İstanbul Büyükşehir, Antalya Büyükşehir, Adana Büyükşehir, Bursa Büyükşehir, Adıyaman, Bolu, Uşak, Esenyurt, Beşiktaş, Beykoz, Şişli, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Avcılar, Şile, Beyoğlu, Bayrampaşa, Marmaris, Kuşadası, Ceyhan, Seyhan...
Dün de Üsküdar...
Evet, dün de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Üsküdar Belediyesi’ne baskın yapıldı. Yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla 20 kişi gözaltına alındı.
★★★
Görünen o ki Cumhurbaşkanı’nın, CHP’li belediyeler için bakanlıklara iki yıl önce verdiği “Silkeleyin” talimatıyla başlayan bu operasyonlar boyut atladı; “çökertme”ye dönüştü...
Ben en çok polisimize, jandarmamıza acıyorum:
O belediyeden bu belediyeye koşturup duruyorlar...
Kimlik tespit et, adresleri tek tek belirle, baskın yap, delil topla, gözaltına al, sorgula, sağlık kontrolüne götür, savcıya taşı, mahkemeye çıkar, teee Silivri’ye kadar eşlik et...
Bir kere olsa neyse; ne kadar çok CHP’li belediye, o kadar çok telaş!
★★★
İktidara bir önerim var:
Bir kanun çıkarın, ya da kararname yayınlayın; CHP’ye ait tüm belediyelere toptan “çökün...”
Binalarını demir parmaklıklarla kaplayın...
İçlerine de çok sayıda ranza koyup hepsini “cezaevi”ne dönüştürün...
Başlarına bir cezaevi müdürü 10-15 tane de gardiyan tayin edin!
Öyle baskına, sorguya, iddianameye gerek kalmadan, bitirin bu işi!
★★★
Sayıları 400’ü geçen mevcut cezaevlerinin yatak kapasitesi 305 bin...
Ancak buralarda yatan tutuklu ve hükümlü sayısı 413 bine yaklaştı.
Kimi cezaevlerinde bir yatağı üç kişi kullanıyor.
Bu izdiham yetmiyormuş gibi; bir de siz her gün yeni tutuklu gönderiyorsunuz...
Belediyeleri boşaltıp, cezaevlerini dolduruyorsunuz...
Önerim son derece net:
Başkanlarını veya yöneticilerini tutukladığınız CHP’li belediyeleri cezaevine dönüştürün.
CHP’li belediyeleri hizmet veremez hale getirin...
Getirin ki seçmen, bu gerçeği görüp bir daha asla bu partinin adayına oy vermesin!
★★★
Dalga mı geçiyorum?
Evet...
Yapacak başka bir şey kalmadı ki!
Sırada ne var?
İktidarın, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarının bir ayağını da Vakıflar Genel Müdürlüğü yürütüyor.
Belediyelere ait mülklere tek tek el koyuyor...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Meslek Fabrikası, bunlardan biri...
Diğeri Galata Kulesi’ydi. Sahipliği bir yıl önce Vakıflar’a geçti.
Şimdi de sıra Roma’nın son, Bizans’ın ilk İmparatoru 1. Justinianus’un döneminde yapılan Yerebatan Sarnıcı’na geldi.
İBB, Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyetini 1 Nisan 2026 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki vakıflar adına tescil edildiğini açıkladı.
Mülkiyet değişikliğinin mahkeme kararı ya da yargı süreci olmaksızın gerçekleştirildiği iddia ediliyor!
★★★
Peki; sırada ne var?
Sıkı durun:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Saraçhane’deki yönetim binası...
Çünkü o da aslında bir vakıf binası...
Tıpkı Bel-Tur tarafından işletilen Çamlıca Köşkü ve Hidiv Kasrı gibi...
İstanbul’un yönetimini CHP’ye kaptıran ve bunu asla hazmedemeyen
AKP iktidarının, Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla İBB’nin yönetim binasına el koymasına şaşırır mısınız?
Ne yapacak?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu suç örgütü kurup yönetmekle yargılandığı mahkemede önceki gün söz alarak, “İddia makamı bu dosyadaki tek suç örgütüdür” demişti.
Savcı Bey, aradan bir gün geçtikten sonra İmamoğlu’na yanıt verdi:
“Haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz!”
Tam 45 yıllık gazeteciyim.
Onlarca duruşma izledim; hiçbir yargı mensubunun sanıkları böyle tehdit ettiğini görmedim.
Sayın Savcı’ya iki sorum var:
Bir: İmamoğlu’na yanıt vermek için neden bir gün beklediniz?
İki: Tehditten oluşan bu ifadelerinizin hukuktaki karşılığı nedir?
GÜNÜN SORUSU
Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonuna dün kaldığı yerden devam edildi... Bu operasyonların “teşhir” amacını taşıdığına inandığım için, gözaltına alınanların isimlerini yazmıyorum. Sorum İçişleri Bakanı’na:
Bir gün sonra salıverilmesi kesin olan bu insanları teşhir etmeyi gerçekten doğru buluyor musunuz? Siyaset, adalet ve emniyet teşkilatlarının içindeki uyuşturucu müptelalarını da tek tek yakalayıp teşhir etmeyi düşünüyor musunuz?