Daha fazla bile olabilir. Birlikte de çalıştım; TELE 1’de aralıklı olarak çeşitli programlar yaptım...
Merdan, öncelikle çok iyi bir araştırmacıdır, bilebildiğim kadarıyla 16 kitaba imza atmıştır. Hepsi titiz bir araştırmanın ve Türkiye sevdasının dışa vurumudur. Burada tümünü anlatmam olanaksız ancak son iki kitabı “İçtihad Kapısı-İslam Dünyasının Süren Ortaçağı” ve İslamo-Faşizm” İslam dünyasının yüzyıllardır yaşadığı çıkmazları ve Siyasal İslam’ın Türkiye’yi nasıl bir felakete sürüklediğini anlatan değerli araştırmalardır.
Ayrıca. “Liberal İhanet”, “Türkiye neden feda edildi”, “Medya nasıl kuşatıldı”, “Bir ABD Projesi Olarak AKP-Operasyon Partisi”, kitaplarının yalnızca isimleri bile Merdan’ın kişiliği ve duruşu hakkında net bir fikir verebilir...
Özünde sosyalist, Atatürk’e sevgi ve saygı duyan, Cumhuriyetin yüz yıllık serüvenini iyi kavramış, kitaplaştırmış bir devrimcidir Merdan... Dik duruşuyla, televizyonda yaptığı cesur ve derinlikli yorumlarıyla da tanınır, bilinir...
Çok seveni olduğu gibi bizim mahalle de dahil epey sevmeyeni de vardır kanımca; bizim meslekte olması gereken de budur, “herkes bir kişiyi seviyorsa, orada bir tuhaflık vardır, akmaz, kokmaz, bulaşmaz bir karakter niçin sevilir acaba?” Diye düşünmüşümdür hep!
- Benim gözümle Merdan’ın portresi budur...
“Asla boyun eğmem!”
Merdan 27 Haziran’da tutuklandı... Neyle suçlanıyordu peki?
- Terör örgütü propagandası yapmak!
Duyduğumda acı acı güldüm; ömrü boyunca teröre karşı çıkmış, bu konuda yüzlerce makalesi, kitapları olan, bir çok konferans ve söyleşide askeri ya da sivil darbelere nereden gelirse gelsin karşı olduğunu kararlılıkla anlatan bir gazeteci “terör propagandası” ile suçlanıyordu öyle mi!
Ancak, 22 yıldır hızla “Tek Adam” sürecine doğru yuvarlandığımızı, bu proje kapsamında karanlığa mahkum olan ülkemizin “Yeni Türkiye” olarak lanse edildiğini de gayet iyi biliyorum!
Bu nedenle Merdan’ın tutuklanmasına şaşırdığımı söyleyemem; ancak sözlerinin kırpılarak, 20 dakikalık videonun 4-5 dakikaya indirilmesi, savcının bu montajlanmış videoyu delil olarak kabul etmesi ve tüm suçlamaları montajlanmış bu videoya dayandırması, hukukçular tarafından “yok artık” şeklinde yorumlandı!
Merdan’ın avukatı videonun 20 dakikalık bölümünü savcıya ve ardından mahkeme heyetine sunmasına karşın, savcı montajlanmış şeklini dikkate alıp tutuklama istedi, mahkeme heyeti de gerçek videoyu değil, savcının izlediği montaj videoyu dikkate alarak tutuklama kararı verdi!
Merdan, Silivri Cezaevi’ne gönderildi ve ilk mesajını avukatı aracılığı ile verdi:
- Asla boyun eğmem!
Kaçma şüphesi varmış!
Bunun karşılığında cezaevi yönetimi ne yaptı peki?
Dokuz gündür hapishanede olan Merdan’a ne televizyon ne de gazete alma izni verilmedi! Bunu okuyunca, Anadolu’da çok meşhur olan bir deyiş geldi aklıma:
- Zulmün artsın!
Tabi ki, hukuk fakültelerinde derslere konu olabilecek tutuklama kararına itiraz edildi. Sonuç ret kararı oldu. Gerekçesi neydi üst mahkemenin peki?
- Sanığın kaçma şüphesi!
İşte bu beni kahkahalara boğdu. Yahu Merdan’ı kovsan gitmez hiçbir yere; kapıdan kovsan bacadan girer! Emim bunu duyunca o da basmıştır kahkahayı... Benim bildiğim Merdan’ı böyle yıkamazsınız, diz çöktürmezsiniz efendiler, sevgili Balbay’ın Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde önceki gün yazısına attığı muhteşem başlık, durumu çok açık ve net biçimde anlatıyordu:
- Yanardağı söndüremezsiniz!