Ahmet Takan
28 Mayıs 2022

Bakan Nebati gün sayıyor olabilir…


AKP ve MHP’nin Meclis’e sundukları ‘sosyal medya’ kanun teklifi:

Türk Ceza Kanunu’na eklenen yeni bir madde ile “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu tanımlandı. Buna göre “sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse”, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.

Bu ne demek oluyor?

Tayyip Erdoğan’ın, Fahrettin Altun’un, İbrahim Kalın’ın, Binali Yıldırım’ın, Numan Kurtulmuş’un, saray divanı üyelerinin söylediklerinden gayrısını yazmak bundan sonra suç olacak!.. İstersen en baba belgeleri ortaya dök, kanunlaşacak madde kapsamında, yargının da bağımsızlığını (!) göz önüne alınca kodesi boylamak kaçınılmaz olacak.

Yazacaklarımızı şimdiden yazalım öyleyse…  Öyle gözüküyor ki, bundan sonrası yok!..

Zamsalak olduk!..

Vitesi boşa attık yokuş aşağı süratle iniyoruz. Nereye toslayacağımız belli değil…

Gözlerinden parıltılar saçarak ekonomiyi düzeltemeye uğraş veren Maliye Bakanı Nureddin Nebati bugünlerde ortalıklarda pek görünmüyor, sesi sedası da pek çıkmıyor… Saray tarafına sordum. Sağlam kaynaklardan öğrendim ki; bakan Nebati, saray divanında Tayyip Erdoğan’dan esaslı bir fırça yemiş. Tayyip Erdoğan’ın çok asabi bir şekilde herkesin önünde Nebati’ye attığı fırça şöyle anlatıldı:

Bu göreve getirdik ekonomiyi düzelt diye. Düzeltmek bir tarafa bir arpa boyu yol gidemedin.”

Herhalde, Bakan Nebati’nin bu fırçaya ne cevap verdiğini bana sormazsınız. Çünkü, ben tahmin ettiğim için bilgiyi veren kaynaklarıma sormadım!..

★★★

Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu, çok ilginç basın açıklamaları yapıyor. Onlardan birini daha dün gönderdi. Başlığı; “Askıda Akıl”… Serdaroğlu’nun açıklamasından bazı satırlar:

“Ankara Çankaya Belediyesi, üniversite öğrencilerine ücretsiz kahvaltı ve akşam yemeği dağıtıyor! Çarşamba akşamı, arkadaşlarımla olayı yerinde görmek için yemek dağıtılan, Araplar TOKİ Yurtlar-Anıttepe (Kız)- Met Kay Plaza (Kız)-Etlik Şefkat Evi Yurt, yerleri ziyaret ettik.

Her gün üç binden fazla çocuğumuz karnını doyurmak için buralara geliyor!

Türkiye’nin çok şehrinde bu acıklı tablo her gün yaşanıyor.

Kim ne derse desin, AKP denen sabıkalı parti ne yalan söylerse söylesin, 20 yıllık AKP iktidarı çocuklarımızı, aşevleri sayesinde karın doyurmaya, anne-babaları çocuklarını beslemekten aciz bir duruma, Türkiye’yi de bir Afrika ülkesine veya Bangladeş’e döndürdüğünün ispatıdır!

AKP sözcüleri her televizyona çıktıklarında ‘Efendim, evet ülkede pahalılık ve bir kriz var ama bu bizden kaynaklanan bir durum değil. Dünyanın en büyük devletleri de krizde! Düzeltmek için çalışıyoruz’ diyor!

Böyle diyerek Türk Milletine yalan söyleyen AKP’li yöneticiler, yeryüzündeki en çirkin yaratıklardır! Bu ülkenin her vatandaşı DOĞRU Parti iktidarında ‘Vatandaşlık Geliri’ olarak pay alacaktır. Türk Milletine de devletine güvenmek yakışır, belediye aş evlerinde yemek değil…

★★★

AKP, iktidara geldiğinde, dünya üzerinde ithalat yapmadan kendi tarım üretimiyle, kendi nüfusunu rahatlıkla besleyen 7 ülkeden biri Türkiye idi.

AKP böyle bir Türkiye devraldı.

Fakat, amacı her işten yolsuzluk yapıp para toplamak olan AKP, Türk Tarımını bitirmeye karar verdi.

Uluslararası Tarım tröstlerinin emrine giren AKP, Tarım Bakanlığı’na bu tröstlerin elemanlarını getirdi. İthalat yoluyla hem kendi yandaşlarını zengin etmek, hem yolsuzluktan pay almak, hem de Türk Milletinin kaynaklarını uluslararası çetelere aktarmak artık çocuk oyuncağı idi!

Türk Milletinin sofrasından ekmeğini çalmaktan utanmayan AKP, tarımla uğraşan çiftçi sayısını yüzde 48 azalttı. Çiftçiler, topraklarını ektikçe zarar etmeye başladı. AKP, ‘Ekmesinler, paramız var, gerekirse ithal ederiz’ dedi. Çiftçilerimizin yarısı haklı olarak üretimden vaz geçti!

İşte AKP’nin ülkeyi getirdiği nokta, bir tarım ambarı olan Türkiye’yi Bangladeş’e döndürmek oldu.

Bir devletin vazgeçemeyeceği, öteleyemeyeceği iki görevi vardır:

Kendi insanını her hal ve şartta besleyebilmek,

Bu zor coğrafyada ayakta kalabilmek için, savunma sanayisini millileştirmek…

Dünyada, kendi milletini yıkıma sürükleyen bir yönetim ararsanız, AKP’den insafsızını bulamazsınız.

Önce, Neoliberal politikalar uygulayarak, Türkiye’yi ithal ekonomisinin kucağına attılar. Piyasadaki likidite bolluğunu kullanıp, borcumuzu 3’e katladılar!

Borç alınan paraları, taşa toprağa, imar hırsızlıklarıyla yol bulmaya yönelttiler.

Çaldılar, soydular, sattılar yetmedi, 10 milyon sığınmacıyı sırtımıza yüklediler, milyarlarca dolarımızı Ortadoğu’nun itine, kopuğuna, kaçakçısına verdiler.

Türk Milletinin olanı verdiler ellere, bize başımızı vurmak kaldı yerlere!

Askıda Ekmek, AKP-MHP’nin eseri! İnsanlarımızı ekmeğe muhtaç hale getirdiler!

★★★

Rifat Serdaroğlu Cumhur İttifakı’nın sansür yasası çıktıktan sonra gerçekleri haykıramayacak.  O, yine de söylemeye cesaret etse bile belki bizler korkup uzak duracağız. Bugün ne kadar yazabilsek kârdır!.

Rifat Serdaroğlu açıklamasının sonunda, “Yakın zamanda, tüm muhalefet siyasi partilerinin alıp kullanabilecekleri “ASKIDA AKIL” programımızı sunacağız” diyor.

Bu “Askıda Akıl” nasıl bir proje çok merak ettim. Açıklandığında okurlarımızla paylaşacağım.

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

 

Yazarlar

Bakan Nebati gün sayıyor olabilir…
Ahmet Takan