AA/DHA - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş, Ersin Gökgün ve Özgür Ömer Güner'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüphelilerden Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderildi.

Zanlıların hakimlikteki işlemleri sürüyor. 

OĞUZHAN UĞUR EMNİYETTEKİ İFADESİNDE NE DEDİ? 

Toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına yönelik gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un emniyette verdiği ifade ortaya çıktı.

Uğur, söz konusu iddialara yönelik, "AHBAP'a yönelik özel bir çalışmam olmadı. AHBAP Derneği’nin mali yapısı, toplanan bağış miktarı, bu bağışlarının nasıl kullanıldığına yönelik bilgim yoktur. Herhangi bir şekilde örgüte dahil olmadım. Tarafıma isnat edilen AHBAP Derneği'ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim. AHBAP Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını benim bilmem mümkün değildir. Şirketlerimizden ve şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin AHBAP Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.

'HALUK LEVENT DIŞINDA AHBAP DERNEĞİ'NDEN KİMSEYİ TANIMAM'

İşte, Oğuzhan Uğur'un emniyette verdiği tam ifade:

"Haluk Levent dışında AHBAP Derneği'nden kimseyi tanımam. Kimseyle bir ilişkim de yoktur. Hatırladığım kadarıyla 2018 yılında orman yangınları için birçok sanatçının katıldığı bir organizasyon yapıldı. Bu organizasyon İzmir’de yapılmıştı. Bu organizasyonda bende hiçbir bedel almadan sahne aldım. Bunun dışında herhangi bir organizasyonda yer almadım. Hiç kimseden herhangi bir talimat almadım. Zaten bu destek paylaşımları AHBAP derneğine özelde değildi. Aynı anda AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımlarımız oldu. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraşırken Haluk Levent’ten 06 Şubat 2023 tarihi akşamı telefon aldım. Bana 'O faaliyetler İstanbul’da yapılmaz gel Hatay’a 0 noktasında gör olayı' dedi. Bende kendisine bizimde gitmek için çok istekli olduğumuzu ancak herhangi bir taşıt vasıta bulamadığımızı, Şahsi araçlarımızla gelmek istersek de kalabalık edip fazlalık olacağımızdan korktuğumuzu açıkladım. Kendisi de bana iletişim gücümün burada daha çok işe yarayacağını söyleyip ertesi sabah bir ambulans uçağının Adana’ya uçacağını söyledi. Yer ve saat bilgilerini verdi. 'Atlayın o uçağa gelin' dedi. Bizde mantıklı bulduk ve hemen ertesi sabah uçakla Adana’ya uçtuk. Adana’da bizi Haluk Levent’in gönderdiği bir araç karşıladı. Bizi Hatay İl Jandarma Binası'na götürdü. İl Jandarma Binasının avlusunda AFAD’ın Afet Yönetim Tırının önünde beni Haluk Levent karşıladı. Hızlıca durum hakkında bilgi verdi. AHBAP derneği olarak yaptıklarını anlattı. Zira internet ve telefon olmadan herhangi bir fayda sağlayabileceğimizi düşünmüyordum. Bir gün sonra uçak bulabildiğim için İstanbul’a döndük. Yardım yayınları yapmaya başladık. Bu yayın videolarının alt bantlarına AFAD’ın ve AHBAP Derneği'nin teyitlenmiş IBAN numaralarını yazmaya başladık. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluş değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız. Ya da AHBAP ’a bir kuruş dahi para transfer edilmemiştir. İnternet dilinde bir yardım yayını yaptığınızda örneğin SMA’lı çocuklar için yardım Valilik onaylı IBAN verseniz bile takipçilerinize 'bunu şu şu isim için para topluyoruz' denir. Bu sebeple beyan olarak kabul olarak görmeyeceğini düşündüğümüz içinde hızlıca 'toplamak' ya da 'aktarıyoruz' ifadesini kullanmışız. Ancak bu yardımı bizim topladığımız anlamına gelmez, bize, 'AHBAP ’a ya da AFAD’a para göndermek istiyoruz' diyen insanlara onların telefonunu ya da IBAN’ını verdiğimiz anlamına gelir. Aktardığımız şey para değil bilgidir. Zaten en ufak bir araştırmada bile görülecektir" dedi.

