Can Ataklı
21 Eylül 2021

Artık AKP’liler bile böyle konuşuyor


BUNU YAZMAK GEREK

Artık AKP’liler bile böyle konuşuyor

Her gün halkın içindeyim.

Herkesle sohbet ediyorum, bazen dert dinliyorum, bazen “ne olacak bu işin sonu?” sorularına cevap yetiştirmeye çalışıyorum.

Daha önceleri de yazdığım gibi çoğu kez benimle aynı görüşte olmayan, AKP’li, MHP’li ya da muhalif olsa da temelde anlaşamadığım görüşleri savunan vatandaşlarla da çok hoş sohbetlerim oluyor.

Açık söyleyeyim şu ana kadar benimle aynı görüşte olmayan hiç kimsenin kötü veya nezaketsiz bir davranışına tanık olmadım.

Son günlerde hem birebir konuştuğum hem de oturduğum yerlerde kulak misafiri olduğum AKP’lilerden inanılmaz çıkışlar duyuyorum.

Anlaşıldığı kadarıyla artık AKP’ye oy verenlerin de burasına gelmiş.

Bir yıl öncesine kadar sokakta konuştuğum insanlar çekingen davranır “Sizi dinliyorlardır, bizim de başımız derde girmesin” derlerdi mahcup ifadelerle.

Artık bu bitti.

Vatandaş iktidardan rahatsızlığını artık korkmadan dile getirmeye başladı.

Ama daha önemlisi AKP’li olduğunu bildiklerim de bulundukları yere bakmadan rahatsızlıklarını yüksek sesle söyleyebiliyorlar.

İki gün önce duyduklarımdan aklımda kalan bazı cümleleri topladım.

Bakın neler söylüyor artık AKP’liler bile:

– Biz AKP’nin kuruluşundan beri yönetimdeyiz, bizimle siyasete başlayanların nasıl zengin olduğuna şahit olduk. Biz ne adamlarının nerelere geldiklerini, ne paralar kazandıklarına, karılarının çocuklarının nasıl lüks arabalara bildiğine gözümüzle gördük.

– Biz 3 Y’yi ortadan kaldıracaktık. Bunlar Yoksulluk, Yasaklar, Yolsuzluk’tu. Oysa şimdi bunların hepsini biz dibine kadar yapıyoruz.

–  Tarikatların emrine girdik. Devleti onlara teslim ettik, sonuç ortada.

–  HDP ile açılım sürecine tüm uyarıları dikkate almadan biz girdik. Tüm tavizleri verdik. Askeri kışladan bayrağımızı indirdiler, ağzımızı açmadık. Apo’nun mesajlarını meydanlarda okuttuk, gıkımız çıkmadı, sonra da bunları biz yapmamış gibi siyasi olarak HDP ile görüşen CHP’yi vatan haini ilan etmeye kalkıyoruz.

– Afrika’ya, oraya buraya yardım yapıyoruz. Kendi vatandaşımız aç. Birçok tanıdığım insan Afrikalılardan daha kötü durumda.

– Çocuklarımız iş arıyor ama ayrıcalıklı bir kesimin böyle bir derdi yok.

–  Üstelik doymak bilmiyoruz. Bir maaş yetmiyor, iki maaş, üç maaş, on maaş alan varmış. Onlar da yetmiyor tüm yakınlarını işe alıyorlar, vatandaşın çocuklarının iş peşinde ömürleri geçiyor.

– Abi biz Genelkurmay Başkanı’nı terörist diye hapse attık yaa, daha ötesi var mı? Sonra da masum diye berat ettirdik. Böyle bir saçmalığı bugüne kadar hangi hükümet yaptı?

– Korona’da milleti evlere kapattık, beş kuruş yardım yapmadık. Yardım almak için Somalili mi olmaları gerekiyor?

Görünen o ki AKP sadece erimekle kalmıyor, bizzat kendi seçmeni en ağır eleştirileri yapma cesareti buluyor artık.

Korku imparatorluğu da bir yere kadar tabii.

