Ahmet Takan
8 Nisan 2021

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni bir daha okuyun!..


Emekli Amiraller darbe mi yapacak diye kafa patlatıyorduk!..

-6 Nisan Salı günü, Yunanistan Başbakanı Libya’ya gitti ve Trablus’ta Libya’nın yeni hükümet yetkilileriyle görüştü.

Yunan başbakanı, Libya hükümetinden Türkiye ile 2019 yılı sonunda imzalanan deniz yan sınırı anlaşmasını iptal etmesini istedi.

-Aynı gün yani 6 Nisan Salı günü, İtalya’nın yeni başbakanı da ilk yurt dışı ziyaretinde Libya’daydı. Trablus’ta yeni Libya geçici hükümet yetkilileriyle görüştü. Liderler, iki ülke arasında enerji, altyapı inşası, göç sorunu ve güvenlik konularında anlaştıkları mesajını verdi.

AB uzun süredir, “Yabancı savaşçılar Libya’yı terk etsin” diye bastırıyor. “Yabancı savaşçılardan” kasıtları; Türk askerleri.

Libya’da ve Akdeniz’de saray politikalarını savunan emekli Amirallerden bazılarının imzaları var o bildiride

★★★

Savunma Bakanı Hulusi Akar yine çok sertleşmiş… Ama içerdekilere!..

Yandaş medyanın kalemlerinden öğrendik ki; “Bu olayların üst üste gelmesi bir plan mı, program mı, tesadüf müdür. Bunlardan ziyade somut, mekanik olaylara bakacağız. Yetkisi, sorumluluğu, görevi olmadan bu insanlar bir araya gelmişler. Mekanizmanın nasıl olduğunu savcılık ortaya çıkaracak. İlk metni kim hazırladı, nasıl dağıttı belirlenecek. Bu işe katılmayan 86 emekli amiral de var. Onlar girmiyor bu işe. Mekanizma nasıl oluştu onu anlamaya çalışıyoruz. Bunun arkasında ne var, başka şeyler olabilir, başkaları bundan örnek alabilir. Bunlar okumuş, yazmış insanlar, yaptıkları işin nereye varacağını bilmek zorundalar. Dolayısıyla bunun bedeli neyse ödeyecekler” demiş…

“Bedeli neyse ödeyecekler” çok ağır bir tehdit… 2002 yılından bu yana kurulan kumpaslarla kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ağır bedeller ödetiyorlar.

”Kadın pazarlamacısı” yaptılar…” Casus” yaptılar… “Darbeci” yaptılar… “Terörist” yaptılar… Türkiye’nin ana kolonu olan TSK’yı dinamitlemek için ne türlü dümen çevirmek gerekiyorsa hepsini denediler. Neler oldu?

Suriye bataklığına battık…

Irak’ın kuzeyinde Kürt devletine sus pus olduk…

Ege’de topraklarımızı Yunan’a kaptırdık…

Akdeniz’de Ege’de ayağımızı denize sokamayacak hale geldik…

Terörist başı Öcalan “sayın” oldu…

Şehitlerimize “kelle” denildi…

Vatan topraklarında terörist leşleri için şehitlik adı altında törenlerle mezarlıklar yapıldı…

Terör örgütü, Türk vatanında vergi daireleri kurup “vergi” adı altında haraç topladı…

Terör örgütü, mahkemeler kurup hak dağıtmaya kalkıştı…

Andımız yasaklandı…,

T.C ibaresi devlet dairelerinden söküldü…

15 Temmuz hain darbe girişimini yaşadık…

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kamuflajlı Türkiye tipi Baas rejimine geçiş yaptık!..

★★★

Her kritik kavşak öncesi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kuruldu. Bedelleri hep beraber ödedik!.. Korkarım ki; tarih kritik kavşaklar öncesinde kurulan kumpasları ve nelere mal olduğunu acı acı yazacak!..

‘Türküm’ demeye korkar olduk!..

Gerçekten ağır bedeller ödendi… Ödeniyor… 15 Temmuz hain kalkışması sırasında bir süre FETÖ’cü hainlerin esir aldığı sert adam Hulusi Akar’ın “Bedel ödeyecekler” dediği ne/neler ise onları da yaşayarak göreceğiz elbette…

Ağaca balta vurmuşlar, “Neyleyim sapı bendendir” diye inlemiş!..

“BOP eş başkanlığı” ile başladı bu macera… Uluslararası güçlerin hain emellerine hizmet eden her kumpasta Türkiye’nin temel kolonuna kazma vuruldu… Mehmetçik “tu kaka” edildi!.. Halk öz evlatlarından, askerlerinden soğutuldu… Asker Millet Türk milleti, teba millet haline getirildi.

★★★

BBC  News Türkçe’de dün “Uluslararası Af Örgütü: Türkiye’de hükümet trol orduları kurdu” diye bir haber gördüm. Ne de güzel değil mi!.. SADAT’dan sonra trol ordusu!..

Haber, “Uluslararası Af Örgütü, 2020/2021 raporunu yayımladı.

Covid-19 salgının tüm dünyada etkisini gösterdiği 2020 yılında ‘hükümetlerin salgınla mücadele yöntemini eleştiren sağlık çalışanlarını ve gazetecileri hedef alan’ ülkelerin sıralandığı raporda, ‘Arnavutluk, Ermenistan, Belarus, Bosna-Hersek, Macaristan, Kazakistan, Kosova, Polonya, Rusya, Sırbistan, Ukrayna, Türkiye ve Özbekistan’da bu durumun örneklerinin yaşandığı’ belirtildi:

“Türkiye’de hükümet trol orduları kurdu ve kamuoyunun dikkatini belirli web siteleri, hesaplar ve ‘sakıncalı bilgilerden’ uzak tutmak için çevrimiçi sınırlandırmalara ve yanlış yönlendirmelere başvurdu…” diye devam ediyor.

Ha, bu arada çok dikkatimi çeken bir şey var;

Emekli Amiraller bildirisinin gece yarısı yayınlanması ile birlikte gayet organize ve toplu halde hareket eden iktidar borazanları, “herkesin tanıdığı çok ünlü üst düzey bir Amiralin kendilerine gelerek bu bildiriye imza atmadığını” dile getirdiğini avaz avaz söylüyorlar… Kimmiş bu üst düzey Amiral?.. Üst düzey Amiral nasıl bir rütbeyse, ilan edin de kim olduğunu, bitsin bu hasret!..

Yandaşların elini kolaylaştırayım:

Bu üst düzey Amiral (herhalde emeklidir)  açıklanması beklenen kabine de Denizcilik Bakanı olmak istiyor mu?.. Yoksa Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığı veya büyükelçiliğe fit mi?..

Gençliğe Hitabe’nin son satırlarına geldik herhalde!..

★★★

Ulu Tanrı,  tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar.  Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni bir daha okuyun!..
Ahmet Takan