İstanbul’da kira hukukuna ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi, uzun süredir tartışılan kiracı ile ev sahibi dengesini etkileyebilecek emsal nitelikte bir karara imza attı. Karar, özellikle 10 yıllık uzama süresini dolduran kira sözleşmeleri için tahliye sürecini yeniden şekillendiriyor.
10 YILI DOLDURAN SÖZLEŞMELERDE YENİ DÖNEM
Karara göre, 10 yıllık uzama süresi tamamlanan kira ilişkilerinde mülk sahiplerinin tahliye yetkisi güçlendirildi. Mevcut uygulamada yer alan “sebep gösterilmeden tahliye edilememe” kuralı, bu yeni değerlendirmeyle farklı bir çerçeveye taşındı.
SOMUT GEREKÇE ŞARTI ESNETİLDİ
Daha önceki uygulamalarda ev sahibinin; konut ihtiyacı, kapsamlı tadilat ya da yeniden inşa gibi somut ve ispatlanabilir gerekçeler sunması gerekiyordu.
Yeni kararla birlikte, 10 yıllık uzama süresini dolduran sözleşmelerde bu zorunluluk esnetildi. Artık mülk sahibinin yalnızca fesih iradesini beyan etmesi, tahliye sürecinin başlatılması için yeterli sayılabilecek.
90 GÜNLÜK KRİTİK SÜRE DETAYI
Mahkeme, tahliye hakkının kullanımını belirli kurallara bağladı. Buna göre ev sahibinin, sözleşmenin uzama döneminin bitiminden en az 3 ay (90 gün) önce kiracıya noter aracılığıyla yazılı ihtar göndermesi gerekiyor.
Bu sürenin kaçırılması halinde tahliye hakkı o dönem için geçersiz sayılıyor ve süreç bir sonraki kira yılına kalıyor.
KARAR KESİN NİTELİKTE
İstinaf mahkemesinin verdiği bu kararın kesin nitelikte olduğu belirtiliyor. Bu durumun, yargı sürecini uzatmaya yönelik girişimlerin etkisini azaltması ve davaların daha hızlı sonuçlanması bekleniyor.
UZMANLARDAN “2015 ÖNCESİ SÖZLEŞMELER” UYARISI
Hukukçular, özellikle 2015 ve öncesinde imzalanan kira sözleşmelerinin bu karardan doğrudan etkilenebileceğine dikkat çekiyor.
Hem kiracıların hem de mülk sahiplerinin, sözleşme başlangıç tarihlerini ve uzama sürelerini kontrol ederek 90 günlük ihtar süresini kaçırmamaları gerektiği vurgulanıyor.