KOMİK

AKP nihayet kendine göre bir araştırma bulmuş

Aylardır yapılan “bugün seçim olsa”  kamuoyu anketlerinin ortak noktası AKP’nin hızla eridiği yönündeydi.

Hatta öyle ki çoğu saraydan yönetilen araştırma şirketleri bile bu erimeyi saklayamıyordu.

Biraz daha cesur olanları, anketleri aldıkları sonuçların üzerine üç dört puan ekleyerek yayınlıyordu.

Buna rağmen AKP’nin hızla çöktüğü gerçeğini saklayamıyorlardı.

Saray da bu konuda uzun süredir sessizdi.

Ara sıra bazı danışmanlar ve tabii MHP Genel Başkanı seçimi yine kazanacaklarını söylüyor ama gerçeğin öyle olmadığını biliyorlardı herhalde.

Dün bir baktım haber sitelerinde “Erdoğan’ın önündeki anket” başlıklı haberler var.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, saray medyası ile Erdoğan’ın masasındaki olduğunu söylediği son anketi paylaşmış.

Dağ’ın iddiasına göre AKP’nin oyları şu anda 40-41 civarındaymış.

Hamza Dağ bazı gerilemeler yaşandığını söylemiş “En fazla 3, 4 puan gerileme oldu. 38’in altına hiç inmedi. Şu anda 40, 41 civarında. Cumhur İttifakı şu anda 50’nin üzerinde” demiş.

AKP enel başkan yardımcısı AKP’nin düşük gözüktüğü anketleri yapan firmaların yeni peydahlandığını ileri sürerek “Şu anki anketler tam manipülasyon. Biz, bizdeki verileri biliyoruz” diye konuşmuş.

Dağ’a göre CHP’nin şu anki oyu 15 veya 16 dolayındaymış.

Seçim yaklaşıyor galiba, AKP yeniden anketlere sarıldığına göre…

İRONİ

“Tayyip Bey aramızda bir sen eksiksin”

Bu güleç insanları belki ilk anda tanımayabilirsiniz.

Çünkü onları bu kıyafetler içinde görmeye pek alışkın değiliz.

Gerçi ülkemizin jet sosyetesi Avrupa ülkelerinin en lüks mekânlarında bu kişilere rastlamışlardır ve çok daha farklı giysiler içinde de görmüşlerdir.

Ama genel kamuoyu böyle bir fotoğrafı pek sık göremez.

Peki kim bunlar?

Sol baştaki Katar emiri Şeyh Tamim.

Erdoğan’ın çok yakını.

AKP Genel Başkanı biliyorsunuz dünyadaki en çok dış gezisini bu ülkeye yapıyor.

Ortadaki Suudi Arabistan’ın gelecekteki kralı Prensin Selman.

Soldaki ise Birleşik Arap Emirliği’nin güvenlik şefi Tahnun. Bu kişi kral ya da şeyh değil ama ülkesinde en az onlar kadar güçlü.

Şortlarını çekmişler altlarına, birlikte tatil yapıyorlar.

Bu üçlüden ikisi aslında AKP Genel Başkanının hasmı.

Ancak Amerika’nın yeni başkanı bir talimat verdi ve AKP Genel Başkanı ilk yakınlaşmasını Birleşik Arap Emirliği ile yaptı.

Sırada Suudi Arabistan var.

Yakındır “katil” dediği Prens bin Salman’la ilişkiye girecektir.

İşte o zaman bu fotoğraf dört kişi ile çekilir.

Tabii Erdoğan şort giyer mi, onu bilemem.

NOT: Üçü de en koyu Müslümanlığın hüküm sürdüğü Arap ülkesinin en etkili isimleri. Ama nedense tesettüre uymamışlar. Demek ki tesettüre uymak da fakir fukara işi, şeyh, kral falan olunca hiçbiri takmıyor bunları.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

Bu kadarı ne devlet adamlığına ne ahlaka sığar

Ankaralı bir gazeteci dostum bilgi notu geçmiş.

Aynen şunları yazmış:

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 5000 adet açık hava ilan panosu (billboard) ile 3000 adet kapalı otobüs durağının 10 yıllık süreyle kiraya verilmesini istedi. Aylık 2.5 milyon TL’lik gelir AKP ve MHP oylarıyla engellendi.

