Her yıl olduğu gibi bu yılda da umutlarımız, dileklerimiz var tabii ki…

Ancak… Bu dileklerin gerçekleşme ihtimali nedir?

Bugün yılın ikinci günü. Henüz kesin bir şey söyleyemeyiz. Neler yaşayacağımızı zaman gösterecek.

Ancak, kendimizi fazla avutmayalım. Nedeni malûm!

“Görünen köy kılavuz istemez!” denir de ondan…

Eldeki veriler umut vermiyor, ne yazık ki!

“Akıl çağında budalalık çağı” yaşamayalım.

Tüm dünya kötü gidiyor… Kuzeyde-güneyde, çevremizdeki ülkelerde savaş denilen canavarlık, kana susamışlık bir türlü bitmiyor.

Ya ülkemiz?

Güzeller güzeli ülkemizde başka bir dram yaşanıyor!

Yalnız karınlarını doyurmak için yaşıyor birçok insanımız… Hemen her şeyden  vazgeçmişler, usanmışlar, yaşam zevkini yitirmişler…

Dileriz, ülkeyi borçlandıran, insanları yoksullaştıran, toplumu yozlaştıran zihniyet değişir, yoksullaşan halkı koruyup kollayan akılcı bir ekonomi yönetimine döneriz.

Kısacası, ülkeye karamsarlık ve üzüntünün hâkim olmadığı günler yaşamak istiyoruz.