Ülkede büyük bir korku iklimi var...
Kendi halinde, sıradan vatandaşlar bile “Acaba benim başıma bir şey gelir mi?” endişesi içinde...
Bu korku ikliminden faydalanarak vatandaşları dolandıran ahlâksız çeteler ortaya çıktı.
Bunlar “Telefon dolandırıcıları”
Ahlâksız soyguncular, kurbanlarını seçiyor, nasıl buluyorlarsa tüm kimlik bilgilerini elde ediyor ve kendilerine “polis süsü” vererek telefonla arıyorlar:
“Adınız terör ve uyuşturucu suçlarına karıştı. Hakkınızda tutuklama kararı alınmak üzere!” diyorlar.
Aranan kişinin ödü kopuyor tabii... Gerçi suçsuz ama bu memlekette neler olmuyor ki? İçeri tıkarlarsa, aylarca, yıllarca kendini aklamaya çalış...
Sahte polisler daha sonra “Sizin suçsuz olduğunuzu biliyoruz. Teröristleri suçüstü yakalayacağız. Şu kadar parayı bize teslim edin. Devlet güvencesi veriyoruz. Suçlular yakalandıktan sonra paranız iade edilecek” filan diyerek kandırdıkları kişilerden paraları alıyorlar.
Vatandaş daha sonra dolandırıldığını anlıyor ama çok geç!
Koskoca profesörler, öğretim üyeleri bile dolandırıcıların kurbanı oldu.
Ülkedeki korku ortamı insanlarımızı şaşkına çevirmiş durumda... Bu ürkütücü havayı dağıtmak devletin görevidir. Bu da ancak adalet ve güveni sağlamakla olur.