Hüsnü Mahalli
31 Ocak 2020

Bu işin sonu yok


Türkiye; Libya’da savaşan taraflardan İslamcı olanlarına yardıma devam ediyor ama bütün ülkeler karşı taraftakileri destekliyor.

İç savaş ne zaman biter bilinmez ama Ankara’nın işi zor ve giderek zorlaşacak.

Türkiye; Suriye’de bildik tavrını sürdürünce Rusya destekli Suriye ordusu İdlib’i kurtarmak için hızla ilerliyor.

Bu hafta Sarakib alınırsa geriye Cisr El-Şuğur kalıyor.

8 Haziran 2011’de teröristler Libya’dan gelen bir grupla Cisr El-Şiğur’e saldırarak 120 kadar devlet memurunu hunharca öldürmüştü.

Bu Suriye’de ilk terör eylemiydi ve sonrasında mülteciler gelmeye başlamıştı.

Davutoğlu ‘En çok 100 bin alırız’ demişti.

Ankara’nın tüm itirazlarına karşın Şam ve Moskova İdlib’i teröristlerden kurtarmaya kararlı görünüyor.

Ama işin ilginç olan tarafı yandaş medyanın yaygarası.

Oysa;

1- İdlib ve çevresi Suriye toprağı.

2- İdlib 2015’te ama çevresi 2012’den bu yana türlü türlü terör örgütlerinin işgali altında.

3- 17 Eylül 2018’de Soçi’de Putin’le anlaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgeyi bir ay içinde teröristlerden temizleme sözü vermiş ve bunun için İdlib çevresinde 12 Türk askeri gözlem noktası inşa edilmesi kararlaştırılmıştı.

Ancak geçen süre içinde Ankara bu sözünü tutmamış ya da tutmak istememiş bu ise zaman zaman Moskova ile gerginliklere neden olmuştu.

Dönelim yandaş medyanın yaygarasına.

Suriye ordusu tüm dünyanın terörist olarak tanımladığı Nusra’nın işgali altındaki kendi şehirlerini kurtarmaya çalışıyor ama birileri buna itiraz ediyor.

Üstelik 7-8 yıldır o şehirlerin insanlarına karanlık çağı yaşatan teröristlerin büyük bölümü Suriyeli değil yabancı.

Peki diyelim 30-40 bin yabancı terörist ‘İslam devleti kuracağız’ diyerek geldi ve Edirne ile çevresini işgal etti.

Bu durumda Edirne’yi teröristlerden temizlemeye giden Türk Ordusu’na kimin kızma hakkı olabilir?

Sivilleri savunur gibi davrananlara gelince.

Bunu Suriye ordusuna değil teröristlere söyleyeceksiniz.

İnsanları esir alan, onları canlı kalkan olarak kullanan, çıkışlarına izin vermeyen ve her türlü cehennemi yaşatan Suriye devleti değil teröristlerdir.

Özetle İdlib Türkiye için çok ciddi bir sorundur çünkü Rusya ile İran kararlı görünen Suriye ordusuna sonuna kadar destek verecektir. ABD’nin ise İdlib umurunda değil çünkü şu anda Fırat’ın doğusunda kendi işine bakıyor.

Petrol ve doğal gaz bölgesini ele geçirmiş, PYD/YPG’ye yardımına devam ediyor ve Büyük İsrail Devleti’nin sınırı olan Fırat ve Dicle ile ilgili 20-30 yıllık plan yapıyor.

ABD hep böyle yapar.

BOP 2004’te Arap Baharı 2010’da.

Coğrafyanın haline bakın.

Arap Baharı’nda bölge ülkeleri ve özellikle Suriye dağıtılmasaydı Trump şimdiki çılgınlıklarının hiçbirine kalkışamazdı.

Trump kalkışınca şimdi herkes perişan.

Körfezin kral ve emirleri Trump’ın emrinde.

Trump şimdilik sesini çıkarmıyor ama yakında ya bir mektup yazar ya da Twitter’dan bir mesaj sallar.

Putin şimdilik sabırlı gibi davranıyor.

Gün gelir TSK’nın Suriye’nin her yerinden çekilmesini isteyecek.

Büyük sorun işte o zaman yaşanacak.

Ankara’nın silahlandırıp eğittiği ve maaşlarını verdiği 50-60 militan ve aileleri ne olacak?

Dört milyon Suriyeli mülteci ne olacak?

Fırat’ın doğusu başka bir hikaye.

Özetle tüm koşullarda Ankara’nın işi zor.

Ya maceralara devam eder ve sıkıntılar katlanarak çoğalır ya da tüm dosyaları kapatarak herkesle dost olmaya çalışır.

Ben böyle bir niyet görmediğim için çok endişeliyim.

Ben bölgede olabilecekleri kestirebildiğim için karanlığın giderek yayılacağını söylüyorum.

Benim işim uyarmak.

2011’den buna yana yaptığım gibi.

Kimse dinlemiyor ama ben yine de yazar anlatırım çünkü risk çok büyük.

Riskin önlenmesi ya da bertaraf edilmesi için tek bir çare var:

Ya AKP değişmeli ya da AKP gitmeli.

Yoksa işimiz çok zor.

Yazarlar

Bu işin sonu yok
Hüsnü Mahalli