Ahmet TAKAN
18 Haziran 2020

ABD’nin “sponsorlu” kalleşliği resmen ilan edildi!..


Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 15 Haziran’da Irak’ın kuzeyinde terör örgütü PKK inlerine düzenlediği hava operasyonu ardından dün Haftanin bölgesine komandolarımızın karadan sızdığını öğrendik. Operasyonun ilk ayağı olan başarılı hava harekatından sonra kaleme aldığımız yazıda kara harekatının eksik olduğunu dile getirmiş ve bazı eleştirilerimizi sıralamıştık. Ümit ederim, bu kara operasyonu, kalleş inleri tamamen ortadan kaldırılana kadar kesintisiz devam eder.

Ancak, ortada tuhaf bir durum var!.. Milli Savunma Bakanlığı’nın dün, Irak’ın kuzeyi Haftanin bölgesine düzenlenen kara operasyonunu duyurduğu anlarda çapulcu başı Barzani’ye yakınlığı ile bilinen Rudaw haber partalına çok önemli bir haber düştü. Noktasına, virgülüne kadar aynen aktarayım ki, ne olduğu net anlaşılsın (Haberde fotoğraf da var);

“ENKS ile PYNK’den ortak açıklama: Anlaşma Kürt birliğinin ilk tarihi adımı olmuştur.

Haber Merkezi – Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ve Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) tarafından yapılan ortak açıklamada, ‘2014 Duhok Anlaşması’nın (Yönetim, Ortaklık, Güvenlik ve Savunma) maddelerini her iki heyet arasındaki görüşmelerin temeli olarak kabul etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

ENKS ve PYNK, ABD’nin arabulucuğunda yürüttükleri ilk aşama birlik görüşmelerinin ardından bugün ortak bir açıklama yaptı.

Açıklamada, anlaşmanın Kürt birliğinin ilk tarihi adımı olduğu belirtildi.

‘Daha büyük bir anlaşma ile tüm Suriye halkları ve Kürt halkının menfaatlerini koruyacak pratik ortaklığın tarihi adımı olmuştur’ denilen açıklamada, görüşmelerin başından beri arabulucu olan taraflara teşekkür edildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) heyetleri, 16 Haziran günü gerçekleştirdiği görüşmeyle Kürt ulusal birliğinin sağlanması amacıyla yürütülen diyalogların ilk aşamasını tamamladı. Heyetler bir ortak siyasi görüşe varmış ve 2014 Dihok Anlaşması’nın (Yönetim, Ortaklık, Güvenlik ve Savunma) maddelerini her iki heyet arasındaki görüşmelerin temeli olarak kabul etmiştir. Kısa bir süre içerisinde yeni bir genel anlaşma imzalanacaktır.

Her iki heyet Suriye’de Kürt birliği ve ortaklığına vurgu yapmış ve bu adım, daha büyük bir anlaşma ile tüm Suriye halkları ve Kürt halkının menfaatlerini koruyacak pratik ortaklığın tarihi adımı olmuştur.

Her iki heyet bu adımı, başta DAİŞ’e karşı tüm dünya adına yürüttükleri onurlu mücadelede canlarını feda eden Rojava şehitleri ve gazileri ile aileleri olmak üzere Suriyeli gençler uğruna atmıştır.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdi ile ABD’nin Uluslararası Koalisyon’daki Danışmanı William Robak sponsorluğunda ulaştığımız bu anlaşma, Kürt birliğinin ilk tarihi adımı olmuştur. Suriye’de Kürt birliğinin sağlanması amacıyla üstlendiği inisiyatif için sayın Mazlum Ebdî ile Kürt birliğinin sağlanması için destek veren ve emek harcayan sayın Başkan Mesud Barzani ve Güney Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’ye teşekkür ediyoruz. Ayrıca Kürt birliğinin sağlanması ve tüm halk ve inançların haklarının garanti altına alındığı çok renkli ve demokratik bir Suriye için güçlü destek sunan ABD’ye teşekkür ederiz.”

Vay be!.. ABD’nin himayesinde… ABD’li diplomatın gözetiminde. Üstüne üstlük sponsorlu anlaşma… Kaç para indirdiler acaba?..

Çapulcu başı Barzani himayesinde, hamisi Türkiye kamuflajlı sözde büyük Kürdistan tezgahını yemeyeceğimizi bir kez daha ifade edeyim. Sonra diğer hususları sıralayım;

— Sanki sözde büyük Kürdistan için Kürt birliğinin provasını Suriye’de yapıyorlar… Suriye’de başarırlarsa sonra ileriki yıllarda diğer dört parçayı aynı anlayışla bir araya getireceklerini sanıyorlar.

— Türkiye, Idlib ve Libya’da askeri harekatlara angaje olmuşken Irak kuzeyinde de uzun süredir yaptığı operasyonları son üç gündür yeni bir safhaya geçirdi. Türkiye PKK’ya karşı nerede olursa olsun yaptığı harekatlarda haklıdır. Aralıksız da yürütmelidir.

Ancak bunu yaparken şu anda PKK’nin bütün dikkatini verdiği terör örgütünün geleceği için ağırlık merkezi olan Suriye kuzeyi dikkatlerden kaçmamalıdır.

— Suriye’nin kuzeyinin dikkatlerden kaçmasına Türkiye’nin kendi hareketleri de neden olmamalıdır.

Türkiye-Irak kuzeyine yıllardır, geçen 2 gündeki harekatlarından daha büyüklerini yapmıştır. Bütün dikkatleri oraya çevirerek Fırat’ın doğusunda PKK güdümünde ABD desteğinde -daha doğrusu ABD sponsorluğunda- PKK devleti veya bir özerk bölge oluşumu gözde kaçırılmamalıdır.

— ABD, İdlib ve Libya’da Türkiye’ye destek verirken Fırat’ın doğusunda PKK bölgesi oluşturulmasına sessiz kalınamaz.

— Suriye’nin kuzeyinde Suriye’yi bölecek ABD gözetiminde İsrail menfaatlerine uygun özerk bölge oluşturulurken ABD ile İdlib’te, Libya’da işbirliği yapmak Türkiye’nin çıkarlarına hizmet etmez

— Suriye’nin kuzeyinde ABD’li diplomat ile YPG’nin başındaki terörist başının Kürtlerin birliği adı altında bir yapı kurmalarını açıklaması kabul edilemez.

— Türkiye buna çok sert biçimde karşılık vermeli; İdlib ve Libya’da işbirliğinin ön şartı olarak ABD’nin Suriye kuzeyindeki faaliyetlerine son vermesi istenmelidir.

— Daha da dikkat çekici olan, ABD Libya ve İdlib’te Türkiye’ye destek verirken aslında Türkiye’yi o bölgelerde Rusya ile karşı karşıya getirmeyi planlamaktadır.

— 2014’te IŞİD’in ortaya çıkması ile birlikte PKK’nın ağırlık merkezi Suriye’nin kuzeyi olmuştur. PKK ile mücadele, Türkiye içi dahil birçok dış bölgeye yayılmıştır. Türkiye tüm alanlarda PKK ile mücadele etmelidir kuşkusuz. Ama mücadelenin önceliği ve ağırlığı Suriye kuzeyi-doğusu olmalıdır. ABD sponsorluğunda PKK devletçiğinin yapısının açıklanması bunun en somut ve acil gerekçesidir…

Dikkatiniz dağılmasın istedim!.. Bilmem anlatabildim mi?.

Yazarlar

ABD’nin “sponsorlu” kalleşliği resmen ilan edildi!..
Ahmet TAKAN