ABD Başkanı Donald Trump, fırlayan akaryakıt fiyatlarını dizginlemek ve kapatılan Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmak amacıyla İran stratejik adalarına yönelik kapsamlı bir deniz çıkartması planlıyor. 

The Wall Street Journal ve KANN gibi kaynaklara göre Pentagon, bölgeye aralarında uzmanlaşmış 31. Deniz Seferi Birimi’nin de bulunduğu yaklaşık 5 bin deniz piyadesini sevk etmeye başladı. 

Japonya’dan yola çıkan USS Tripoli amfibi hücum gemisinin bir hafta içinde bölgeye ulaşması beklenirken, operasyonun birincil hedefinin İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ını gerçekleştirdiği Hark Adası ile yeraltı füze üslerinin bulunduğu Keşm ve Hürmüz adaları olduğu belirtiliyor.

TAHRAN'I MASAYA OTURMAYA ZORLAYACAK

Emekli askeri yetkililer, bu adaların ele geçirilmesinin İran’ın "sinek filosu" olarak adlandırılan süratli teknelerini devre dışı bırakacağını ve Tahran’ı masaya oturmaya zorlayacak devasa bir pazarlık kozu sağlayacağını ifade ediyor. 

Ancak uzmanlar, ABD’nin bu hamlesini "tarihi bir risk" olarak nitelendiriyor; zira zırhlı araçlar ve F-35B savaş uçaklarıyla donatılmış bu seçkin birlikler, Irak ve Afganistan'ın aksine ilk kez İran gibi modern ve nizami bir orduyla doğrudan karşı karşıya gelecek.

ABD ASKERLERİ ÜZERİNDE AĞIR KAYIPLARA YOL AÇABİLİR

İran’ın bölgedeki füze bataryaları ve kamikaze İHA stoklarıyla olası bir çıkartmaya karşı teyakkuzda olduğu bilinirken, hava savunma sistemlerini aşabilecek bir karşı saldırının ABD askerleri üzerinde ağır kayıplara yol açmasından endişe ediliyor. Trump yönetimi petrol boru hatlarını vurmak yerine adaları işgal ederek stratejik üstünlük kurmayı hedeflerken, bu hamlenin küresel enerji koridorunu güvence altına mı alacağı yoksa geri dönülemez bir bölgesel savaşı mı tetikleyeceği dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.