Ahmet Takan
8 Mayıs 2021

Yalvarıyorum; 19 Mayıs’ı da kapatın!..


Böylesine büyük bir ekonomik kriz içinde… Böylesine kötü yönetilen bir ülkede… Yolsuzluklar, hırsızlıklar lağım gibi patlayıp sokaklarımızı kirletirken… Aynı anda 5 yerden ballı maaş alanlarla, aylık  toplam geliri neredeyse 200 bin lirayı bulan bakan yardımcılarının bulunduğu bir ülke nasıl ayakta durabiliyor?..

Diğer yanda siftah yapamadığı için intihar eden kokoreççi… Kirasını ödeyemediği için kepenk indiren esnaf… Sadaka bayram ikramiyesine mahkum edilen emekli… Asgari ücretle hayatta kalma mucizesini gerçekleştirmeye gayret eden çalışanlar.. 12 milyondan fazla işsiz ordusu… Çürük patates soğana mahkum edilen garip gureba… Her gün durumu daha da kötüye giden çiftçi… Saymakla bitmez!..

Evet onca kriz içinde ya sabır çekerek yıkılmadan nasıl ayakta kalabiliyoruz?..

Sorunun cevabı çok net:

Asil Türk milletinin genetiğinde kodlu büyük dayanışma duygusu sayesinde.

Bin yıllardır yıkılamayan, kaybolmayan ve asla yitirilmeyecek eşsiz millet karakteri.

Kurtuluş savaşında cepheye giden kağnıların üstünde gördük… Sel, deprem felaketlerinde gördük… Şimdi de pandemi de görüyoruz…Köyden, analarımızın babalarımızın evlatlarına bulgur, tarhana gönderme, şehirlerimizde emekli babalarımızın evde oturan işsiz çocuklarına emekli maaşından harçlık verme geleneği devam ediyor.

Engin hoş görünüze sığınırım!..

Maksadım, ayar vermek, bir yerlere yönlendirme yapmak değil. Akıl vermek hiç değil. Prensiplerime aykırıdır!.. Yardım, bir gönül işidir… Fedakarlık asil bir insanlık meziyetidir. Merhamet ise Tanrılık kadar kutsal bir makamdır. Kimsenin de elinde diğerininkini ölçebilecek bir ölçü birimi yoktur. Böyle inanırım…

Ramazan ayında telefonlarınıza fitre ve zekatlarınızı isteyen bazı kurum, dernek ve vakıflardan kısa mesajlar geliyordur. Ben, hemen hemen her gün gelen bu mesajları silip atıyorum. Bir gazeteci olarak çevrilen film fırıldakları çok net biliyorum. Ramazan ayı, toplum olarak yardımlarımızı daha yoğunlaştırdığımız bir aydır. Fitre zekatların yanı sıra, çeşitli nedenler yüzünden tutamadığımız oruçlarımızın da fidyesini veririz.  Pandemi ile birlikte siyasi iktidarın yürüttüğü gaddar kapanma kararları yüzünden etrafımızdaki yardım talepleri giderek artıyor. Her gün yakın çevremde ne acıklı hikayeler dinliyorum bilemezsiniz!.. Eminim, benim şahit olduğum olaylara sizler de kendi çevrenizde tanıklık ediyorsunuzdur. Bayrama da az bir süre kaldı. Ne olur!.. Adını ne koyarsanız koyun, yardımlarınızı, gönlünüzden geçen miktarı ne olursa olsun yakın çevrenizdeki muhtaç insanlarımıza kendi ellerinizle yapın… Pandemi ve yasaklar yüzünden fotoğraf giderek daha da acıklı bir hal alıyor. Ancak büyük bir mutlulukla izliyorum;  bu asil millet kendisini yönetme iddiasında bulunan siyasilere fark atıyor. Pudra şekercilere inat, kendi bildiği yolda devam ediyor!.. Ekmeğini bölüşüyor…

Sadece hatırlatmak istedim!..

