Barış Yarkadaş
12 Kasım 2021

AKP’lilerin moralini bozan iki gelişme…


Cumhur İttifakı’nı oluşturan AKP ve MHP milletvekilleri, iktidarda olmalarına rağmen, heyecanlarını kaybetmiş durumdalar. Bu gerçek, zaman zaman izlediğim TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde de iktidar partisi milletvekillerinin meclis performanslarında da görülüyor.

İktidarın yaşadığı moral motivasyon eksikliğinin son örneği ise salı günü net bir şekilde ortaya çıktı. Siyaseti yakından izleyenler bilir; meclis neredeyse kurulduğu yıldan beri salı günü faaliyete başlar. O gün, partilerin liderleri grup toplantısı yapar, halka seslenir. Saat 15.00’te ise meclis açılır.

GELMİYORLAR

Ancak bu salı günü böyle olmadı. Çünkü; AKP ve MHP milletvekilleri meclise gelmedi. TBMM Başkan Vekili Haydar Akar da bu yüzden genel kurulu başlatamadı. Salonda çoğunluğun olmadığını gören Haydar Akar, meclisi açabilmek için 5 dakika ara verdi. Bu sırada, AKP ve MHP’li vekillerin genel kurula gelmesi beklendi. Ancak bundan da bir sonuç alınamadı. TBMM Başkan Vekili Haydar Akar, saat 15.15 sularında “Toplantı yeter sayısı yoktur” diyerek birleşimi ertesi güne erteledi.

MORALLER BOZUK

Bu gelişmenin ardından, AKP’de siyaset yapan etkili bir isime “Ne oluyor?, Meclis neden toplanamıyor?” diye sordum. AKP’li kaynağımın verdiği yanıt netti: “Sahadan gelen kamuoyu araştırmaları, partinin moralini bozdu. Araştırmalar, CHP ile AK Parti’nin arasındaki makasın git gide daraldığını gösteriyor. Bu da moralleri bozuyor. Genel merkezin şu an tek gündemi kamuoyu araştırmaları ve İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın sözleri…  Çünkü hiçbir araştırmadan iyi bir sonuç gelmiyor. Türkkan meselesine o yüzden bu kadar çok eğiliyorlar.”

BAKANLARIN KAVGASI

AK Partili kaynağım, motivasyon eksikliğindeki sebeplerinden birinin ise o gün medyaya da yansıyan ‘parti içi tartışma’dan kaynaklı olduğunu söyledi. Hatırlayacağınız üzere, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, artık medya önünde tartışıyor. Bu tartışmanın, partideki etkili isimleri rahatsız ettiği ve “Ne konuşulacaksa, içeride konuşulmalı” tepkisini verdikleri belirtiliyor.

Aslına bakarsanız, bu tepki de oldukça anlamsız… Zira; AKP içinde artık “konuşulacak, diyalog kurulacak ve istişare edilecek” bir mekanizma kalmadı ki…

MECLİS NEYİ KONUŞACAKTI?

Öte yandan, eğer o gün TBMM açılabilse, CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel’in 70 bin infaz koruma memurunu ilgilendiren kanun teklifi görüşülecekti. Ancak AKP ve MHP meclisi o denli işlevsiz hale getirdi ki; artık kendi milletvekilleri bile meclise gelmediği için kanun teklifi genel kurula inemedi.

İşte çok övünerek anlattıkları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’yi getirdiği nokta… İktidarı oluşturan AKP ve MHP milletvekilleri genel kurula bile gelmiyor. Kanun teklifleri görüşülemiyor, meclis halkın hiçbir derdine derman olamıyor.

SÖZ BİTTİ

Kuşkusuz bunun bir başka sebebi de şu: AKP ve MHP’nin artık halka söyleyecek bir sözü de kalmadı. TL’nin değersizleştiği, doların 10 TL’ye çıktığı, euro’nun 11 TL’den işlem gördüğü bir ortamda, zaten halkın karşısına nasıl çıkacaklar? Çıksalar bile ne söyleyecekler?

MHP’liler sahaya nasıl inecek?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin milletvekillerinin sahaya ineceği ve “CHP’nin nerede durduğunu anlatacağı”nı açıklamıştı. Bu açıklamanın üzerinden neredeyse 15 gün geçti. Ben sahada hala tek bir MHP milletvekili göremedim. Acaba bu vekiller esnafı, çiftçiyi, memuru, işçiyi, emekliyi ziyaret ediyor da ben mi göremiyorum?

Bahçeli, bu açıklamasının ardından ilginç bir söz daha sarf etti. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın bir ortağı olsa da işlevi ve üstlendiği demokratik sorumluluğu muhalefettir, bunun yanı sıra TBMM’de denge ve denetleme göreviyle mesuldür” dedi.

Bahçeli

MHP’Lİ VEKİLLERİN İŞİ ZOR

MHP liderinin bu sözleri, hayli tartışma yarattı. Kimi Bahçeli’nin Cumhur İttifakı’ndan ayrılmak için sinyal verdiğini, kimi ise AKP ile pazarlık payını artırmak için bu sözleri dile getirdiğini belirtti.

Hangi yorum yapılırsa yapılsın, ortada ilginç bir durum var… MHP milletvekilleri, Bahçeli’nin bu sözlerinden sonra “iktidarın” mı yoksa “muhalefetin vekili’’ olarak mı sahaya inecekler? İnseler bile yoksulluktan inim inim inleyen halka ne söyleyecekler?

Doğrusu benim kafam karıştı…

Türk sineması yeni kötü adamını buldu

Netflix’te yayımlanan KULÜP adlı 6 bölümlük diziyi izledim. KULÜP 1950’li yılları ve Türk Yahudi toplumunun yaşadığı sıkıntıları anlatıyor. Dizinin içeriğine yönelik değerlendirme yapmak, geniş bir yazının konusu… İçerikten bağımsız olarak söylemek gerekirse, KULÜP yoğun bir emek verilerek çekilmiş. Zira; ‘dönem dizisi’ çekmek zor ve meşakkatli bir iştir. KULÜP bunu başarmış…

KİMLER OYNUYOR?

Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci, Metin Akdülger, Fırat Tanış ve Asude Kelebek’in öne çıktığı diziyi izledikten sonra, içimden “Türk sineması yeni kötü adamını buldu” diye geçti.

Zira, “Çelebi” rolündeki Fırat Tanış, uzun süredir eksikliği hissedilen “kötü adam” rolünü olağanüstü bir performansla sergiliyor.

Yazarlar

AKP’lilerin moralini bozan iki gelişme…
Barış Yarkadaş