Ahmet TAKAN
25 Ağustos 2020

“Ağa” nın önünde koltuk kavgası olur mu?..


Geride bıraktığımız hafta, milleti derinden gazlama faaliyetleri sırasında sarayda inceden bir kavga yaşandı. Sarayın 2 önemli gazlama aparatının uzun süredir aralarında yaşadıkları didişme sosyal medya aracılığıyla gün yüzüne çıkıverdi.

Neydi o kavga?..

Büyükelçi sıfatlı Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ı hedef alan video…

İktidara destek veren videolarıyla bilinen ‘@Busralsall’ sosyal medya hesabı üzerinden, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un kıyaslandığı bir video yayınlanmıştı.

Yayından kaldırılan videoda, muhalefet liderlerinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a yönelik eleştirilerine cevap verilirken, “Peki neden İbrahim Kalın değil de Fahrettin Altun?” sorusu yöneltilerek, soruya şu cevaplar verilmişti:

“Ağayı (Erdoğan) dövemeyen marabasını dövermiş, kabul. Ama hangi marabasını? Herhalde rızasına en muvaffık iş yapanını, ona en sadık olanını, düşmanlarını öz düşmanı gibi bilenini.”

Ee, ne var şimdi bunda?.. Güya sel felaketinin yaralarını salmak için Giresun’a giden 3 Bakan’ın kepçe içindeki görüntüleri ile hava atan bir iktidar anlayışında bu kavgalarda oldukça doğal mı?.. Vallahi, bana sorarsanız ben buradaki devlet anlayışını, devlet yönetme şeklini taa bakanların karar verme zafiyetine kadar sorgularım. Ancak bugünkü konumuz bu değil. Bugünkü yazının gündemi saray kavgaları yüzünden devletin ve milletin içine düştüğü perişan hal!.. Yoksa, 3 bakanın bir kepçede ne işleri var? Hem de canlarını hiçe sayarak… Sarayın içindeki hizipler, akşam yatıyorlar kabine revizyonuyla sabah kalkıyorlar kabine revizyonu ile… Kepçenin içinde bulunan 3 bakanın temsil ettikleri, bakanlıkların 2’sinin bölünebileceği konuşuluyor. En azından birinin bölüneceğine kesin gözle bakılıyor…

Dönelim, meşhur video kavgasına… Saray kulislerinden aktaralım;

Fahrettin Altun ile İbrahim Kalın’ın arası epeydir fena halde açıkmış. Birbirleri ile direk olarak kavga etmeseler bile adamları üzerinden gizliden gizliye kavga eder dururlarmış.

Şimdi kemerlerinizi bağlayın!.. Altun ile Kalın’ın aralarındaki, büyük çekişmenin sebebi de Dışişleri Bakanlığı koltuğu yüzündenmiş. İkisi de Dışişleri Bakanlığı’na talip olduğu için saray içinde sürekli itişip kakışıyorlarmış. Hem de saray çalışanlarına “illallah” dedirtircesine. Kalın, sarayda kapalı kapılar ardından Fahrettin Altun ve taraftarlarından gelen salvoları alttan alsa da için için pek sinirleniyormuş. Söz konusu videoyu da epey bir söylenerek yayından kaldırtmış…

Vallahi de billahi de çok enteresan!.. Bu kılavuzların verdiği akıllarla Suriye’de halimiz ortada.. Libya’da halimiz ortada… Doğu Akdeniz’de halimiz ortada.. Irak’ta halimiz ortada… Ege’de halimiz ortada… Kılıç ile hutbe gazı tutmadı… Karadeniz’den gaza bastılar… Ya tutarsa!.. Altun ile Kalın Dışişleri Bakanlığı için kapışıyorlar da o koltuğa ezelden beri talip olduğu bilinen Hakan Fidan’ı ne yapacaklar?..

Ortalığı sel götürüyor!..

Şu hale bakın… Soralım bakalım bu muhteremlere; ne oldu Fırat’ın doğusu?.. Hani şu bir gece ansızın iniliverileceği iddia edilen… Hani şu dümenden efelenmelere ile mühletler verilen… Hani şu Mehmetçiğin kanı ve canı ile başlatılan sonra ABD ve Rusya’nın “höt” demesi ile durdurulan Barış Pınarı Operasyonu vardı ya!..

Ben söyleyivereyim neler olduğunu… Hem de önceki gün basnews.com’un haberinden…

“Suriyeli Kürt yönetici: gelecekte Fırat doğusunda Hristiyanlar, Araplar ve Kürtler arasında ortak yönetim

Suriyeli Kürt yönetici bugün (Pazar), batı ve ABD desteğiyle gelecekte Fırat’ın doğusunda Kürtler, Araplar ve Hristiyanlar arasında müşterek yönetim olacağını vurguladı.

Suriye-Kürdistan Demokratik partisinde (Suriye’de Kürt Ulusal konseyi-ENKS taraflarından birisi) yönetici ve Erbil’de Salahaddin Üniversitesi’nde siyaset Bilimleri fakültesinde Profesör Kava Azizi, ABD ve batı desteğiyle Fırat’ın doğusunda gelecekte Kürtler, Araplar ve Hristiyanlar arasında ortak bir yönetim olacağını belirtti. Suriye Demokratik konseyinin Fırat’ın doğusundaki bileşenlerle ortak bir yönetimi olduğunu yine aynı şekilde ENKS, Arap ve Süryani bileşeni arasında anlaşma bulunduğuna işaret etti. Azizi, Pyd ve ENKS arasındaki müzakerelerin bölge bileşenlerinin tümü arasında ortak bir yönetim kurmayı amaçladığını sözlerine ekledi. ABD’nin Fırat’ın doğusunda müşterek yönetim projesini destekleme de ciddi olduğuna dikkat çekti. Azizi! Amerikalılar Fırat’ın doğusundaki bileşenler arasında bu şekildeki uzlaşmayı destekleme hususunda ciddi olmasalardı Suriye Demokratik konseyi, Suriye Demokratik güçleri, PYD ve ENKS arasındaki diyalogu desteklemezlerdi’ dedi. Azizi, Suriye muhalefetinin ENKS ile anlaşmalardan çıktığını (ayrıldığını) reddetti. Hâlâ muhalefetin bir parçası olduklarını, ENKS’ye karşı muhalefet tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını, muhalefet, müzakere heyeti ve anayasa komisyonunda temsilciliklerinin bulunduğunu ifade etti. Kava Azizi, Suriye’nin kaderinin: yeni Suriye’de tüm bileşenlerin haklarının anayasal olarak tanındığı çoklu federasyon (federalizm) merkezi olmayan devleti kurmak için BM’nin gözetimi altında yeni anayasa, esnek demokratik siyasi rejimde çok uluslu ve dinli Suriye cumhuriyeti olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.”

Gerçekten, Türkiye’de ortalığı sel götürüyor beyler!.. Ülke dört bir yandan kuşatılmış… Sarayın gazcıları koltuk kavgasında… Dışişleri Bakanı kim olsun?.. Fahrettin Altun mu?… İbrahim Kalın mı?.. Neredeyse Ahmet Davutoğlu’nu arar hale geleceğiz!..

Kepçenin içine düşürülen devlet fotoğrafında gelinen son nokta!..

– Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

“Ağa” nın önünde koltuk kavgası olur mu?..
Ahmet TAKAN