Suriye’de işgal ettiği bölgelerden çekilmek zorunda kalan SDG’liler yani Suriye’deki PKK’lılar; büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor!

Amaçları ABD’nin himayesinde Suriye’de, Türkiye sınırına yakın bir Kürt devleti kurmak ve bunu Türkiye’nin içlerine doğru büyütmekti.

Ama ABD, bölgede onlardan daha iyi bir “yeni kukla” bulunca... Yani Suriye’nin yeni yönetimiyle anlaşınca, bunları bir kalemde sildi!

Böyle olunca da arkadaşların “Büyük Kürt Devleti” hayali suya düştü.

Tam “Olduk” derken, “öldük” diyecek hale geldiler.

Sonuçta hem DEM’liler, hem de PKK’nın bütün versiyonları faturayı Türkiye’ye kesti.

Kendilerine yöneltilen askeri operasyonların ardında Türkiye’nin olduğunu iddia ederek sert eleştirilere ve gösterilere başladılar.

★★★

MHP lideri her ne kadar yumuşak davranmaya devam etse de terör örgütü yandaşları önce sınırdaki bayrağımızı gönderden indirdi. Ardından Mersin’de bir yürüyüş düzenlediler ve havaya açılan ateş sonucu, kendilerini balkondan izleyen bir kişinin ölmesine neden oldular.

Son olarak da Diyarbakır Emniyeti’nin kapısında bomba patlattılar.

Ne diyordu Bahçeli?

“Kardeşiz...”

Alın size kardeş!

İstediğini elde edemeyince çirkinleşen, saldırganlaşan katiller örgütü...

★★★

Bahçeli daha iki gün önce bile “eli kanlı katil”den “kurucu önder”e nasıl geldiklerini böbürlene böbürlene anlattı ya...

İşte; PKK’nın da... PYD’nin de... YPG’nin de... KCK’nın da... Yeni adıyla SDG’nin de...

Ve onların Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi kanadı DEM’in de gerçek yüzü budur!

Ne sosyalizm umurlarında bunların, ne demokrasi, ne de barış...

Tek dertleri Kürt ırkçılığı yapmak ve yeni bir devlet kurup bölgedeki rantı ele geçirmek...

Ne demiş atalar?

Katranı kaynatsan olur mu şeker? Cinsini sevdiğim, cinsine çeker!

★★★

Önce bu eşkiyaların yaptığını “savaş” kabul edip...

Sonra “barış” için bu katillerle masaya oturan...

Çetebaşlarına da “kurucu önder” diyen pabucumun milliyetçilerine gelince...

Düşün bu milletin yakasından!

Okunmuş uyuşturucu!

Polis bir süre önce AKP’nin eski Kayapınar İlçe Başkanı Servet Can’ı Van’dan Diyarbakır’a 44 kilo uyuşturucu götürürken yakalamış...

Bu arkadaş aynı zamanda “korucu”ymuş...

Ayrıca “dini bütün bir Müslüman”mış...

O kadar dindarmış ki; uyuşturucuyu araca yükledikten sonra bir türbeye gidip dua ettiği bile tespit edilmiş...

Herhalde uyuşturucuları okuyup üflemiş!

★★★

Tekrarlayayım:

Adam hem iktidar partisinin üyesi, hem devletin maaşlı ve silahlı güvenlik elemanı, hem koyu dindar, hem de uyuşturucu kaçakçısı...

Böylesine “saçma sapan bir karakter”i “Benim” diyen bir roman yazarı bile uyduramaz...

Sözüm bu arkadaşın böylesine yetenekli bir “cambaz” haline gelmesinde “emeği geçen” herkese:

Eserinizle gurur duyuyor musunuz?

Stadı havuz yaptı!

AKP’yle yakınlığıyla bilinen ve iktidarın en çok ihale verdiği beş müteahhitlik firmasından biri olan Limak A.Ş. üç yıl önce

Barcelona’nın ünlü stadı Camp Nou’nun yenilenme inşaatını 900 milyon Euro bedelle üstlenmişti.

Sözleşmeye göre yenilemenin ilk etabını, kulübün 125’inci yıldönümü olan 29 Kasım 2024’e yetiştirecekti. Aksi takdirde her gecikilen gün için kulübe 1 milyon Euro ödeyecekti.

Tahmin edebileceğiniz gibi ne inşaat söz verilen tarihe yetişti; ne de gecikme cezası ödendi.

Ünlü işadamı Nihat Özdemir’in sahibi olduğu Limak’ın Camp Nou’daki başarısızlığı bir yılı aşkın bir süredir İspanyol medyasının gündeminde...

Sonuçta inşaatın bir bölümü nihayet tamamlandı ve kulübe teslim edildi.

Ancak bu kez de yağan ilk yağmurda basın ve protokol tribünleri sular altında kaldı.

İspanyollar bu olayı, “Rezalet” başlığıyla manşetlerine taşıdı...

Görüntüler tüm dünya medyasında yayınlandı.

Türk müteahhidin Barcelona stadını göle çevirdiği haberleri büyük ilgi gördü.

★★★

Nihat Bey, bu tür skandallara fazla kulak asmaz!

O, bugüne kadar hep kamu işyeri yaptı ve ne istediyse elde etti. Ne inşaat uzadı diye kendisine ceza kesen oldu, ne de yol açtığı çevre ve doğa felaketinin hesabını soran...

Bunlar yapılmadığı gibi, bir de devlete olan vergi borçları defalarca silindi.

Ama demek ki İspanya’da işler böyle yürümüyor...

Ne diyeyim; sadece kendisi rezil olsa “Bize ne” der geçerdik ama... Ucu yine Türkiye’ye dokundu.

GÜNÜN SORUSU

Asgari ücretin ve emekli maaşlarına yapılacak zamların belirleneceği yılın son aylarında “hızla düşen” enflasyon, ocak ayında yeniden artışa geçmiş... Bunu da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıklamış!

Sorum size: Şaşırdık mı?