Memduh Bayraktaroğlu
26 Ocak 2021

Türkiye’yi yönetenlerle piyasa yapıcıların ortak noktaları


Türkiye’yi yönetenler, ekonomi bürokrasisi, piyasa oyuncuları, ekonomi gazetecileri (Genel) sadece şu üç enstrümanı tartışıyor…

– Enflasyon…

Faiz…

Devalüasyon

Hukuk çok da umurlarında değil…

Yargının tek kişiye bağımlı olmasından son derecede memnunlar…

Çünkü…

Böylece yargı çok hızlı işliyormuş…

İşsizlik olmalıymış ki…

Her konuda olduğu gibi…

Emek piyasasında da rekabet olsun… …muş…

Eğitimi geç, değersiz bir konu…

Öğrenim için bol bol üniversite (İnşaat işinde iyi para var) yap…

Ne var ki…

Profesör, doçent ve doktorların bilgi düzeyleri, ilk mektep öğretmenlerinden biraz hallice olsun…

Kafası çalışan…

Soran, sorgulayan, itiraz eden genç; iktidar için tehlikeli oluyor…

Geriye işte o üç sorun kalıyor…

O üç sorunu çözmek ise çok kolay(!)..

Çünkü üçü de birbirine bağlı…

Haydi başlayalım çözmeye…

Maaş ve ücretleri iyice düşür…

Faizleri iyice yükselt

Döviz borçlan, piyasaya sat

Ki…

TL değerlensin…

Enflasyon olmasın…

Bu kadar kolay bu ülkeyi yönetmek yani…

İYİ ENERJİ İYİLİKLERİ, KÖTÜ ENERJİ KÖTÜLÜKLERİ ÇEKİYOR KANAATİNDEYİM…

Kimi gazeteciler, yazarlar, televizyoncular kişisel gelişim kitabı veya genel ahlak kurallarını öğrenmek isteyenlerle kafa buluyorlar…

Bir yazar arkadaşın bir yazısında; “Ne gerek var bunları okumaya” diye yazdığını…

Okuyanlarla kafa bulduğunu ve…

Kendisini eleştirdiğimi hatırlıyorum…

Herkes o arkadaş (İmam Hatip Lisesi mezunu, yazar, yönetici, televizyoncu) gibi genlerinde her türlü “güzel ahlak ve görgülü olmak” hasletiyle doğmuyor ne yazık ki…

Bence insanları kişisel gelişim kitapları okuduğu için takaza etmek çok ayıp…

Kişi okusun da ne isterse okusun bize ne?..

Kimisi felaket haberleri duymayı sever…

Kimileriyse iyi ve olumlu düşünmeyi…

Tabii ki kimin ne düşüneceğini öğretecek veya o konuda akıl verecek değilim…

Ama…

Şartlar ne olursa olsun, kötüyü düşünmek yerine iyiyi düşünmekten yanayım.

Ne güzel söylemiş atalarımız:

“Aklına gelen başına gelir…”.

“Sakınan göze çöp batar…”.

Bilim, evrenin ve haliyle insanın enerji olduğunu söylüyor…

İyi enerji iyilikleri…

Kötü enerji kötülükleri çekiyor kanaatindeyim…

BİLMİYORSAN BIRAK BİLENLER YAPSIN…

Şehirlinin biri orak biçen köylülere bakmış bakmış:

“Ne kadar kolay” demiş gülerek… “Biç bağla, biç bağla…”

Köylülerden biri gitmiş yanına…

Uzatmış elindeki orağı…

“Adi bakem biç baala biç baala” demiş…

Şehirli almış orağı eline

Sallamış buğdayın beline

Düşmüş sol eli…

Ayağının dibine…”

Sözün özü:

Bilmiyorsan bırak, bilenler yapsın…

REFORM VE JEST OLSUN DİYE ÇOK BEKLERİZ ÇOK…

Haber şöyle:

Son dönemde Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yumuşama sinyallerinin artması ile ilgili İngiliz haber ajansı Reuters kapsamlı bir analiz hazırladı. Ajansa konuşan diplomatlar, “Türkiye’nin değiştiğini göstermek için çok büyük bir jest yapması gerek” ifadesini kullandı.

Tamam ama…

O çok büyük jesti kim/ler yapacak/lar?..

Muhalefet yetkisiz…

İktidarın yetkisi çok ama…

Destek aldığı ortaklarının da demokrasi ve hukuk anlayışları yok

Yani…

Reform ve jest olsun diye…

Çok bekleriz çok…

Çok beklememek için ne olması lazım?..

Erdoğan’ın “Usta oldum zannetmiştim yanılmışım” deyip çıraklık günlerine dönmesi lazım…

İyimserim…

“Neden olmasın?” diyorum…

BU FIKRA BAZI MUHALEFET PARTİSİ YETKİLİLERİNE İTHAF OLUNUR…

İktidar yandaşı bir profesör aslanla kuzunun aynı kafeste yaşayabileceğini iddia etmiş.

Muhalif profesör “imkansız” demiş…

İktidar yandaşı profesör “deneyelim” demiş…

Muhalif profesör “olur” diyerek kabul etmiş…

Deneme başlamış…

Bir hafta sonra hayvanat bahçesine gitmiş iki profesör…

İlk gün olduğu gibiymiş…

Yani…

Kuzu ile aslan aynı kafeste…

Muhalif profesör bu imkansızı nasıl başardığını sormuş iktidar yandaşı profesöre…

Görevlilerden biri, “Hocam” diye başlamış konuşmasına…

Eliyle, iktidar yandaşı profesörü gösterip devam etmiş:

“Hocam her gün geliyor, kafese yeni bir kuzu koyuyor…”.

Canlarım…

Bu fıkra…

İktidarla bazı muhalefet partilerinin çok rahat anlaşabileceklerini…

İktidar partilerinin muhalif partilere hiçbir zarar vermeyeceklerini zannedenlere ithaf olunur…

Yazarlar

Türkiye’yi yönetenlerle piyasa yapıcıların ortak noktaları
Memduh Bayraktaroğlu