Ahmet TAKAN
29 Eylül 2020

“Yeni zafer” mi yoksa yeni tuzak mı?..


Ermenistan, 12 Temmuz Tovuz saldırısından sonra Azerbaycan’a yeniden saldırdı…

Yıllardır, -başta Hocalı katliamı olmak üzere- Azerbaycan topraklarında uygulanan soykırıma şaşı bakan Türkiye’deki siyasal İslamcılar ve onların yandaşları mal bulmuş mağribi gibi nağralar atmaya başladılar!..

Suriye’de, Libya’da ve Doğu Akdeniz’de geri vitesleri unuttular… ”Kafkasya’da zafer” türküleri çığırıyorlar…

Yanlış manalar çıkarılmasın!.. Tabii ki, sonuna kadar can kardeşlerimizin yanında olacağız. Maksadım, Rabia işareti ile sadece ihvancı kardeşleri için üzülüp gözyaşı dökenlerinin iki yüzlülüğünü ortaya koymak. Bu arada kurulan yeni tuzaklara da dikkat çekmek.

Uluslararası cephede içine düşürüldüğümüz “değerli yalnızlık”la beraber başımıza örülmeye çalışılan çorapların hepsi birbiri ile yakın alakalı. ABD, Rusya, AB, Suriye  kuzeyinde sözde PKK devletçiğini kuruyorlar. Bizdekiler hâlâ dut yemiş bülbül gibi.  Kafkasya’yı anlayabilmek için İdlib’e ve orada sizlerden itina ile saklanan gelişmelere bakalım isterseniz;

Geçtiğimiz hafta Rus savaş uçakları İdlib’e yoğun hava saldırıları ve bombardımanlar gerçekleştirmeye başladı. Rus Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yetkililerine atfen Rusya medyasına sızdırılan haberlere bakıldığında Rusya’nın İdlib’de ateşkesin bittiğini ilan ettiği ve bunu Türk tarafına bildirdiği, ayrıca TSK’nın İdlib’deki askeri varlığını azaltmasını istediği dile getiriliyor. Suriye ordusunun kuşatması altında kalan TSK gözlem noktaları başta olmak üzere, M-4 Karayolu’nun güneyindeki Türk askeri varlığının kuzeye çekilmesi, Halep-Lazkiye yolunun ticarete açılmasının sağlaması da Rusya heyetinin talepleri arasında sıralanıyor. Yine Rus medyasına sızdırılan bilgilere göre, Türkiye’nin de İdlib’de azaltılması istenen askeri varlık ve boşaltılması istenen gözlem noktalarıyla ağır silahların tahliyesi karşılığında Rusya’dan, Menbiç ve Tel Rıfat’ın Türkiye’nin kontrolüne devredilmesini, Fırat’ın doğusundaki Kürt birliklerinin sınırdan uzaklaştırılması konusunda verilen sözün tutulmasını istediği ancak Rus tarafının bu talepleri kabul etmediği kaydediliyor.

★★★

İşte tam bu ana denk getirildi Ermenistan saldırısı. Bölgemizde ve etrafımızda çok büyük tezgahlar çevriliyor. Bizdekiler ise  “dünya liderini” cilalama peşinde. İçi dışı boş hamasetten öte başka bir şey yok!..

Türkiye’nin acilen SADAT ve SETA kafasından kurtulup dengeyi bulması lazım. Ermenistan tarafından gelen açıklamalara dikkatle bakarsanız, Türkiye bizzat savaşın içinde Ermenistan’a karşı savaşıyor algısı yaratmak isteniyor. Böylece Türkiye barışı bozan, saldırgan müdahaleci bir ülke olarak gösterilmek isteniyor. Bunun sonucunda da Türkiye’ye yaptırımların gelmesini ümit ediyor Ermeniler… Buna dikkat etmek lazım.   Tabii ki, Türkiye Azerbaycan’ın yanında yer alacaktır ama şu aşamada fiilen savaşa girmek akılcı bir seçenek değil. Azerbaycan’ın istediği ihtiyacı olduğu askeri desteği gönderirsin, satarsın, danışmanlık ve eğitim verebilirsin. Zaten bu kapsamda askeri eğitim işbirliği anlaşması var.

