülmesi olayıyla da ilgim bulunmuyor. Silahı ben temin etmedim. 34 THR 55 plakalı araçla gelen bir taksici silahı eve getirdi. ‘Gırgır’ lakaplı bir kişi bana mesaj atarak silahın bende kalacağını söyledi. Bu kişiler tarafından tehdit ediliyordum. Serhat Altun, kaldığım evi bir kadın üzerinden kiralamıştı. Tehdit eden kişiler de orada kalacağımı söylemişti. Ömer Faruk Çoban’ı tanımıyorum. Kendi kimlik bilgilerimi göndermiştim ancak kayıtlar onun adına yapılmış. Serhat Altun İzmir’e tek başına gitti, ben yanında değildim. Pişmanım ve serbest bırakılmamı talep ediyorum” şeklinde konuştu.