Aylardır ücretlerini alamadıklarını belirten Yıldızlar SSS Holding’e bağlı maden işçileri, seslerini duyurmak amacıyla Eskişehir’den başlattıkları yürüyüşü Ankara’ya taşıdı. Bakanlık binası önüne gelen işçiler, burada polis barikatı ve yoğun güvenlik önlemleriyle karşılaştı. Yaşadıkları mağduriyeti görünür kılmak isteyen işçiler, üzerlerindeki kıyafetleri çıkararak oturma eylemi başlattı.

“Açız ve çıplağız” sözleriyle tepki gösteren madenciler, taleplerini net şekilde sıraladı. İşçiler, ücretlerinin eksiksiz ödenmesi, gözaltındaki arkadaşlarının serbest bırakılması ve işten çıkarılanların yeniden işe alınması halinde eylemlerini sonlandıracaklarını açıkladı.

Hakları teslim edilene kadar yemek yememe kararı aldıklarını belirten grup, açlık grevine başladıklarını duyurdu.

İLAÇ VE BATTANİYEYE İZİN VERİLMEDİ

Madencilerin eylem yaptığı alana ilaç ve battaniye gibi temel ihtiyaç malzemelerinin girişine izin verilmediği öğrenildi. İşçilerin gece boyunca zor koşullar altında beklemek zorunda kaldığı belirtildi.

110 MADENCİ GÖZALTINA ALINDI

İşçilerin barışçıl oturma eylemine emniyet güçleri müdahale etti. Bakanlık önünde bekleyişini sürdüren gruba polis cop ve biber gazıyla müdahalede bulundu.

Dün yaşanan olaylarda 33 kişinin gözaltına alınmasının ardından, bugün de eylemlerine devam eden 110 madencinin gözaltına alındığı bildirildi.

“PATRONU KORUMAK İÇİN İŞÇİYİ CEZALANDIRIYORLAR”

Eylem sırasında konuşan madenciler, aylardır süren mağduriyetlerine dikkat çekti. İşçiler, holding yönetimine yönelik herhangi bir yaptırım uygulanmadığını savunarak, hak arayan çalışanlara polis müdahalesinde bulunulmasına tepki gösterdi.
Madenciler, kendilerinden emek talep edildiğini ancak ücretlerinin ödenmediğini belirterek, yetkililere çağrıda bulundu ve haklarını talep ettiklerini ifade etti.

ÖCALAN'A SERBEST MADENCİYE YASAK 

Türkiye’de son günlerde iki farklı eyleme yönelik güvenlik güçlerinin tutumu tartışma yarattı. Bursa’nın Gemlik ilçesinde idari yasak kararına rağmen terör örgütü lehine sloganlar eşliğinde düzenlenen yürüyüşe güvenlik güçlerinin müdahale etmemesi, kamuoyunda geniş çaplı tepkilere yol açtı. Kaymakamlığın "güvenlik riskleri" gerekçesiyle 19–25 Nisan tarihleri arasında tüm eylem ve etkinlikleri yasaklamasına rağmen, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması talebiyle yapılan yürüyüşte emniyetin takındığı pasif tutum, yasakların uygulanabilirliği konusundaki soru işaretlerini beraberinde getirdi.