Ümit Zileli
24 Eylül 2020

Yalnızlığın dayanılmaz ağırlığı!..


Yıllar önce, Suriye’ye karşı “ABD koalisyonu” içinde yer aldığımız zamanlardı…

En başlarda Suudi Arabistan ve Katar ile beraber hareket ediyorduk… Bizim en büyük Türk büyükleri kendilerinden o kadar emindiler ki, Suriye’deki iç savaşın göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğini şu sözlerle ilan ediyorlardı:

15 güne kalmaz, Emevi Camii’nde namaz kılarız inşallah!..

Öyle olmadı, tam tersi oldu! Türkiye’nin içinde yer aldığı koalisyon bozuldu, Suudilerle saflar giderek ayrıştı… Türkiye giderek, başta Arap dünyası olmak üzere bölgede ve dünyada yalnızlaştı!.. Zamanın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ydu; bu vahim durumu millete şöyle açıklamıştı:

Değerli yalnızlık!..

Biz de, bir avuç yazar sormuştuk; “Yalnızlığın değerlisi nasıl oluyor” diye! Bu sorunun yanıtını hiçbir zaman alamadık ama bir zamanların “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesiyle diplomasi alanında kendisine sağlam bir yer edinen, saygın bir “arabulucu ülke” olarak adı anılan Türkiye’nin geçen yıllar içinde “değerli” yalnızlığı gittikçe derinleşti…

Bugün geldiğimiz acıklı nokta ortada!..

Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Arap dünyasında, Avrupa Birliği’nde neredeyse tek dostumuz kalmadı! İktidarın “kardeş ülke” olarak ilan ettiği, yetinmeyip Tank Palet Fabrikası’nı verdiği Katar’la ilgili önceki gün şöyle bir haber vardı:

Katar’la da mı aramız açılıyor?..

Biz, Yunanistan ve Fransa ile sorunlarımıza gömülmüşken, dün de şöyle bir haber servis edildi medyaya:

Altı Akdeniz ülkesi Türkiye’ye  karşı birleşti!..

Yalnızlığın arkadan hançerlenmiş hali!..

Sürprizi sona saklayıp, ne olduğuna bakalım önce…

Altı ülkenin oluşturduğu “Doğu Akdeniz Gaz Forumu”, Mısır’ın başkenti Kahire’de imzalanan anlaşma ile bölgesel bir kuruluşa dönüştürüldü. Bu ne demek oluyor peki? Şu demek oluyor:

Doğu Akdeniz’de doğalgaz ihracatını teşvik etmek isteyen altı ülkenin oluşturduğu forum, resmi statü kazandı!..

Hangi ülkeler peki bunlar? Hamen sayalım:

Mısır, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, İtalya, Ürdün…

Diyeceksiniz ki beş ülke saydın, hani altıncısı? Bekleyin daha bitmedi! Dikkat ederseniz grubu oluşturan ülkeler aynı zamanda Doğu Akdeniz’de doğalgaz çıkarma tartışmasında , Türkiye’nin bölgesel rakipleri! İsrail grubun en büyük destekçisi konumunda…

Gelelim sürprize… Mısır’ın resmi haber ajansı MENA, daha imzalar atılmadan önce kimin bu anlaşmaya imza koyacağını bildirmişti bilin bakalım:

Filistin Yönetimi’nin!..

Hani şu, uğruna İsrail ile papaz olduğumuz, Kudüs konusunda “Eyy Amerika!” diye celallendiğimiz, yardım edebilmek için ölümleri göze aldığımız, buna karşılık sözde Ermeni soykırımı ve KKTC gibi Türkiye açısından yaşamsal konularda bile Türkiye aleyhine tutum alan Filistin canım!.. Peki, Filistin Yönetimi’nin de bu anlaşmaya imza koyacağını en son kim açıkladı biliyor musunuz?

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz!..

Kendilerini, bu arada bizim Türk büyüklerini de hasseten kutluyorum, “böyle başa böyle tarak” özdeyişi boşuna söylenmemiş!..

Meğer Saray’ı her canlı değil bir canlı tadacakmış!..

Bu aynı zamanda bir özür yazısı sevgili okuyucularım!

Önceki gün “Herkes bir gün saraylı olabilir” başlıklı yazımda, iktidar partisinin teşkilatlarının üye sayısını artırmak için buldukları, “şeytanın bile aklına gelmeyecek” cingözlüklerden söz etmiş, örnek olarak Rize Çayeli AKP yönetiminin ilanını paylaşmıştım…

Ne diyordu yerel gazetelere verdiği ilanda anımsatayım:

Üye olun, külliyede bir gün geçirme fırsatı yakalayın!..

Ben de bu “akıllara seza” cingözlüğü sizlere biraz gülümsemeniz için aktarmıştım. Ancak fena
tongaya basmışım! Meğer cingözlük daha büyükmüş! Öyle “her canlı tadamayacakmış” Saray’ın ihtişamını; yalnızca bir canlı tadabilecekmiş!..

Nasıl olacakmış peki bu iş? 44 bin nüfuslu Çayeli’nde AKP’nin kayıtlı 15 bin 827 üyesi bulunuyormuş. 173 kişi daha kayıt yaptırsa üye sayısı 16 bin olacakmış… İşte AKP ilçe yönetimi üye olan 16 bininci yurttaşı götürecekmiş Saray’a!..  O yüzden “fırsatı yakalayın” sözcükleri özellikle konulmuş!

Ben de üye olan herkes gidecek sanmış “fırsat” sözcüğünü atlamışım!

Şeytana pabucunu ters giydirir valla bunlar!

Yazarlar

Yalnızlığın dayanılmaz ağırlığı!..
Ümit Zileli