Mustafa Kanarya
1 Mayıs 2021

Ver coşkuyu


Futbolda başarının olmazsa olmaz şartı kaliteli bir kadrodur. Ancak şampiyonluklar için bu kadronun sahaya mutlaka duygularını koyması gerekir. Özellikle de coşkuyu…

Galatasaray’ı UEFA zaferine götüren sürecin temelinde coşkulu futbol yatmıyor muydu? Fenerbahçe’nin Daum’la yakaladığı şampiyonluklarda ve Zico yönetiminde çıktığı Avrupa maçlarında hep o coşkulu futbolu izledik…

1994-95 sezonunun ardından 2015-16’ya kadar geçen süreçte sadece 2 şampiyonluk (2002-03 ve 2008-09) kazanabilen Beşiktaş, son 6 sezonda 3. şampiyonluğunu kutlamak için geri sayıma geçti. Evet, Sergen Yalçın ve ekibi büyük iş başarıyor ancak Şenol Güneş’in takıma kazandırdığı futbol felsefesini es geçmek olmaz. Güneş yönetiminde 2 lig şampiyonluğu kazanan, Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazan siyah-beyazlılar, zirveden uzak
kaldığı iki sezonda da son ana kadar yarışın içinde kalmıştı.

Güneş’le birlikte coşkulu futbolu hatırlayan Beşiktaş, Abdullah Avcı yönetiminde daha statik bir oyuna evrilse de Yalçın’la birlikte özüne döndü. Zaten Beşiktaş’ın santrforsuz çıktığı son 2 maçı 3’er gol atarak kazanması da bu coşkunun sonucu değil mi?

Yazarlar

Ver coşkuyu
Mustafa Kanarya