12 bin yıllık tohum tarladan sofraya ulaştı: Kek ve kurabiye oldu

12 bin yıllık tohum tarladan sofraya ulaştı: Kek ve kurabiye oldu

İzlediği bir televizyon programından ilham alan 57 yaşındaki Sevim Özsoy, 12 bin yıllık ata tohumu siyezi tanıtmak için 4 yıl önce kolları sıvadı. Eskiden sofralarda yer almayan, hayvanlara yem olarak verilen siyezden 20’den fazla ürün elde edip sofralara taşıyan Özsoy, kek ve kurabiye yaptığı ata tohumunu dünyaya tanıtmayı hedefliyor.

15 yıl öğretmenlik yapan ve aslen Kastamonulu olan 57 yaşındaki Sevim Özsoy, marka yaratma hayalini gerçekleştirmek için izlediği bir televizyon programının ardından kolları sıvadı. 12 bin yıllık ata tohumu siyezi anlatan program, Özsoy’a ilham oldu. Kastamonuy’a gidip ekilmeyen araziler için çiftçilere tohum dağıtan girişimci Özsoy, tohuma sahip çıkmak, çiftçinin üretimini artırmak, kadın çiftçileri desteklemek amacıyla çıktığı yolda kendi markası Siyez Evini oluşturdu.

Minik dükkanda siyez unundan yapılmış, tarhana, tel şehriye, kuskus gibi ürünlerin yanında kek, kurabiye, ekmek, poğaça gibi lezzetleri vatandaşla buluşturan Özsoy’un hedefi, üyesi olduğu İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin (İHBİR) de destekleriyle ata tohumunu Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak.

“İHBİR KISA SÜREDE HEDEFE ULAŞMADA YARDIMCI OLUYOR”

Hedeflerinin yurt dışına ürün satıp, ihracata katkı sunmak olduğunu dile getiren İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) üyesi Sevim Özsoy, İHBİR tarafından desteklendiklerini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“İhracatı düşünürken, İHBİR bize ulaştı. Biz de çok mutlu olduk. İhracata İlham Veren Kadınlar Platformuna dahil oldum. Orada çevrim içi toplantılar yapılıyor, bizden önce ihracat yapmış girişimci kadınlar bizlere deneyimlerini anlatıyor, yol gösteriyorlar. Kısa sürede hedefe ulaşmamıza yardımcı oldular. Onlar sayesinde Avrupa’ya gitmeyi düşünüyoruz. Kadın girişimcilere böyle destek verilmesi, kadının ülke ekonomisine katkısı çok önemli. Geleneğe saygılıyım ama her nesil de o geleneğe bir taş koymalı. Ben de bir taş koymaya çalışıyorum.”

HAYVANLARA YEM OLARAK VERİLİR, SOFRAYA KONULMAZDI

Başlangıçta 140 çiftçi ile sözleşme yapıp, ürünler hazır olunca işlemeye başladıklarını anlatan Özsoy, “Bölge daha çok bulgur tüketirdi ve bu buğday çok fazla beğenilmezdi. Vatandaş bunu hayvanlarına yem olarak verir, kendi masasına koymazdı.

Bu ürünü un olarak nasıl değerlendirebileceğimizi düşündük. İnsanlar bunu kabarmaz düşüncesiyle sofrasına koymak istemedi. Böyle olunca siyezi tanıtan bir konak açtık. Hem siyez tanıtım evi hem de tarım müzesi olarak planladık” dedi.

FOTO: DHA

HER ÖĞÜNDE SİYEZ KULLANMALARI İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Bundan binlerce yıl önceki sel, kuraklık, salgın hastalık gibi felaketlere dayanarak günümüze gelmiş atalık tohum siyezi vatandaşın her öğünde kullanması için çalışmalar yaptıklarını anlatan İHBİR üyesi Özsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“3 ana öğünde siyezi nasıl kullanabileceğimizi araştırıyoruz. Çocuklara nasıl tattırabileceğimizi düşünüyoruz. Tanıtım konağında her gün kurabiye kokularıyla ziyaretçilerimizi karşılar olduk. Halk da bundan da güzel unlu mamul yapılıyormuş düşüncesine ulaştı. Ürünümüz oluştuktan sonra undan şehriye, makarna, kuskus, tarhanalar hazırladık. İstanbul’da da bu ürünü tanıtmak için de bu dükkanı açtım. Ekmekler, unlu mamuller, poğaçalar, simitler, kurabiyeler yapıyoruz”

SİYEZİ DUYMAYAN VE TATMAYAN BİRÇOK İNSAN VAR

Siyeze olan ilginin güzel ancak yeterli olmadığını söyleyen Özsoy, “Siyeze ilgi çok güzel ama duymayan ve tatmayan da çok insan var. Buradaki her misafirimize tattırıyoruz, fikir alıyoruz. Tariflerini ve deneyimlerini paylaşıyorlar” dedi.

Siyezi kullanmanın üretici için de büyük bir kolaylık olduğunu hatırlayan Özsoy, çiftçiye de ziraat mühendisleri tarafından eğitim verdiklerini, sürdürülebilir ve verimlilik esaslı çalıştıklarını belirtti.

MODERN BUĞDAYDAN ÇOK FARKLI; BİRÇOK VİTAMİNİ BARINDIRIYOR

Siyezin yararları hakkında konuşan Uzman Klinik Psikolog ve Uzman Diyetisyen Merve Öz, “Siyezin karbonhidrat miktarı düşük, protein miktarı yüksek. Çok güzel bir lif kaynağı. Kolesterol içermiyor. B1, B2, B5, B6, B7, B12 vitaminlerini içererek sindirim ve sinir sistemimize iyi geliyor. Göz sağlığımıza iyi geliyor. Folik asit ve demir içeriğinin yüksek olması nedeniyle çocuklarda ve anne adaylarında çok sağlıklı.

Glisemik indeksi modern buğdaya göre daha düşük bu nedenle kan şekerini çok hızlı yükseltmiyor. Kalsiyum, çinko, bakır, selenyum içeriği modern buğdaya göre çok fazla. Antioksidan seviyesi de çok yüksek bu nedenle hücreleri koruyorlar. Siyez diyetisyenlerin de işini kolaylaştırdı. Gönül rahatlığıyla miktarını kontrol ederek öneriyoruz ifadelerini” kullandı. (DHA)

Yaşam

12 bin yıllık tohum tarladan sofraya ulaştı: Kek ve kurabiye oldu
Tv