★★★

İki satır da  “19 Mayıs’ta da kapanacağız mı? tartışmalarına değinmek isterim:

İster kapatsınlar ister kapamasınlar!.. AKP iktidarının milli bayramları yasaklama kararından milletçe epey bir kazanımımız oldu. İşe bir de bu taraftan bakın!.. Onlar yasakladıkça, millet, milli bayramlarına daha fazla sahip çıkıyor, daha sıkı sıkıya sarılıyor… Onlar yasaklıyor, millet evlerinin pencerelerini, balkonlarını Türk bayrakları, ATATÜRK bayrakları ile süslüyor. Balkonlarına çıkıp İstiklal Marşımızı okuyor. Pencerelerden kafalarını dışarı çıkarıp, “Ne Mutlu Türküm diyene” diye haykırıyor.

Milli bayramlar milletin bayramı… Sarayın bayramı değil!… 19 Mayıs’ı da kapatsınlar. İyi olur! Milletçe birbirimize sıkı sıkıya sarılmamıza, Cumhuriyet coşkusunu daha yoğun yaşamamıza bir daha vesile olur… ATATÜRK ve Cumhuriyetin kıymetini bize birileri normal yollardan anlatmaya çalışsa inanın bu kadar başarılı olamazlardı!..

★★★

Dikkatinizi çekti mi ?.. Dün,  Katar’da Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Euronews’in haberi:

– Katar Maliye Bakanı Ali Şerif el-İmadi,’yolsuzluk’ suçlamasıyla gözaltına alındı.

İmadi’ye “kamu malına zarar verilmesi ve görevin kötüye kullanılması” gibi suçlamaların yöneltildiği belirtildi.

Katar’da 2013’ten bu yana Maliye Bakanı olan İmadi, aynı zamanda Katar Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı ve Katar Ulusal Bankası Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yapıyordu.

Katar’daki yolsuzluk vakalarında daha önce üst düzey tutuklamalar olsa da, resmi kaynaklar İmadi’nin Emir Şeyh Tamim bin Hamad Al-Tani’nin mevcut yönetimi altında bu tür iddialarla karşılaşan en yüksek profilli kişi olduğunu söylüyor.

AFP’ye konuşan Katar merkezli bir diplomat, “gözaltının beklenmedik olduğunu” belirterek, “Yönetimin yolsuzluk ve gücün kötüye kullanılmasını engellemesini görmek her zaman iyidir” dedi.

Doha merkezli bir başka diplomat da: “Bu gerçekten harika, Katar’ın yolsuzluğu ciddiye aldığını gösteriyor. Bu, hukukun üstünlüğü imajını oluşturmaya yardımcı oluyor” diye konuştu.

★★★

2013’ten bu yana görevde olan İmadi, 300 milyar dolar tutarındaki varlık fonunu yöneten Katar Yatırım Kurumu’nun yönetim kurulu üyesiydi. El-İmadi ayrıca, Orta Doğu ve Afrika ülkelerine en fazla borç veren kurum olan Katar Ulusal Bankası’nın İcra Kurulu Başkanıydı. Bakan el-Emadi, 2016’da Finansbak’ı satın alan QNB’nin de yönetim kurulu başkanı. 2016 yılının haziran ayında QNB, National Bank of Greece’in Finansbank’taki yüzde 99.81 payının tamamını 2.7 milyar Euro bedelle devralmıştı.

Dikkatinize sunarım, Katar gibi çadır devleti kurallarıyla yönetilen bir ülkede, bakan sadece görevden alınmıyor göz altına alınıyor. Bunun Türkiye’de artçılardan daha büyük sarsıntılara etki edeceğini söylemek çok mu büyük kuşkuculuk olur?..

Duyamadım!.. Ne buyurdunuz?..

Eh, bekleyelim de görelim o zaman!..

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Yalvarıyorum; 19 Mayıs’ı da kapatın!..
Ahmet Takan