Peki, ne demek şimdi bu?

Ne olduğu ortada.

AKP hasbelkader Ankara’da meclis çoğunluğunu elinde tutuyor.

Ama Büyükşehiri kaybetti.

Şimdi Ankara halkından intikam alıyor.

Yoksa belediyeye gelir getirecek bir öneri neden geri çevrilsin.

Tabii o belediye meclis üyelerinin düşüncesi değildir muhtemelen bu.

Emir yukarıdan geliyor.

Ülke yönetiminde devlet adamları olmayınca işte bu tür ilkel öç alma eylemleri yapılıyor.

Tabi bu aynı şekilde ahlâk dışı bir durum.

Ama orasına bakan zaten olmaz AKP’de.

Ayrıca şunu da ekleyeyim, Ankara’daki durum İstanbul için de geçerli.

Hatta İstanbul halkından intikam almaya çalışan AKP kentin çok daha gerekli ihtiyaçlarının karşılanmasını engelliyor.

Çok merak ediyorum, bu kadar ahlak dışı işlere sırf emir yukarıdan geliyor diye boyun eğenler yarın öbür gün halkın karşısına çıktıklarında ne diyecekler?

Şu söyleyeyim, bu tür karakterler o günler geldiğinde emir aldıklarını anında satarlar, bir de üste çıkarlar.

ÜZÜLDÜM

Zamansız ölümün bu kadarı da olur mu?

Bir arkadaşım aradı öğle saatlerinde.

“Biliyorum çok üzüleceksin ama Şahin Mengü ölmüş” dedi.

İnanamadım.

Daha birkaç gün önce aramıştı.

“Haydi artık” demişti, “Hangi kanala çıkacaksan çık artık, bizi bu kadar mahrum etmeye hakkın yok.”

En zor günlerimde moral desteği vermişti hep.

“Senin başını bunlar derde sokmak isteyebilirler. İstersen bana bir vekâletname gönder isteğin an yanında olurum” demişti.

Hiç ihtiyaç olmadı gönderdiğim vekâletnameye ama bu desteğini bile unutmam mümkün mü?

İstanbul’a geldiğinde öğle yemeklerinde buluşurduk.

Çok kendine has bir isimdi.

Derin bilgili siyasetçiydi, gerçek bir Atatürkçüydü, cumhuriyet aşığı idi, çok iyi bir dosttu, çok iyi bir babaydı.

CHP’den itilmiş olmaktan dolayı mutsuzdu, başta CHP olmak üzere muhalefetin etkisiz kalmasından olağanüstü üzüntü duyuyordu

73 yaşın getirdiği bazı sağlık sorunları dışında benim bildiğim rahatsızlığı yoktu.

Gündüz düşmüş, gece burnu kanamaya başlamış, beyin kanaması geçiriyormuş meğer.

Ama ecel bu.

Hiç olmadık yerde yakaladı sevgili Şahin ağabeyi.

Çok sevdiğim bir büyük dostumu yitirdim.

Başta ailesi olmak üzere herkesin başı sağ olsun.

Mekânı cennet olacaktır eminim.

ÖNERİ

Ortaya çıkan tek cumhurbaşkanı adayı ile tanıştım

Doktor Serdar Savaş “bağımsız cumhurbaşkanı adayı” olduğunu açıkladı.

Eğer 100 bin imzayı bulursa muhalefet partilerine giderek “ortak aday gösterilmesini” önerecek.

Serdar Savaş’la hafta sonunda tanıştım.

Açık söyleyeyim niteliklerini öğrenip, fikir, görüş ve önerilerini de dinleyince hayli etkilendim.

Serdar Savaş’la ilgili görüşlerimi ve önerilerimi Youtube kanalımdaki sohbette anlattım.

Buraya da yazmak yerine size o sohbeti izlemenizi tavsiye ederim.

Bakalım sizin bu konudaki görüşleriniz ne yönde olacak.

 

Yazarlar

Artık AKP’liler bile böyle konuşuyor
Can Ataklı