Ülkemiz, bizzat Cumhurbaşkanı’nın müjdelediği gibi 5G’ye geçti ya...  Yandaş kanallarda günlerdir bir 5G bombardımanıdır gidiyor...

Turkcell’inki bitiyor, Türk Telekom’unki başlıyor... Onunki bitiyor Vodafone’un ekran yüzleri beliriyor.

Bu arada yandaş kanallar para basıyor; tabii bir de yandaş reklam yüzleri!

Yandaş olmayanlar yine avucunu yalıyor... 

★★★

Tamam da nedir bu 5G?  

O kadar reklamın birinde bile bu sorunun yanıtı yok...

Neymiş; oyunları, filmleri daha çabuk indirecekmişiz...

Oyun indirmiyor, film izlemiyorsak ne olacak?

Örneğin her depremde hizmet dışı kalan bu operatörler artık en ihtiyacımız olduğu anda çökmekten kurtulacak mı?

Bu 5G, depremde enkaz altında kalan insanların imdadına yetişmemizi sağlayacak mı?

O canlar, en azından bundan sonra yakınlarına ulaşıp yardım isteyebilecek mi?

Konum atabilecek mi?

Fotoğraf gönderebilecek mi?

Bu soruların yanıtını veren yok...

Varsa yoksa... Havada uçuşan ışıklar, neşeyle bağıran insanlar...

★★★

Bu teknolojiye ilk geçen ülke Katar... 2018’de yapmış bunu... 2019’da ABD, Çin, İsviçre, Almanya... 2020’de İspanya, İtalya geçmiş...

Bugün itibarıyla 100’den fazla ülke 5G kullanıyor.

Çok değil; 2-3 yıl içinde 6G devreye giriyor.

Biz ise bu ülkelerden yıllar sonra 5G teknolojisini kullanmaya başlıyoruz diye bayram yapıyoruz.

Tam AKP işi:

Bol reklam, bol göz boyama...

Başarısızlığı bile büyük başarı gibi sunma becerisi...

Tıpkı AB’ye girdik diye gündüz vakti havai fişek atmak gibi bir şey yani!

★★★

Milyonlarca emeklinin ve dar gelirlinin o kadar para verip 5G uyumlu telefon alacak hali yok... Alanlara hayırlı olsun...

Ama eğer bugün bu kadar şamata yapan operatörler, ilk depremde yine çuvallarsa... İşte o zaman bugünkü reklamları hepsinin gözüne sokmak da bizim boynumuzun borcu olsun!

Vekilimin derdi!

Memlekette her şey bitti; milletvekillerimiz gönül eğlendiriyor... İçlerinde kalan futbolcu olma hevesini doya doya gideriyor...

Neden mi söz ediyorum?

Dün Antalya’da başlayan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türk Dünyası Parlamentolar Arası Futbol Turnuvası’ndan...

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu turnuvaya üç takımla katılıyor...

Ayrıca Azerbaycan, Kırgızistan ve KKTC’li vekiller de top koşturuyor.

★★★

Turnuvanın tüm giderlerini yani ulaşım, konaklama, yeme-içme masraflarını bir kamu kuruluşu olan Türk Telekom karşılıyor... Daha da ilginci ne biliyor musunuz?

Kamusal yayıncımız TRT’nin spor kanalı, bu karşılaşmaları canlı olarak yayınlıyor...

Dün; Türkiye’nin iki takımının karşılaşmasını izledim. Manzara şu:

Yaşları 45 ile 65 arasında değişen, göbekli, ak saçlı ya da kel bir sürü adam, ne kadar iyi top oynadıklarını kanıtlamak için koşturup duruyor!

★★★

Millet aç, millet yoksul, millet perişan...

Ama tüm bu sorunları çözmekle yükümlü milletin vekillerinin keyfi yerinde... Hepsi çocuklar gibi şen...

Bakmayın yılda bir iki defa kürsünün önündeki yumruklaşmalarına... Gol atınca, CHP’li-AKP’li fark etmiyor; coşkuyla kucaklaşıyorlar!

Kamu parasıyla forma yaptırıp, maç bahanesiyle sık sık yurt dışına seyahat ediyor; Türkiye’nin en önemli davasını yayınlamayan TRT’ye kendi komikliklerini yayınlatıyorlar!

★★★

Şimdi siz bana, “Adamlar spor yapıyor. Niye eleştiriyorsun?” diyebilirsiniz...

Ben spor yapmalarına kızmıyorum.

Bunu aç milletin sahip olduğu kurumun parasıyla yapmalarına ve eşe dosta göstermek için TRT’yi kullanmalarına kızıyorum...

Bir itirafçı daha!

Bu yazının kaleme alındığı saat itibarıyla henüz açıklanmamıştı ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yolsuzluk Davası’nda tutuklu sanıkların tahliyesine başlandı...

Başlandı diyorum; çünkü zaten sadece savcılığın tahliyesini istediği kişi sayısı 7...

★★★

Duruşmalar ilerledikçe, AKP’nin bu davanın TRT’den yayınlanmasını neden istemediği çok daha iyi anlaşılıyor...

Şimdiye kadar savunmasını yapan herkes, kelimenin tam anlamıyla haklarındaki suçlamaları çürüttü.

Tam beş “itirafçı” da savcıların zorlamasıyla itirafçı olduğunu iddia etti.

Mahkeme Başkanı elbette bu iddiaları ve savcılığa yönelik suçlamaları tek tek not ediyor... Dava bitmeden, savcılara yönelik yeni bir dava açılırsa...

Ben kendi adıma şaşırmam!

GÜNÜN SORUSU

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, CHP’ye ve tüm partilere “Atatürk’te birleşme” çağrısında bulunmuş...
Sorum kendisine:

İyi de bu birleşme için; Kemal Kılıçdaroğlu’ndan talep ettiğiniz gibi üç bakanlığın, dört bakan yardımcılığının, MİT Müsteşarlığı’nın partinize verilmesini şart koşuyor musunuz?