Barış Yarkadaş
18 Temmuz 2022

AKP’den içi boş bir mağduriyet hikayesi…


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Özel Çevirmeni’’ Fatma Gülham Abushanab için kullandığı ‘hanım kızımız’ ifadesi bir anda siyasetin gündemine oturdu.

Vay efendim; Kılıçdaroğlu nasıl olur da Fatma Abushanab için “hanım kızımız’’ dermiş!

Tartışmanın fişeğini ilk olarak Sanayi Bakanı Mustafa Varank attı. Kılıçdaroğlu’na saygı ve nezaket dışı sözler kullanarak hakaret etti.

Varank’ı AKP Sözcüsü Ömer Çelik takip etti! Çelik, Kılıçdaroğlu’nun Fatma Abushanab’ı ‘tehdit ettiği’ni iddia etti. Çelik’e göre, Kılıçdaroğlu’nun “İktidar değişince hanım kızımızı çağırıp özel görüşmelerde ne konuşulduğunu soracağız’’ demesi tehditmiş!

Bu söz niye tehdit oluyor doğrusu anlayamadım…

AKP’Yİ KORKUTAN NE?

Fatma Abushanab, ABD Başkanları Trump ve Biden’la yapılan görüşmelere ‘devlet görevlisi’ olarak girdiyse, devlete bilgi vermesinden doğal ne olabilir?

Acaba Ömer Çelik, böyle bir durumda neyin ortaya çıkmasından kaygı duyuyor ve Kılıçdaroğlu’nun sözlerini ‘tehdit’ olarak yorumluyor?

Aslına bakarsanız, Varank’ın başlattığı, Ömer Çelik’in sürdürdüğü tartışma tam anlamıyla bir cambaza bak cambaza’’ numarası…

Kılıçdaroğlu, aynı zamanda AKP eski Milletvekili ve eski Büyükelçi ABD VATANDAŞI Merve Kavakçı’nın kızı olan Fatma Abushanab’ın o görüşmelere “hangi yetki, hangi donanım ve hangi diplomasi bilgisi’’ ile girdiğini sorguluyor. Kılıçdaroğlu’nun haklı bir eleştirisi de TC Dışişleri Bakanlığı’nın bu görüşmelerde geri plana itilmesi… CHP liderinin bir kaygısı da bu ‘’özel görüşmeler’’de zabıt tutulup tutulmadığı…

CHP’NİN KAYGILARI YERSİZ Mİ?

Fatma Abushanab, belli ki; aileden biri olarak görülüyor ve “devletin sırları” dışişleri bürokrasisi yerine bu kişiye emanet ediliyor. Kılıçdaroğlu da bu duruma haklı olarak tepki gösteriyor. AKP iktidarının devlet bürokrasisinden bir şeyleri sakladığını düşünüyor.

AKP iktidarı, meselenin özünü bir kenara itip bu haklı soruların sorulmasını engellemek için içi boş bir mağduriyet hikayesi yaratmaya çalışıyor. Fatma Abushanab’ın ‘’başörtülü’’ olduğu için küçümsendiği’’ yalanını yayıyor, meselenin özünü gizlemeye çalışıyorlar.

HANIM KIZIMIZ!

Önceki gece TV 100’de de söyledim: ‘’Hanım kızımız, Anadolu’da çok kullanılan bir hitap şeklidir. Kılıçdaroğlu da saygı – sevgi içeren bu sözü kullanarak Fatma Abushanab’a bu şekilde hitap etmiştir. AKP’nin derdi, ‘mağdur edebiyatı’nın arkasına saklanmak ve dış politikadaki çöküşü saklamaktır.”

Peki AKP ‘’hanım kızımız’’ tartışmasını açarak neyin üstünü örtmeye çalışıyor?

Gelin bir de onlara bakalım…

İngiliz bakan o cesareti kimden alıyor?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Recep Tayyip Erdoğan ne zaman Trump ya da Biden’la görüşse, Türkiye bir sığınmacı akınına uğruyor” diyor.

Bu tespite ‘yalan’ diyebilecek biri var mı?

Gerçekten de öyle olmuyor mu?

Önceki gece TV’de de dikkat çektim: İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, “Başbakan seçildiğim taktirde, mültecileri Ruanda modelinde olduğu gibi Türkiye’ye de göndereceğim’’ demedi mi?

İngiliz Bakan Truss sizce bunu neye dayanarak söylüyor?

ABD ve İngiltere’nin ‘siyam ikizi’ gibi olduğu gerçeğini hatırlarsak, bu sözlerin öylesine söylenmediği bal gibi ortadadır…

Demek ki; İngiliz Bakan Truss’un güvendiği bir şeyler var…

AKP’NİN PRATİĞİ ORTADA…

Hem zaten AKP’nin çöken mülteci – sığınmacı politikası da bu sözlere zemin hazırlamıyor mu?

AB’den üç beş milyar alabilmek adına milyonlarca sığınmacı Türkiye’ye getirilmedi mi?

AKP sadece bunun değil, diğer gerçeklerin konuşulmasını engellemek için de ‘hanım kızımız’ın arkasına saklanarak demagoji yapıyor. O gerçekleri hatırlamaya devam edelim…

Türkiye’nin 15 milyar doları çarçur edildi!

AKP iktidarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sorularına yanıt veremediği için, tartışmayı başka bir zemine çekiyor. Oysa ki; Kılıçdaroğlu, İsveç – Finlandiya – NATO görüşmelerinde ne kazandınız?’’ diye soruyor.

Muhalefet bu soruyu sormayacak mı?

Verebilecek bir yanıtı olmayan AKP iktidarı, ‘Ama siz başörtülü bacımızı küçümsediniz’ diyor.

CHP lideri, Türkiye’nin 1.5 milyar dolar verip dahil olduğu F 35 projesinden çıkartılması karşısında AKP’nin içine düştüğü acziyeti sorguluyor.

CHP PARANIN HESABINI SORUYOR

Bildiğiniz üzere, ABD hem F 35’leri vermiyor, hem de Türkiye’nin yatırdığı parayı… Üstelik, Türkiye’nin kaybı sadece bununla sınırlı da değil… Türkiye, F 35 projesinden çıkarıldığı için, savunma sanayimiz 15 milyar dolarlık bir üretim kaybına uğradı.

ABD, Türkiye’ye 5. Nesil Uçak olarak adlandırılan F 35 yerine, artık miadı dolan F16’lardan vermek istiyor. ABD bununla da yetinmiyor… “Sana F 16 veririm ama bunu nerede kullanıp kullanamayacağını da ben belirlerim’’ diyor. CHP de haklı olarak AKP’ye dönüyor ve “Bu nasıl ittifak ortaklığı?’’ diye soruyor.

Rusya ile denge kurmak adına alınan ve hala aktive edilemeyen S 400’lere verilen 2.5 milyar dolar da işin cabası…

SÖZÜN ÖZÜ…

AKP içi boş bir tartışma açıyor ve ‘hanım kızımız’ üzerinden diplomasi ve dış politikadaki çöküşünü gizlemeye çalışıyor.

Ancak ne yaparlarsa yapsınlar boş…

Mızrak artık çuvala sığmıyor… AKP’nin yarattığı çöküş gizlenemiyor.

Yazarlar

AKP’den içi boş bir mağduriyet hikayesi…
Barış Yarkadaş