Hüsnü Mahalli
1 Ağustos 2021

Yangın söndürme uçağı


Ülkenin her tarafı yanıyor ama iktidarın umurunda değil. Yangın söndürme uçaklarıyla ilgili akıldışı söylem ve tutumlar bunun en somut kanıtı.

Bir düşünün Türkiye gibi her tarafı ormanlarla çevrili bir ülkede bu tür uçaklar yokmuş. Var olanlar da THK’nın devre dışı (bu da ayrı bir hikaye) bırakılmasıyla artık kullanılamaz durumdaymış.

Neden yeni uçak alınmadı sorusunun yanıtı ise her şeyi açıklıyor.

Sosyal medyada görmüşsünüzdür:

Beşli çetenin borç ve vergi aflarıyla şu kadar uçak alınırdı”

“Ziraat Bankası’ndan birilerine verilen ve geri ödenmeyen 750 milyon dolarla şu kadar uçak alınırdı

Cumhurbaşkanlığının envanterinde bulunan uçak ve lüks araçların bazıları satılırsa şu kadar uçak alınır.

Bir hesap da benden:

AKP yönetiminde Ankara son on yılda başta bölgemiz olmak üzere dünyanın her yerindeki İslamcılara her konuda ve alanda yardım etmemiş olsaydı şimdi yüzlerce yangın söndürme uçağımız olur ve komşu ülkelerin yardımına bile gidilirdi.

Daha pratik bir öneri:

AKP yönetiminde Ankara şu anda Suriye’de bulunan Türk askerini çeker ve Suriye devletine karşı savaşan on binlerce silahlı militanın maaşı dahil her şeyini karşılamaktan vazgeçerse her ay onlarca uçak ve yüzlerce itfaiye aracı satın alabilir ve bu alanda görev alan herkese en yüksek ücreti ödeyebilir

Peki, ‘Suriyelilere harcandığı söylenen 40-50-60 milyar dolarla acaba kaç uçak alınabilirdi?’

Peki “karanlık bir planla ülkemize gelen ve gelecek olan Afgan mültecilere harcanacak paralarla kaç uçak alınabilir?”

Libya’yı anlatmaya gerek yok.

Özetle ormanlarımız değil ülkenin her yeri ve her şeyi yanıp tükeniyor.

Özellikle vicdanı olan yurtsever insanların yüreği.

Ama AKP yönetiminde Ankara hiçbir konuda tek bir ders almaya niyetli görünmüyor.

Az geriye dönelim…

Savunma Bakanı Sisi ve arkadaşları 3 Temmuz 2013’te Mursi’yi devirerek bir yıllık Müslüman Kardeşler iktidarına son verince, Başbakan Erdoğan çok kızmış ve Mısır’dan kaçan binlerce Müslüman Kardeşler lider, yönetici ve militanını İstanbul’da misafir etmişti.

Sekiz yıl sonra aynı Erdoğan sanki hiçbir şey olmamış gibi Sisi’ye, “Gel barışalım” dedi ama Sisi oralı değil.

Çünkü Sisi, Erdoğan’ı yani Türkiye’yi Libya’da sıkıştırmanın hesaplarını yapıyordu.

Bunun için de Sisi, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’le temas halindeydi o da orduyu arkasına alarak Erdoğan müttefiki İslamcı Nahda partisini devre dışı bırakmaya karar verdi. Partinin 40 yıllık lideri ve bunun 30 yılını Fransa ve Almanya’da sürgünde geçiren Gannuşi ‘takiye’ yaparak ‘uzlaşmaya hazırız’ gibilerinden yumuşak mesajlar vermeye çalışıyor ama işe yaramayacak.

Mısır’dan sonra Tunus’ta da İslamcıların devrilmesi Erdoğan’ın Libya İslamcılarıyla ilgi hesaplarını da etkileyecektir çünkü bu iki ülke Libya’ya komşu.

Bir üçüncü komşu Sudan’ın İslamcı diktatörü Ömer el-Beşir 10 Nisan 2019’da halkın ayaklanması sonucu devrilmişti.

Sudan, Mısır ve Tunus gelişmelerinin arkasında Suudi Arabistan ve BAE, Ankara’nın yanında ise Katar var.

Keşke Katar Emiri Temim 500 milyon dolarlık özel uçağını bağışlamak yerine on tane yangın söndürme uçağı verseydi.

O da olmazsa Tank Palet fabrikasının özelleştirilme sözleşmesine 10 adet söndürme uçağı eklenebilirdi.

Yılda 150 milyar dolar doğal gaz satan Emir Hazretleri için çerez parası bile değil.

Yazarlar

Yangın söndürme uçağı
Hüsnü Mahalli