ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA)  Artemis II mürettebatında yer alan astronotlar, 10 günlük uzay yolculuğunun ardından Cumartesi günü Pasifik Okyanusu’na iniş yaptı. Dört astronotun sağ salim Dünya’ya döndüğü görevde, Ay’ın jeolojisine ışık tutabilecek binlerce fotoğraf da kayda alındı.

Bilim insanları, elde edilen görüntüleri incelemek için çalışmalara hazırlanıyor.

AY YÜZEYİNDE YEŞİL VE KAHVERENGİ LEKELER GÖRÜLDÜ

Astronotlar, görev sırasında Ay yüzeyinde yeşil ve kahverengi tonlarda farklılıklar gözlemlediklerini aktardı.

Kanada’daki Western Üniversitesi’nden krater uzmanı ve gezegen jeoloğu Gordon Osinski, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, insan gözünün kamera sistemlerine kıyasla farklı algısal avantajlara sahip olabileceğini vurgulayarak "Ay yüzeyinde renk olduğunu biliyoruz" ifadelerini kullandı.

Mürettebat ayrıca çarpışma kraterleri, eski lav akıntıları ve Ay’ın milyarlarca yıllık evrimini yansıtan yüzey çatlaklarını görüntüledi. Renk, parlaklık ve doku farklılıkları da ayrıntılı biçimde kayıt altına alındı.

İNSAN GÖZÜNÜN DOĞRUDAN GÖREMEDİĞİ BÖLGELER KEŞFEDİLDİ

Yaklaşık 7 saatlik geçiş süresinde Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Kanada Uzay Ajansı astronotu Jeremy Hansen, toplamda yaklaşık 10 bin fotoğraf çekti. Görev kapsamında Ay’ın en yakın noktasına yaklaşık 6 bin 545 kilometre mesafeye kadar yaklaşıldı ve daha önce insan gözünün doğrudan görmediği bölgeler görüntülendi.

ALTI ÇARPIŞMA FLAŞI GÖZLEMLENDİ

Jeologların dikkatini çeken bir diğer önemli bulgu ise Ay yüzeyinde tespit edilen meteorit çarpışma flaşları oldu. Mürettebat, Ay’ın karanlık tarafında altı ayrı çarpışma flaşı gözlemledi.

Bu flaşların, uzay kayalarının Ay yüzeyine çarpması sonucu oluşan anlık ışık patlamaları olduğu belirtildi.

Osinski, gözlem koşullarının son derece elverişli olduğunu ifade ederek, mürettebatın Ay’ın aydınlık ve karanlık bölgelerini ayıran “terminatör” hattı üzerinden geçmesinin kontrastı artırdığını ve bu sayede flaşların daha net tespit edildiğini söyledi. İncelemelerin ilerlemesiyle birlikte çarpışmalara ait kraterlerin de belirlenebileceği değerlendiriliyor.

İNSAN GÖZÜNÜN UZAYDAKİ ÖNEMİ

Artemis II görevi, Apollo 17’den bu yana insanlığın Ay’a ilk dönüşünü temsil ediyor. Bu durum, misyonun bilimsel değerini önemli ölçüde artırıyor.

Mürettebat, Ay’ı yakından gözlemleyen yalnızca 28 kişilik seçkin grubun yeni üyeleri olarak kayıtlara geçti. Apollo döneminde bilinmeyen krater etkileri, su buzu ve yüzey bileşimi gibi güncel bilimsel veriler, astronotların gözlemlerine yeni bir derinlik kazandırdı.

Osinski’nin yıllarca eğitim verdiği ekip, özellikle sözlü gözlem becerileri ve volkanik ile çarpışma süreçlerini ayırt etme konusunda yoğun bir hazırlık sürecinden geçti. Jeremy Hansen, daha önce Osinski ile Kanada’daki uzak krater keşiflerine katılmıştı. Christina Koch ve yedek astronot Jenni Gibbons da 2023 yılında Kuzey Labrador’daki Ay benzeri krater çalışmalarında yer aldı.

ARTEMİS IV İÇİN HAZIRLIK

Artemis II’den elde edilen görüntülerin, 2028 yılında Ay’a inişi planlanan Artemis IV görevi için temel veri oluşturacağı belirtildi.

Osinski, yüksek çözünürlüklü 400 milimetrelik lenslerle çekilen fotoğrafları NASA’nın Ay yörünge uydularından gelen verilerle karşılaştırmayı planlıyor.

NASA’nın baş keşif bilim insanı Jacob Bleacher ise ticari iniş görevlerinin gelecekteki çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti. Firefly Aerospace’in Blue Ghost aracı 2025 yılında Ay’a inerek 60 gün boyunca görev yapmıştı.

Bleacher, ticari görevlerin önemine dikkat çekerek, "Onlardan kayda değer veri edindik" dedi. 2028’e kadar daha fazla özel şirketin Ay’a iniş yapmasının beklendiği de bildirildi.