Memduh Bayraktaroğlu
2 Mayıs 2022

Ve yazılarıma başladım…


Canlarım…

Sevgilim ve ben ağır bir hastalık geçirmedik…

Ama…

Son 2 yılın baş belâsı olan…

Adı da sürekli değişen Kovid 19’un varyantlarından birini atlattığımız da bir gerçek…

Sevgilim henüz tam olarak kendine gelebilmiş değil

Ben ise…

Öksürük, aksırık ve nezle hariç:

Çok iyiyim…

Ve yazılarıma başladım…

Hatırlayacaksınız…

Geçtiğimiz haftalardan birinde, yanağımdan iki parça kanser tümörü alındı…

Ama…

Enseyi karartmanın gereği yok…

Çünkü…

Biri koyun kadar munis

Diğeri ise…

“Devlet Bey sevdalıları” gibi…

Yani:

Tehlikeli gibi görünmesine rağmen…

Tedbir alınırsa:

Zararsız…

Ancak canlarım…

Yanağımdaki iki muzırdan…

Sevgili Doç. Dr. Operatör Özgür Başaran kardeşim sayesinde kurtulmuşken…

Bu defa da…

Şüphe üzerine…

Uzman Dr. Aslıhan Kırkağaç Hanımefendi; sağ bacağımdan bir parça alıp biyopsiye gönderdi…

Sonuç geldikten sonra onu da yine…

Sevgili Özgür Başaran’a havale edeceğimi zannediyorum…

Çünkü…

Aslıhan Hanım’ın alıp biyopsiye gönderdiği parçanın esası olan yara

Tam 3 yıldır:

Hiçbir ilâçla iyileşmedi…

Geççek geççek…

Hiçbir şeyi dert etmeye değmez…

SİZ OLSANIZ HANGİ ALEGORİYİ YAPARDINIZ?..

Geçtiğimiz hafta Ankara icra dairesinden bir “ödeme emri” geldi…

İcra dairesinin tebligatının fotoğrafını gördünüz…

Ana para olarak talepleri 20.000.—lira

Ve tabii ki ayrıca faizi…

Oysa canlarım…

Yargıtay, yerel mahkemenin 20.000 liralık para cezasını çok buldu ve…

Miktarı 8.000 liraya düşürdü…

Buna rağmen AKP Genel Merkezi avukatı

Takibi 20.000 lira üzerinden başlattı…

Oysa ben bu para cezasına…

AKP’nin siyaset anlayışının

Şeytandan bile daha cingöz…

Şeytandan bile daha kurnaz olduğunu söylediğim (Alegori) için:

Mahkûm oldum…

Şimdi canlarım…

Hiçbir yorum yapmadan sadece şunu soruyorum:

İcra takibini…

Yargıtay hükmüne göre (8.000 lira üzerinden) yapması gerekirken…

İlk karar dosyası (20.000 lira) ile yapan bir kişi ya da kurum için:

Siz olsanız hangi alegoriyi yapardınız?..

BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN…

Neymiş?…

Araplara lânet okudukları…

“Şerefsiz, katil, darbe finansçısı” diye hakaret ettikleri günlerde…

AB karşısında kuzu gibiymişler…

Neden?..

Araplardan gelmeyen para AB’den “belki” gelir diye…

Sonra devran dönmüş…

Bu defa:

Araplar paranın ucunu göstermiş…

Ve efendim…

AB’ye karşı birden dikleşip…

Arapların karşısında:

Boyunlarını eğmişler/miş

Ey münafıklar!..

Soruyorum:

Bakın bakalım burada boynu eğik olan kim?..

Tabii ki:

“Ben ettim sen etme Recep abi” der gibi boynunu eğen…

Cinayet zanlısı Arap şeyhi…

NOT:

Sayın Cumhurbaşkanımızın gözlerini karşısındaki katil zanlısının gözlerinden kaçırması çok doğaldır…

Zira…

Bir katil zanlısının gözlerinin içine bakmak:

Onunla eşitlenmektir…

GÖRECEKSİNİZ HEPSİNİ YENECEĞİM…

Fransızların çok sevdiğim ve doğruluğuna inandığım bir sözü vardır:

“Ey belâ, geleceksen tek başına gel seni alkışlarla karşılayayım…”.

