Memduh Bayraktaroğlu
8 Şubat 2021

Yargıçlar ve savcılar el ele verip eylem ve söylemleri değil, şahısları yargılıyorlar ve tabii ki sonuç: Mahkûmiyet…


Bir yazımda, bir medya yöneticisinin “Gelişim kitapları okuyanlara çemkirdiğini” hatırlatmıştım…

Okurların bazıları “Kim o gazeteci?” diye sordu…

Kimileri ise…

Tahmin ettikleri medya yöneticisinin ismini yazdı:

“Adını neden vermiyorsunuz?” diye beni sorguladı…

Bu köşede isim vermekten çekindiğimi fark etmişsinizdir…

Birinci sebep:

İsimleri değil olayları anlatıp isimlerle değil fikirlerle tartışma isteğim…

İkincisi ise tahammülsüzlük…

Yok hayır…

Tahammülsüz olan ben değilim…

Aksine…

Tahammül sınırım çok yüksek…

Ama…

Eleştirmek amacıyla…

Adını da vererek yaptığım analizler nedeniyle (İktidardakiler veya yazarlarının şikayetleri üzerine…).

Pek çok savcılık soruşturması geçirdiğimi…

Pek çok tazminat davasına muhatap olduğumu…

Son iki yılda:

Bir kez hapis…

Toplam 37 bin lira tazminat cezası ödemeye mahkûm edildiğimi de bilin isterim…

Her gün üç video çeken…

Altı parça yazı yazan biri için nicelik olarak çok değil elbette

Ama…

Sıkıcı…

Yorucu…

Bezdirici…

Ki…

Asıl amaçları madden zor durumda bırakıp eleştiriden vazgeçmemi sağlamak…

KORKUSUZ’daki yazılarımı okuyorsunuz…

Her gün ortalama 140 bin kişi de videolarımı izliyor

Biliyorlar ve görüyorlar ki…

Ne yazılarımda

Ne de konuşmalarımda hakaret veya iftira var

Ama…

Şikayetçiler:

İktidar partili milletvekilleri (AKP Genel Merkezi dava açtı, 40 bin lira istedi, yargıç 20 bin lira tazminat ödememe karar verdi…).

Ya da (Mesela) RTÜK (Başkan 10 bin liralık tazminat davası açtı 5 bin lira ödememe hükmedildi. RTÜK üyeleri hakaret davası açtı 180 gün hapis cezası verildi) olunca…

Yargıçlar ve savcılar el ele verip söylediklerimi değil, şahsımı yargılıyorlar…

Ve tabii ki sonuç: Mahkûmiyet…

O ZAMAN AÇIN MEKANLARINIZI AÇIN, AÇIN…

Dünyadaki en akıllı koronavirüsü Türkiye’de…

Neden mi?..

Reislerinin sözünü dinliyorlar da ondan…

Mesela…

“AKP kongrelerine gelmeniz yasak” diyo reisleri (Amman ha!.. Dikkat edin lütfen “r” küçük harf…)….

Gelmiyolar aabi…

Mesela…

“AVM’lere uğramayın” diyo reisleri…

Adım atmıyolar abi…

“Sizi Galatasaray maçında Fenerbahçe stadı localarında görmeyeyim” emri geliyo reislerinden…

Gitmiyolar aabi…

“Açık meyhane bulursanız orayı derhal istila edin; içmesinler” emri geldiğinde…

Ve kazara…

İçkili bir restoran açılmışsa…

İçerisi bi anda koronavirüsü istilasına uğruyo…

Ey içkili mekan sahipleri…

“Ekmek musaf çarpsın alkollü içecek satmayacağız” diye söz verin reise…

Uğramasın virüs size…

O zaman açın mekanlarınızı açın, açın…

DİKKAT EDİN DE MAHKÛM OLMAYIN…

Türkiye’de benden başka:

“En çok Cem Yılmaz’a, ondan sonra da AKP Genel Başkanı’na gülüyorum” dediği için “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla suçlanan biri olabileceğini zannetmiyorum…

Cem Yılmaz

Siz siz olun…

Sakın böyle bir cümle kurmayın…

“Erdoğan istifa” deseniz belki yırtarsınız…

Ama…

“AKP Genel Başkanı beni çok güldürüyor” derseniz…

“Vay şerefsiz cumhurbaşkanına hakaret etti” denilerek mahkûm olursunuz…

1 SÖZ VARDIR 1000 SAYFALIK KİTAP GİBİDİR…

Bir Sümer atasözü der ki:

“Vatan dürüst bir adam (Mustafa Kemal Atatürk mesela) tarafından inşa edilir ve fakat bir hain tarafından yok edilir…”.

Bir de…

Kimin söylediğini ilmediğim şöyle bir söz var:

“Zalimlerin iktidarı, cahillerin omuzlarında yükselir…”.

SOKAKLAR DEMOKRASİNİN AKCİĞERLERİDİR…

Bu arada ilgililere hatırlatayım…

Dün hem Amsterdam hem de Berlin’de “Boğaziçi ile dayanışma mitingleri” vardı…

Polisler hiç müdahale etmediler…

Çünkü…

O ülkelerde…

Sokaklar…

Demokrasinin akciğerleridir…

Akciğerler tıkanırsa…

Demokrasi ölür

Bakınız mesela…

Şekil B…

ZAMAN ÖLDÜRDÜĞÜ İÇİN YANİ…

Hüsmen, telefonda Doktor olan Ramiz’e sordu:

“Nabıyon be aaretlik?..”

“İç be ya…” dedi Ramiz: “Zaman üldürürüm…”

Hüsmen sesine hüzün yükledi:

“De me be ya… İç astan kalmadı mı yoosam?..”

Son yıllarda pıtırak gibi açılan TIP fakültelerinden mezun olacak doktorlar da (Korkarım) ancak bu fıkradaki gibi olur…

SARRAF DEĞİL İSRAF DÜZENİYMİŞ MEĞER

Ekrem İmamoğlu, kendisinden önceki 25 yıl (5’i RP) AKP tarafından yönetilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi için dedi ki:

“İsraf düzeni kurmuşlar…”.

Ekrem İmamoğlu

Şaşırdım…

Neden mi?..

Ben “Sarraf Düzeni” kurduklarını sanıyordum da ondan…

“Sarraf” yönetimi zannettiğim için….

O yönetimlere…

Rıza göstermemiştim…

PROFESÖRÜ OLMAYAN ÜNİVERSİTELER…

Son 18 yılın açılan üniversiteleri öğrenim (Eğitim zaten yok) için değil…

Anne – babalardan şehirden şehre para transferi için açıldı…

Ailesi A şehrinde yaşayan genç, B şehrinde açılan üniversiteye kaydoldu…

Ailesi B kentinde yaşayan genç de A kentindeki üniversiteye yaptırdı kaydını…

A şehrinde oturan aile, B şehrinde okuyan çocuğuna para gönderdi…

B kentinde yaşayan aile de A şehrindeki üniversitede öğrenim gören çocuğuna para transfer etti…

Ekonominin üreterek değil tüketerek büyütülme sebeplerinden biri de işte bu; profesörü olmayan üniversiteler…

Yazarlar

Yargıçlar ve savcılar el ele verip eylem ve söylemleri değil, şahısları yargılıyorlar ve tabii ki sonuç: Mahkûmiyet…
Memduh Bayraktaroğlu