Ahmet TAKAN
13 Kasım 2019

AKP’den Biri MHP’nin Başına Geçer mi?..


Başkent’in siyasi kulislerinde, Tayyip Erdoğan’ın ABD dönüşü ile birlikte iç siyaset gündeminin iyice hararetleneceğine yönelik beklenti bir hayli yüksek. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın ayrı ayrı kuracağı partilerin yanı sıra, Erdoğan’dan gelecek karşı ataklar konusunda AKP kulislerinde rivayetler muhtelif!.. Yaygın kanaat, Davutoğlu ve Babacan’ın ayrı ayrı partilerini bu yıl sonuna kadar resmileştireceği yönünde olsa da saray da Abdullah Gül’den bir son dakika sürprizi gelebileceğine dair beklentiler de var.

İktidar partisi AKP ve sarayın diğer bir sıkıntılı konusu da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu. “Kahramanın Yolculuğu” adlı kitap sadece CHP’de değil iktidar içinde de tartışmalara yol açtı. Peki, nasıl oldu?.. “Temel atmama” töreni yüzünden Tayyip Erdoğan’ın, Ekrem İmamoğlu’na karşı çıkışları malumunuz. Bunun derin  bir perde arkası var!.. Artık sarayda, İmamoğlu’nun –eğer vaktinde yapılabilirse- 2023  seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı olarak Erdoğan’ın karşısına çıkacağı kanaati  kesinleşti. Tüm hesaplar ona göre yapılıyor. Saray’ın Millet İttifakını ve kurulacak yeni partileri bozma planında yeni ayrıntılara birazdan değineceğim. İmamoğlu özelinden devam edelim; saray kaynaklarından edindiğim bilgilere göre, Erdoğan, İmamoğlu’na muhalefetin daha da sertleştirilmesi için düğmeye bastı. Tayyip Erdoğan, yakın kurmayları ile yaptığı toplantıda, “İmamoğlu projelerimizin önünü kesiyor. Ekrem İmamoğlu’na bundan sonra daha sert saldırılacak” dedi. Evet!.. Saray ve efradı ile İmamoğlu arasındaki kavga bundan sonra daha da kızışacak gibi. Tabii ki bunun  duygusal tarafları da var!..

Gelelim, Tayyip Erdoğan’ın yeni kurulacak muhalefet partilerini bozma planlarına. Saray ve AKP kulislerinde, insanı hayrete düşürecek iddialar konuşuluyor. En yeni, sadece gazeteniz KORKUSUZ’da okuyabileceğiniz, Erdoğan’a çok yakın bir kaynaktan dinlediğim 2 iddiayı ileteyim;

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kuracakları partilere karşı, Erdoğan “öyle göründüğü gibi sessiz sedasız bir kenarda oturup  gelişmeleri izlemiyor” muş… Birincisi; Erdoğan kabine içinde çok güvendiği bir isme yeni parti kurması için hazırlık yaptırmış. “Sayın Bakan”, “her şey hazır vaziyette” Erdoğan’dan gelecek “harekete geç” talimatını bekliyormuş. İkinci iddia daha da sürpriz; Erdoğan, Devlet Bahçeli’nin sağlık sebeplerinden dolayı siyaseti bırakma ihtimaline karşı da önlemini almış. Kabine içinde kendisinin çok güvendiği  Devlet Bahçeli’nin de çok takdir edip sevdiği bir ismi MHP Genel Başkanlığı için düşünüyormuş. Hatta kaynağım akıllara durgunluk verecek bu iddiasını daha da ileri taşıdı; “Sayın Bahçeli’nin sayın Bakan’a olan sevgisi kamuoyunun bildiği bir gerçek. Reis, bu görüşünü Devlet Bey’e açtı. Karşılığında da olumlu sinyal aldı. Sayın Bakan’ı bir gün MHP’nin başında görürseniz hiç şaşırmayın.”

Vallahi, burası Ankara !.. 30 küsur yıllık gazetecilik tecrübem bana asla şaşırmamayı öğretti. Arşivim, “asla olamaz” denilen nice sürprizlerin gerçekleştiği gerçekler ile dolu. Devlet Bahçeli’nin gizli gizli Erdoğan ile görüştüğünü ve işin siyasi ortaklığa kadar gideceğini ilk yazdığımda yer yerinden oynamıştı. Özellikle MHP Balgat bürosundan işittiğim hakaretlerin haddi hesabı yoktu!.. Gün geldi her şey ayyuka çıktı. Makyajlar döküldü!.. Cumhur İttifakı kuruldu. AKP-MHP el ele verip rejimi değiştirdi. Dünkü düşman kardeşler, can ciğer kuzu sarması oldu!..

Şimdi… Şartlar değişti. 31 Mart mahalli seçimleri sonucunda dengeler yerinden oynadı. Siyaset sahnesine Ekrem İmamoğlu aktörü çıktı. Siyaseti sallıyor. Her gün kendisinden bahsediliyor. “Cumhurbaşkanı her gün çıkar en az 2-3 defa konuşur mu?.. Bu kadarı fazla değil mi?.. Üstelik Cumhurbaşkanı konuşurken tarafsızlığını yitirir mi?.. Siyasi rakiplerine karşı bu kadar hakaretamiz konuşması doğru mu” demeyenler/diyemeyenler, İmamoğlu’nu İstanbul’u bırakıp siyasetin peşine düşmekle itham ediyorlar. Nalıncı keseri gibi…

Kışın ayazında, siyasetin alev alev hüküm süreceği günlere giriyoruz!..

Yazarlar

AKP’den Biri MHP’nin Başına Geçer mi?..
Ahmet TAKAN