Esas üzerinde dikkatle kafa yorulması gereken husus; Ermenilerin bu zamanda böyle bir saldırı yapmasını kim niye tetikledi, teşvik etti sorusu… Bunun cevabı karışık biraz.  Çoğu yorumcu, Rusya ve Fransa’yı gösteriyor. Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın ABD ve AB ile olan yakınlaşması nedeniyle Rusya’nın Paşinyan’ın burnunu sürtmek istediği söyleniyor. Fransa, Kürtler ve Ermenilerin hamisi olarak. Doğu Akdeniz’deki son gerginlikten sonra Ermeni kartını da sahaya sürmüş olması mümkün.

Çatışmaların olduğu bölge Çin’in Bir Yol Bir Kuşak projesi kapsamındaki kara yolu-demiryolu hattının geçti bölge. Yani oradaki kriz, çatışma, savaş Çin’in yolunu kesmeye de hizmet eder. Aynı zamanda Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile TANAP geçiş güzergahı. Bunlar Avrupa’ya giden enerji hatları… Bu hatların kesilmesi enerji naklinin durması Avrupa’yı, Türkiye’yi etkileyecektir. Bütün bunlardan kimin çıkarı olur?.. Bence ABD… Çin’in projesi akamete uğrayacak. Avrupa’ya gidecek gaz azalacak veya duracak, ABD LNG’si devreye girecek… Avrupa’da çok sayıda yere ABD destekli LNG terminalleri yapılıyor. Biri de Dedeağaç’ta… Bunun yanında Güney Kafkasya’da başlayıp yayılacak bir çatışma ABD’den çok Rusya’yı rahatsız edecektir. Bu karmaşada, Suriye’ye gelip çatışan aşırı dinci grupların ABD eliyle tekrar Kafkasya’ya döndürülmesi Rusya için en kötü senaryolardan biri. Bu teröristlerin Çin sınırına doğru orta Asya devletlerine de nakli Çin için de kabus. Rusya’nın Suriye’ye gelmesinin nedenlerinden biri de bu değil mi?..

★★★

Her şeyi ile (askeri güç, ekonomi..) Ermenistan Rusya’ya bağlı. Ama siyaseten ve Ermeni diasporasını düşününce ABD ve Fransa da Ermenistan siyasetinde etkili. Mevcut Başbakan Paşinyan da ABD/Fransa ekseninde… Rusya belki de Paşinyan’ın biraz zorda kalmasını ve “gördün mü sen benden başka kurtaracak yok benim dediğime geleceksin” diye mevcut duruma yani Ermenistan’ın saldırılarına göz yummuş olabilir… Saldırının Rusya açısından faydaları ne olabilir?.. Değerli dostum, stratejist, emekli Deniz Kurmay Albay Cahit Armağan Dilek, şöyle değerlendiriyor;

“Birincisi, Ermenistan Başbakanı’nı yola getirmek… İkincisi, Gürcistan’ı güney doğusunda rahatsız etmek. Kuzeyinde Abhazya ve Güney Osetya’yı Gürcistan’dan koparan Rusya, Azerbaycan sınırında kriz çıkartarak Gürcistan’ı batı ittifak ve projelerden koparmayı da hedefliyor. Gürcistan’ın NATO üyeliğini engellemek istiyor. Ermenistan her ne kadar Rusya’ya bağımlı olsa da renkli devrimlerle aynen Ukrayna’da olduğu gibi Batı’ya dönmesini istemiyor. “

Cahit Armağan Dilek, son fotoğrafı çekiyor;

“Türkiye’ye karşı sürekli düşman değiştirme operasyonuna maruz kalıyoruz. Bütün bunlarda Türkiye’den toprak koparmak ve yeni versiyon Sevr’i hayata geçirmek var… Geri planda ise kuklacılar belli: ABD, Avrupa, Rusya… EOKA, ASALA, PKK saykılına bakarsanız bunu görebilirsiniz. Konjonktüre bağlı olarak bunlardan biri öne çıkarılıyor. EOKA deyince Ege, Doğu Akdeniz Kıbrıs’ı düşünün. ASALA deyince sözde soykırım ve büyük Ermenistan hayalini düşünün. PKK deyince 4 parçalı KCK/PKK Kürdistan’ınını düşünün”.

Biz, söyleyeceklerimiz söyledik… Eh, gerisini de siz düşünün!..

-Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

“Yeni zafer” mi yoksa yeni tuzak mı?..
Ahmet TAKAN