AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan Medya Kritik programında Orta Doğu’daki savaşın Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendirdi. Tayyar, özellikle petrol fiyatlarındaki artışın akaryakıt zamlarına, bunun da zincirleme fiyat artışlarına neden olduğunu söyledi.
ORTA DOĞU’DAKİ SAVAŞ PETROL FİYATLARINI YÜKSELTTİ
Orta Doğu’da haftalardır süren çatışmaların enerji arzını olumsuz etkilediğini belirten Tayyar, artan petrol fiyatlarının akaryakıt üzerinden tüm sektörlere zam olarak yansıdığını ifade etti. Ulaşım, üretim ve gıda başta olmak üzere birçok alanda maliyetlerin yükseldiğini söyledi.
MAAŞLARDA ERİME VURGUSU
Artan fiyatların çalışan kesim üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getiren Tayyar, ocak ayından bu yana maaşların alım gücünde önemli ölçüde düştüğünü belirtti. Özellikle asgari ücretliler ve emeklilerin bu süreçten daha fazla etkilendiğini ifade etti.
Tayyar, “Asgari ücretliler ve emekliler baskıları artıracak. Böyle giderse temmuz ayında ara zam olabilir” sözleriyle ara zam beklentisinin güçlenebileceğini söyledi. Ekonomik şartların bu yönde bir talebi kaçınılmaz hale getirebileceğini dile getirdi.
TEMMUZDA ASGARİ ÜCRETE ZAM GELEBİLİR
Şamil Tayyar, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Eşel mobil sistemine geçerken kendi gelir kalemlerinizden yani vergiden vazgeçiyorsunuz. Bugün o bile yetmez hale geldi ve daha fazla zam yapıldı. Böyle giderse, fiyatlar artmaya devam ederse temmuz ayında ikinci kez asgari ücretin artırılma ihtimalinin doğacağını düşünüyorum. Hükümet yapar veya yapmaz o ayrı bir şey ama bu konudaki baskıların artacağını düşünüyorum. Çünkü ocak ayından temmuz ayına kadar çalışanların maaşında çok ciddi bir erime söz konusu olacak. Fiyatlar inanılmaz derecede artacak.
Dolayısıyla ne olacak? Asgari ücretliler, memurlar, emekliler daha fazla talepte bulunacak. Dolayısıyla iç baskıyı oluşturacaklar. Sonuçta sandığı en derinden etkileyecek kitle bunlar. 17.7 milyon emekliden bahsediyoruz. Ve bunların tamamı seçmen. Son dönemde ciddi biçimde örgütlendiler ve kamuoyunu etkileme potansiyelleri de hayli arttı. Bu çevrelerden gelecek yoğun baskıların siyaset üzerindeki önümüzdeki dönemde daha fazla yaşamaya başlayacağız.”