Ümit Zileli
10 Ocak 2020

Teşhis serbest tedavi yasak!..


Gerçekten pes doğrusu…

İki gün önce yazdığım “Memleket yönetiminden sefalet manzaraları” başlıklı yazımda Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçlarını ödeyemeyen yurttaşların 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren sağlık hizmeti alamayacağını anlatmış ve şöyle demiştim:

İktidarın 5 milyon yoksul yurttaşa yeni yıl hediyesi bu!..

Zaten işsizlikten, yoksulluktan canı çıkmış zavallı insanların hastalanmasının bile yasaklandığı bir ülkenin yurttaşı olmaktan duyduğum utancı paylaşmıştım… “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” düsturu ile memleket yöneten bir kafa yapısı nasıl olabilir diye düşündüğümü de anımsıyorum…

Hemen ertesi günü hükümetin bu büyük yanlıştan bir nebze olsun vazgeçtiğini, sürenin 2020 sonuna dek uzatıldığını öğrenince sevindim; hatta yazımda bu “sağduyulu kararı” kutlamaya bile karar verdim…

Dün bilgisayarın başına oturup, haberleri gözden geçirirken çok erken sevindiğimi, benim gibi sevinen milyonlarca insanla adeta alay edildiğini gördüm!

Hükümet, teşhisi serbest bırakmış ama tedaviyi yasaklamıştı bu kez de!..

Yoksula yaşamak haram mı?!.

Evet, hükümet GSS prim borçlusu olan 5 milyon kişiye sağlık kuruluşlarından yararlanabilme süresini 1 yıl uzatmıştı…

-Ancak bu, hastanın yalnızca muayene olmasına olanak veriyordu!

Muayene olan, hastalığını öğrenen yurttaş eczaneye gittiğinde kötü bir sürprizle karşılaşacaktı:

-İlaçlar ücretliydi!..

Devlet, GSS prim borçlularının ilaç parasını ödemiyordu, üstelik muayene ücreti de borç hanesine yazılıyordu!.. Durumu Türkçe’ye çevirirsek aynen şöyle oluyordu:

-Bu uygulama teşhisi sağlıyor, ancak parası olan tedavi olabiliyordu!..

Bitmedi! GSS prim borçlusu yurttaş, eczaneden ilacı da iki misli fiyatla alacaktı… Niçin mi? Çünkü doktorun verdiği reçete işe yaramayan GSS borçlusu, ilacı devletin eczaneden aldığı fiyata değil, peşin para ile piyasa fiyatına alabilecekti. Aradaki fark ise eczacının karı olacaktı!..

Sonuçta parası olmayana ilaca ulaşmak yasaktı! Yani paranız yoksa, yoksulsanız, ne sizin ne çocuğunuzun hasta olma hakkınız bile yoktu!.. Diğer bir deyişle “yurttaşın devleti” geçmişte kalmıştı…

-Yeni Türkiye’de artık “müşterinin devleti” vardı!..

“İslam ülkeleri Konfederasyonu Devleti!”

Geçen gün size İstanbul’da toplanan bir kongrede sunumu yapılan “Şeriat Anayasası” modelinden söz etmiştim…

Cumhurbaşkanı Güvenlik Başdanışmanı, ve ASSAM Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi, kongrenin açılış konuşmasında “Mehdi’nin yakında geleceğini, bunun için hazırlık yaptıklarını” söylemişti! Bu sözler ve sunulan anayasa modelinin içeriği büyük tepkilere neden olunca, Tanrıverdi’nin ASSAM sitesinde bir açıklama yaparak istifa ettiğini duyurduğu haberlere konu olmuştu…

Ancak “Şeriat Anayasası Modeli” bu kez TBMM’de soru önergesi olarak gündeme geldi. İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle konuyla ilgili çarpıcı sorular sordu..

Hazırlanan anayasa taslağına dikkat çeken Öztürk, bahsi geçen anayasa modelindeki “İslam Devletler Birliği” tasarımını şöyle anlattı:

“-Devletin adı ve şekli: ASRİKA (Asya-Afrika) İslam Devletler Birliğidir. ASRİKA İslam Devletler Birliği  Konfederasyonu Cumhuriyettir.

-ASRİKA İslam Devletler Birliği, kuvvetler ayrılığı sitemini içerir ve Başkanlık sitemi ile yönetilir.

Başkenti İstanbul, resmi dili Arapçadır”

Nasıl, şahane değil mi? Acaba diyorum, Kanal İstanbul çevresinde Arap kardeşlerimiz tarafından şimdilik yüzbinlerce metrekaresi saptanan toprakların alımının bu proje ile bir ilgisi var mıdır? Ne demiş atalarımız:

Olmaz olmaz deme olmaz olmaz!..

Yasin Öztürk, bu anayasa modelinin hazırlanmasında birinci derecede rolü bulunan Tanrıverdi ile ilgili olarak da şu soruları sordu:

-“Mehdi gelecek. Ortamı buna göre hazırlamalıyız” cümlesini sarfetmesi, yaşının ilerlemesine mi bağlıdır? Bu cümle ve fikirleri sebebiyle kendisi hakkında Cumhurbaşkanlığı tarafından bir işlem tesis edilmiş midir?

-Edilmiş ise; bu yaştaki ve MEHDİ gelecek diye bekleyen bir adama işlem tesis edilmesi günah değil midir!

İlahi Yasin Bey, Allah da sizi güldürsün!..

Yazarlar

Teşhis serbest tedavi yasak!..
Ümit Zileli