'AHBAP’A YÖNELİK ÖZEL BİR ÇALIŞMAM OLMADI'

AHBAP Derneği'ne bağış yapılmasına yönelik çağrı yapıldığı iddialarına da ilişkin ifade veren Uğur, "Ben kimseye asla talimat vermedim. Diğer derneklerimizi, kurumlarımızı, vakıflarımızı, nasıl duyurduysam AHBAP Derneğini de aynı şekilde duyurdum. AHBAP ’a yönelik özel bir çalışmam olmadı. AHBAP Derneği’nin mali yapısı, toplanan bağış miktarı, bu bağışlarının nasıl kullanıldığına yönelik bilgim yoktur. Bizi arayarak bağış yapmak isteyen insanların söyledikleri rakamları not almıştık. Buna dair tahminimizce AHBAP, AFAD ve Kızılay’a yaklaşık olarak 60 milyon lira para bağışlandığını tahmin ediyoruz. Ancak bu tahmin, bizi arayan insanların söylediği rakamlar üzerinden not alınan rakamlardır. Tabi insanların bu rakamlar miktarında mı bağış yaptığını, ya da herhangi bir bağış yapıp yapmadığını bilmemiz mümkün değildir. Ayrıca bu tahminimizi de yine 2023 yılında kayıt altına alabildiğimiz diğer yardımlarımızla beraber sosyal mecradaki tüm hesaplarımızdan paylaştık. AHBAP Derneği'ne yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığına yönelik herhangi bir şüphem olmadı. Herhangi bir usulsüzlüğe de şahit olmadım. Zira ben hiçbir dernekle ve Haluk Levent ile bağlantımız olmadığı için medyadaki haberlerden ileri bilgimiz olmamıştır" dedi.

'BAĞIŞ PARALARININ NEREDE KULLANILDIĞINI BİLMEM MÜMKÜN DEĞİLDİR'

Uğur, "Herhangi bir şekilde örgüte dahil olmadım. Herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar değilim. Ben bu güne kadar herhangi bir suç işlemedim. Tarafıma isnat edilen AHBAP Derneği'ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim. Bununla birlikte ben özel olarak AHBAP Derneği'ne bağış yatırılmasını da istemedim. Ben genel olarak bütün yardım kuruluşlarına bağış yapılması yönünde açıklama yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptım. Bunun suç olduğunu düşünmüyorum. AHBAP Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını, Haluk Levent'in paraları nasıl kullandığını bilmem mümkün değildir. Ben zaten 2023 yılından beridir yan yana fiziksel olarak görüşmedim. 2024- 2025 arasında kendisi beni toplamda 3 defa aramıştır. Çıkartacağı şarkı ile alakalı ve genel bu konular ile alakalı olmayan konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar tarafımdan çok kısa kesilmiştir. Bunlar dışında başkaca görüşmem olmamıştır. Yukarıda da defahatle beyan ettiğim üzere ben AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımları yaptım. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraştım. Buradaki amaç para toplamak değil destek olabilmektedir. Herhangi bir şekilde dolandırıcılık eylemi içerisinde yer almadım, herhangi bir şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama girişimim olmamıştır. Herhangi bir örgütün varlığından haberim olmadığı gibi herhangi bir şekilde örgüte dahil de değilim" dedi.

'BENİM NEDEN BU SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİĞİMİ ANLAMIŞ DEĞİLİM'

Uğur, "Şirketlerimizden ve şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin ise AHBAP Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tamamen kendi ticari işleyişlerime dair olan hesap hareketleridir. Hesap hareketlerime konu paraların hepsi muhasebeleştirilmiştir. AHBAP derneği ile ilişkilendirilmemelidir. Hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Sabit ikamet sahibiyim. Herhangi bir şekilde delil karartma veya kaçma gibi bir eylemim yoktur. Düzenli bir gelirim vardır. Benim neden bu soruşturmaya dahil edildiğimi dahi anlamış değilim. Hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum" dedi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, AHBAP Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, AHBAP Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.
Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.