Bir yandan:

Erdoğan’ın…

AKP Genel Merkezi’nin…

RTÜK Başkanı’nın…

Ve…

RTÜK üyelerinin aleyhimde açtıkları:

Ceza ve hukuk davaları…

Diğer yandan…

Maliye Bakanlığı’nın zamanında itiraz etmediğim için (e-devlet hesabıma yapılan tebligattan gerçekten haberim olmadı) kesinleşen 425 bin liralık vergi cezası…

Ve şu son yaşadığım sağlık sorunları…

Bunların hiçbiri tek başına gelmedi…

Hepsi:

Gece yarısı evimizi basan, Ülkücü delikanlılar gibi geldiler…

Ama…

Göreceksiniz hepsini yeneceğim…

HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK…

Merhaba canlarım, merhaba güzellerim

Öncelikle:

Hangi dinden

Hangi mezhepten…

Ya da…

Dinsizlikten olursa olsun…

Herkesin bayramı kutlu olsun…

Bayram günleri “anlam” olarak insanların:

Neşeli oldukları…

Coşkulu oldukları…

Sevinçli oldukları günlerdir…

İnsanı insan yapan değerlerden biri ise:

Başkalarının sevinçlerinden…

Başkalarının coşkularından…

Başkalarının neşelerinden:

Haz alabilme yeteneğidir…

Son yılların (AKP iktidarı) bayramlarında:

Sevinçli olabilmek…

Coşkulu olabilmek…

Neşeli olabilmek çok zor…

Hatta:

Mümkün değil…

Ama…

Unutmayın ki…

Kültüründe:

“Bayram gelmiş neyime…

Anam anam garibem…

Kan damlar yüreğime…

Anam anam garibem” diye türküler olan bir milletiz biz…

O günler nasıl geçtiyse…

Bugünler de geçecek…

Ve…

Her şey:

Çok güzel olacak…

DAHA KARAKTERSİZDİR?

Birinci gün:

X Partisi Genel Başkanı:

“Pamuğu pamuk yapaaaaan renginin beyazlığıdıııırrr…”.

Gazeteci:

“Yaşşşşaaaaa… Bravooooo… Çok doğruuu… En büyük başkan bizim başkannnnn…”

İkinci gün:

X Partisi Genel Başkanı:

“Pamuğu pamuk yapaaaaan, renginin siyahlığıdıııırrr…”.

Gazeteci:

“Yaşşşşaaaaa… Bravooooo… Çok doğruuu… En büyük başkan bizim başkannnnn…”

Böyle bir durumda sizce…

Hangisi:

Daha karaktersizdir?

YANLIŞ MI HATIRLIYORUM?..

Haber başlığı The Guardian’dan:

Suudi yetkililer, “Ona ihtiyacımızdan daha çok Erdoğan’ın bize ihtiyacı var ve biz onun ülkesine gitmedik, o bizim ülkemize geldi. Ticaret yapılacaksa da onların değil bizim şartlarımızla yapılacak” dedi.

Sahi ya…

Erdoğan:

“Önümüzdeki ay Suudi Kralı ülkemizi ziyaret edecek” dememiş miydi?..

Yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum?..

Neyse…

Durun bakalım n’olcek?..

Para mı gelecek?..

Yoksa:

Yara mı açılacak?..

BUNLAR GAZETECİ DEĞİL Kİ…

Erdoğan’ın çevresini saran kişiler kendi kamuoylarında “gazeteci” olarak biliniyor…

Ve…

Her türlü masrafı Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurttaşlarından toplanan vergilerle karşılanan bu Devlet uçağının yolcuları arasında…

“Gazeteci” diyebileceğimiz bir tek kişi yok…

Çünkü…

“Gazeteci” hiçbir siyasi iradeye eklemlenmez…

Oysa canlarım…

Erdoğan’ı dünya üzerinde itibar sahibi yapacak olan bu ve bunun benzeri fotoğraflar değil…

Zira cümle âlem biliyor ki…

Bunlar “gazeteci” değil…

Bunlar iktidara eklemlenmiş profesyoneller…

Erdoğan dünya üzerinde itibar sahibi olmak istiyorsa…

Millet adına yaptığı tüm yolculuklarda…

Milletin uçağına…

Bu profesyonellerle birlikte…

Gelişmiş demokratik hukuk devletleri medyası tarafından da:

“Gazeteci” olarak kabul edilecek meslektaşlarımızı da davet etmeli…

O meslektaşlarımız da:

Özgürce haber yapabilmeli…

Cumhurbaşkanı’na soru sorabilmeli…

Aksi halde…

Bu fotoğraf görüntüleri devam ettiği sürece:

Türkiye Cumhuriyeti için:

“Demokratik hukuk devleti” demek…

Gelişmiş tüm demokrasilere hakaret olarak algılanacaktır…

 

Yazarlar

Ve yazılarıma başladım…
Memduh Bayraktaroğlu