Barış Yarkadaş
30 Kasım 2021

Türkiye 19 yılı boşa geçirmiş…


AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç gün önce yaptığı konuşma, aynı zamanda bir itiraf niteliğindeydi. Erdoğan, Merkez Bankası üzerinden yürüttükleri “düşük faiz, yüksek döviz politikası’’ için 19 yıl beklediklerini söyledi. Erdoğan’a ve AKP’lilere göre, “denedikleri” bu politika Türkiye’nin önünü açacaktı.

KAYBOLAN YILLAR

O halde; AKP’ye ve Erdoğan’a sormak gerekir: “Bu politika için 19 yıl beklediyseniz, geride kalan 19 yıl ne yaptınız?”

Erdoğan’ın bu sözleri, Türkiye’nin 19 yılının AKP’nin elinde heba edildiğinin ve ülkemizin 19 yılının boşa geçtiğinin itirafıdır.  Aynı zamanda bu politika seçime kalan 19 aylık sürenin çarçur edileceğinin de açık bir işaretidir.

Türkiye için geride kalan 19 yıl, “Kaybolan Yıllar’’dır.

UZAYAN KUYRUKLAR…

AKP’nin 19 yılından geriye, ekmek, şeker, yağ ve mazot kuyruğu kalmıştır.

Öyle ki; Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, ucuz ekmek satan Halk Ekmek büfelerinin pazar günleri de hizmet vereceğini açıklamıştır. “Hani yoksulluk nerede?” diye soran AKP’lilere bundan daha iyi bir cevap var mıdır?

Dövizi Merkez Bankası yükseltmiş!

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu kez cumhurbaşkanı şapkasıyla Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) talimat verdi. Erdoğan, “Döviz hareketlerindeki oynaklığın sebebinin araştırılması’’nı istedi.

HER ŞEY ORTADA

Bu iş için DDK’yı devreye sokmaya gerek yok. Merkez Bankası’nın sitesine girip bakar ve rezervlerin tutarını incelerseniz, dövizdeki hareketliliğin sebebini görürsünüz.

KARAR Gazetesi’nin ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, MB’nin Mart’ta 86 milyar 689 milyon olan rezervinin, döviz krizinin patladığı 18 – 19 Kasım günü 128 milyar 544 milyona çıktığını yazmış. Kısacası; Merkez Bankası, piyasaya döviz sunup TL’nin değerini düşüreceğine, aksine piyasadan döviz toplayarak, doların yükselmesine sebep olmuş. Tabii bu yükselişte, küçük mevduat sahiplerinin ‘’güvenli liman arayışı’’ da etkili…

‘DIŞ GÜÇLER’’ YALANI YİNE PATLADI

Özetlersek; AKP tabanına söylenen “ekonomimizi dış güçler baltalıyor’’ sözünün gerçek olmadığı, MB’nin rezervleri gösteren tablosunda açık ve net bir biçimde görülüyor. Ancak AKP ve yandaş medyası, buna rağmen, “dış güçler’’ yalanını söylemeye devam ediyor. Yani; hem kendi elleriyle dövizi yükseltiyor, hem de sanki birileri dövizi yükseltmek için operasyon yapıyormuş algısı yaratıyorlar. DDK’ya da talimat vererek, içi boş iddialarına ciddiyet havası katıyorlar.

O bildiri CHP iktidarında olsaydı…

Sonunda bu da oldu! Asker öksürse bile altında vesayet’’ arayan AKP – MHP iktidarı, askerle özdeşleşen MGK’ya ekonomi bildirisi’’ yayımlattı. MGK, uzun saatler süren toplanın sonucunda görüşlerini kamuoyuna şu şekilde duyurdu:

“Türkiye’nin inşa ettiği sağlam altyapı üzerinde, hedeflerine uygun şekilde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikalarını hayata geçirme sürecinde karşılaştığı ve karşılaşabileceği sınamalar ile tehditler değerlendirilmiş, Cumhuriyet’imizin 100. yılına her alanda olduğu gibi iktisadi olarak da güçlü şekilde ulaşma kararlılığı teyit edilmiştir.”

EKONOMİYİ MGK MI YÖNETECEK?

MGK’nın yayımladığı, AKP medyasının da alkış tuttuğu bildiri baştan sona çelişkiyle dolu. Bir kere; MGK eğer ekonomi ile ilgili bir bildiri yayımlamak zorunda kalıyorsa, bunun anlamı açıktır: Ekonomi, AKP ve MHP’nin yüzünden artık bir ‘milli güvenlik’ meselesi haline gelmiştir.

MGK bildiri yayımlıyorsa, bu ekonomideki kötü gidişatı eleştiren muhalefete, devlet eliyle gözdağı demektir. Ekonomiyi eleştirmek, “milli güvenliğe yönelik suçlar’’ kapsamına mı sokulacaktır?

NEYE SAHİP ÇIKIYORLAR?

Ekonomiyi eğer MGK yönetecekse, o halde ‘sivil’ AKP ne yapmaktadır? MGK ayrıca, bu bildiriyi neye göre kaleme almıştır? MGK, hükümetin hiçbir programında olmayan ‘’deneme – yanılma politikası’’nın neyine sahip çıkmaktadır?

Ve en acısı: Yıllardan bu yana MGK’nın tasfiye edilmesini isteyen AKP’ci yazarlar, şimdi MGK’ya alkış tutmaktadır.

Bu nasıl bir omurgasızlıktır?

Bu nasıl bir ruh halidir?

Bu nasıl bir anlayıştır?

CHP YAPSAYDI…

AKP’ci yazar ve yöneticiler, böyle bir bildiri CHP iktidarında yayımlanmış olsa, yeri göğü yıkar, CHP’nin ne askeri vesayetçiliği ne de darbeciliği kalırdı. Ancak tüm bunlar AKP iktidarında yaşanınca, yandaş yazarlar açısından hiçbir sorun teşkil etmiyor. Aksine; onlar için iktidarı alkışlama vesilesi haline geliyor.

Yazarlar

Türkiye 19 yılı boşa geçirmiş…
Barış Yarkadaş